Profesör olamadım.
Ama Edirne’den Kars’a,
Bursa’dan Diyarbakır’a,
Mekke’den Rotterdam’a
kapısını çalabileceğim bir ev,
sofrasına oturabileceğim bir dost,
iki kelâm edip hâlleşebileceğim bir yaren edindim.
Akademik yükseltme cetvelinde bunun bir puanı yokmuş.
Kaç dost bir Q1 makale eder,
kaç açık kapı bir atıfa sayılır,
kaç gönülden “gel hocam” sözü profesörlük kriterini karşılar, bilmiyorum.
Bildiğim şu:
Bir unvanın önüne mevzuatla engel koyabilirsiniz;
insanın adının önüne insanların koyduğu **“Hocam”**a pek karışamıyorsunuz.
Şimdi sorsalar:
Profesörlük mü, bütün bu yarenlik mi?
Tereddüt etmeden ikincisini seçerdim.
Gerçi insanın gönlünden bazen şu da geçmiyor değil:
İkisi birden niye olmasındı? 😊
Kuduz pozitif çocuğun, yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiği Diyarbakır'da,
Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün Çınar ilçesindeki bol köfteli-kuduz mücadele paylaşımından sonra,
Aynı ilçede, 3 mihrakta daha kuduz karantinası kuruldu.
#YönetmeliğiEksiksizUygulayın@TCTarim@ibrahimyumakli@tcbestepe@hasandogan
Yaklaşık 5 yıldır HIV hastalarını tek hapla (içinde 3 ya da 4 ilaç var) değil tek ilaçla tedavi ediyorum. Ne kongrelere katıldım ne de ilaç firması ile bir yemek dahi yemişliğim var. Üstü kapalı tehdit bile aldım hem de bunu kim yaptı biliyor musunuz? Evet bir film kurulu üyesi. Haluk hocayı arayıp hastaların başına birşey gelirse görür gününü dedi. Hastalar az ilaç aldı daha az yan etkiye maruz kaldılar. Devlet daha az para harcadı. Ve bilim diyorki artık Ferhat Aslan'ın bu yaptığında bir risk yok. Hem tedavi açısından yok hem direnç gelişimi açısından yok.
Kaynak isteyenler buyrun okuyunuz. Şimdi benim kamu malını korumaktan kamuyu korumaktan bir kez daha ödülllendirilmem gerekmez mi?
Bir kez daha derken saçmaladığım farkındayım.
https://t.co/qZXrOWPN1B
@KSerefhanoglu İnanılmaz yorumlar var doktor beye hakaret edenlermi
Çocuk düşmanlarımı
İtperestlermi
Cahilliğin nirvanasını yaşayanlarmı
Ruh hastalarımı
Ajanlarmı
Bio teröristlermi
Dilenciler rantçılar mamacılar...
Ne kadar pislik varsa doluşmuş
Topunuz gelin
Bir Mahra yeter hepinize🫷
Çirkefliği ‘başarı’, hukuksuzluğu ‘mücadele’ diye pazarlamak… Kavramların da bir haysiyeti var.😏
Çirkefliğini marifet gibi anlatmak… Bayağılık değilse nedir?
Vatandaşın görmediği millî gelirin, köpekler için inşa edilen ‘köy yaşam merkezine’ uğradığını öğrenmiş olduk.
Emekliye, öğrenciye, asgari ücretliye kaynak yok; söz konusu ‘köpek çiftliği’ olunca milyonlar bir anda bulunuyor.
⚠️Birkaç gün önce Bodrum'daki "3 adımlık halk plajı" gündem olmuştu, utanmaz arlanmaz Bodrum Belediyesi de "orada başka halk plajları da var" diye utanmazca bir açıklama yapmıştı.
Belediyenin başka plajlar da var dediği, işgalcilerin arasına sıkışmış 7 adımlık, 3 adımlık halk plajları.
Buyrun bunu da belgelemişler işte.
İşgalcilerle ortak olup kamu malını gasp eden Utanmaz Bodrum Belediyesi, hadi buna da açıklama yapsana...!!!
#özgürplajlar #özgürsahiller #Akyaka #Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #cuma #Bodrum #Türkbükü #Çeşme #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #çözümüyokmu #Ecrimisil #sahillerhalkındır #YerliveMilliTurizm #kayyum #BodrumBelediyesi #transferlernerede
@damreann Mesele sadece para değil
Memurların büyük coğunluğunun hem kendileri için hem millet için maddi ve manevi hiçbir katma değer üretmemesidir ve bu durum yasalarla garanti altında kısır bir döngü
rekabetin olmadığı yerde
İnsanın en verimsiz en tatsız versiyonu ortaya çıkıyor
Memur
TIP OKULU
Amerika'da kızamık antikor seroprevalansı yaklaşık %95.
Buna rağmen kızamık salgınları büyüyor.
Bir bilim insanı için asıl ilgi çekici olan burasıdır.
Müdahale ile beklenti birbirini karşılamıyorsa, yeni soru sorma zamanı gelmiştir.
Son aylarda kızamık üzerine yayımlanan makaleleri yeniden okudum.
Bir ayrıntı gözümden kaçmadı.
Artık yalnızca antikor konuşulmuyor.
Hafıza B hücreleri konuşuluyor.
Uzun ömürlü plazma hücreleri konuşuluyor.
Nötralizan antikorların fonksiyonel gücü konuşuluyor.
İmmün hafızanın yıllar içinde nasıl korunduğu konuşuluyor.
Kızamık virüsünün hafıza lenfositlerini hedef alması ve enfeksiyon sonrasında immün hafızayı nasıl yeniden şekillendirdiği konuşuluyor.
Sorular değişmiş.
İmmünoloji daha derine inmiş.
Geçen gün yayımlanan "Hurt Immunity? Measles Increasing in the US Despite High Seroprevalence" başlıklı yazı da aynı noktaya dikkat çekiyor.
Yüksek seroprevalans ile devam eden salgınlar aynı cümlede yer alıyorsa, koruyucu bağışıklığı hangi biyobelirteçlerle değerlendirdiğimizi yeniden gözden geçirmek gerekir.
"Aşılar etkisizdir" demek istemiyorum.
Elimizdeki ölçüm araçlarını daha hassas hâle getirmek gerektiğini söylüyorum.
Bilim böyle ilerler.
Dün yeterli görülen bir ölçüm, bugün daha gelişmiş bir yöntemle tamamlanır.
Yarın toplum bağışıklığını konuşurken yalnızca IgG sonuçlarını değil; hafıza B hücrelerini, hafıza T hücrelerini, nötralizan antikorların niteliğini ve immün hafızanın dayanıklılığını da konuşacağımıza inanıyorum.
Dünyadaki bilimsel tartışma bu yöne doğru ilerliyor.
Yıllardır anlatmaya çalıştığım tam olarak budur.
Bilimsel veriyi tartışmak...
Moleküler biyolojiyi takip etmek...
Yeni sorular sormak...
Ne yazık ki bu ülkede, bu sorular nedeniyle görüşüne başvurulan bir enfeksiyon hastalıkları öğretim üyesi olmak yerine hakkında soruşturma yürütülen kişi oldum.
İnanıyorum ki zamanla anlaşılacağım.
Kaynaklar
- Hurt Immunity? Measles Increasing in the US Despite High Seroprevalence. PMID: 42506882.
- NHANES 2017–2020 kızamık seroprevalans analizi. PMID: 42418772.
- Mina MJ ve ark. Science (2019): kızamık sonrası immune amnesia.
- The Multilayered Identity of B Cell Memory. Cellular & Molecular Immunology (2026).
- Measles: An Updated Literature Review of the Host Response, Pathogenesis, Complications, Prevention Measures, and Recent Outbreaks. Cellular & Molecular Biology Letters (2026).
Bolu…
Apartman içinde asansörden inen 7 yaşındaki çocuk, komşusuna ait 'Belçika kurdu' cinsi köpeğin saldırısına uğrayarak kalçasından yaralandı…
Çocuğun annesi; "Çocukla oynamaya çalışıyor, çocuğuna sahip çıksaydın" dediği belirtti…
Ülkemizde bu cümleyi kurabilme rahatlığını sağlayan şey nedir?
Bir çocuğa sorumluluğundaki köpek saldırıyor ve “çocuğuna sahip çıksaydın” diyebiliyor…
Sahipli sahipsiz başıboş köpek tehlikedir, ilkelliktir, idare yahut şahıs farketmez köpeklerin başıboş bırakılmasından ve verdiği zararlardan sorumludur…
Her yer köpek kaynıyor…
📌Başıboş bir köpeğe çarptığı için tutuklanan şahıs gibi çocuğun yaralanmasına sebep olan şahsın tutuklanmasının önündeki engel nedir???
Neden köpeklere zarar verildiğinde derhal tutuklamalar yapılıyor iken, başıboş bırakılan köpekler çocuklara zarar verdiğinde tutuklama yapılmıyor???
Hangi olay daha vahim!!!
@abakingurlek
Daireni sat çocuk okut
Tarlayı sat tedavi ol
Kredi çek Hacca git
Eski bir bakan “Evinizi satın, çocuğunuzu okutun” diyor. Benim 3 evladım var. Doktorum. Eşimde doktor. Özel okulda okutmak için bazı indirimler ve burslar alarak şu güne geldik. Hele şu son iki senede yaşadıklarımı size anlatamam.
Şimdi şunu söyleyen kişi, Anayasa’sında “sosyal hukuk devleti” yazan bir ülkenin yıllarca bakanlığını yapmış kişi değil mi? Devletin görevi çocuğu okutmakmış gibi değil de, aileyi evsiz bırakıp diplomaya ulaştırmakmış gibi konuşuyor. Nasıl?
Demek ki onun devlet tasavvurunda okul kamunun sorumluluğu değil muhteremler. Bir nevi emlak karşılığı verilen bir imtiyaz. Yoksulun çocuğu bilim öğrenecekse babası illa ki çatısını satacak. Zenginin çocuğuysa aile servetinin gölgesinde liyakat nutku atacak. Buna eğitim politikası denmez. Ne denir? Komprador burjuvazinin tahsil tarifesi denir.
Bir de sözüne dinî cila çekiyor. Neymiş? İlim Çin’de de olsa gidip öğrenin.
Elbette gidip öğrenelim.
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen bir ahlâkın mensubu gibi görünerek, “Çocuğun okuyacaksa evini sat” demek nasıl bir dindarlık onu anlamak mümkün mü? Bu, tevekkül değil devletin vazifesinden kaçışı fedakârlık ise hiç değil yoksulluğu kutsamaktır.
Sosyal devlet, vatandaşa “neyin varsa sat” demez. “Çocuğunun yeteneği servetinden bağımsız olarak gelişecek” der. Eğitim için aileyi mülksüzleştiren düzen, bilim toplumu değil ancak bunlar gibi diplomalı bir sınıf tahakkümü üretir.
Çevir bin tane Türk oğlu Türkü de,
Sor bakalım Dr. Pıhtıcık mı, Dr. Röfleli mi, Dr. İskeletor mu yoksa Dr. Ferhat mı diye ? Ne diyecekler?
Benim kimsenin partisinde veya vekilliğinde gözüm yoktur. Hatta diyeyim ki çağırsalar gitmem. Lakin hem Türk ,hem antiemperyalist mavraları okuyup hem de bunlara taltif edeceksin.
Millet okur. Gereğini yapar.