Korku filmlerini pek sevmem. Vampirler, cinler, kurt adamlar ilgimi çekmez. Ama sıradan insanların başına gelebilecek, hayatını altüst edecek filmler benim daha çok radarıma girer. Tatile çıkan sıradan bir ailenin başına dert olan bir kamyon, Bir öğrenci servisine musallat olan Speed türü filmler , uçak kaçırma filmleri vs. Pınar Türker'in ifadesini bu tür bir korku filmi senaryosunu okur gibi okudum. İyi bir eğitim, çocuklar, parlak bir kariyer derken bir anda cezaevi ve çıplak aramalarla tanışan bir profesyonel yönetici Pınar hanım. Yazarlar, çizerler, gazeteciler , siyasetçiler soruşturmalara, mahkemelere alışıktır ama bu kadıncağız ne yapsın? Kabul ettiği parlak bir iş teklifinin çıplak aramalarla ve "çocuklarını göremezsin" tehditleri ile sonlanacağını nereden bilsin? Bu aynı zamanda "Amaan bıktık bu siyasetten, kapışmalardan canıııım" diyenlerin kulağına da küpe olsun. Senin kapın çalınmadan işkenceye ve tüm insanlık suçlarına itirazını yüksek sesle haykırmaz isen sesin duyulmaz olur. Sabah kapınız çalındığında "gelen kesin sütçüdür" diyene kadar Demokrasi'yi ısrarla talep ediniz.
1 Mayıs 1978: kortej sorumlusu Fatma Girik, elinde megafonla korteji yönlendirerek en önde ilerliyor. Sancağı taşıyan Kadir İnanir. Slogan sorumlusu Tarık Akan, yürüyüş düzeni sorumlusu da Kemal Sunal.
Kutlu olsun.
“Sabah uyandığınızda nefes almanın, düşünmenin, eğlenmenin ve sevmenin kısacası hayatta olmanın ne kadar değerli bir ayrıcalık olduğunu bir düşünün.”
-Marcus Aurelius
"Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar, demokrasi despotluğa dönüşür."
#Platon
Çok eskilerden bir gün
İstanbul’dan Erzurum’a tren gider.
Tren Aşkale’yi geçer geçmez arıza yapar. Makinist ve ilgililer Daphan Ovası’nın yanı başında duraklayan treni tamir etmeye çalışsalar da bütün çabalar boşadır.
Durum baş kondüktöre aktarılır ve gereğinin yapılması istenir. Bu arada yolcular merakla camlardan dışarı bakmaktadır.
Baş kondüktör önce birinci mevki vagonuna gider ve oradaki yolculara şöyle seslenir;
-“Çok kıymetli yolcularımız! Trenimiz şu sebepten dolayı arızalanmıştır. Arkadaşlar ilgilendi ama arızayı gideremediler. Devlet Demir Yolları adına sizlerden özür diliyorum. Hazırlıklarınızı yapın, bir saate kadar otobüsler gelecek ve sizleri Erzurum’a götürecek.”
Açıklamanın ardından baş kondüktör ikinci mevkiinin olduğu vagonlara ulaşır ve şöyle der;
-“Beyler ve bayanlar! Trenimiz arızalandı. Şu karşı tarafta Aşkale-Erzurum minibüsleri geçiyor. Şimdi başınızın çaresine bakın ve treni tezden boşaltın…”
Bu arada garibanların olduğu üçüncü mevkide bir telaş vardır. Telaşının arasında baş kondüktör üçüncü mevki vagonunun kapısına gelir. Garibanlar trenden inmeye çalışırken baş kondüktör engel olur ve der ki;
- Hele durun bakalım...
- Nereye böyle?
- Bu telaş niye?”
İçlerinden biri öne atılır ve derki;
-“Ağabey! Belli ki tren arızılandi. Anlaşılan o ki tamir edemediniz. Biz de ufak ufak yürümeye başlıyalım. Erzurum’a daha çok yol var.”
Baş kondüktör vagonun kapısını sert bir şekilde kapatır ve oradaki ahaliye şöyle seslenir;
-“Ula oğlum… Siz gideceksiniz ya... Bu treni Erzurum’a kadar kim itecek?”
------------------------🖊
✔️Yani Kolaylıkla kurtulacağınızı sanmayın sevgili üçüncü sınıf mevkidaşlarımız.
Artık iktidarın, muhalefetin, yandaşın, trolün kısacası herkesin kabul ettiği devletin içinde bulunduğu bu büyük ekonomik krizden üçüncü sınıf vatandaşlar ağır vergiler zamlar ve cezalarla yarı aç yarı tok yaşayarak devleti iterek çekerek kurtarmaya çalışacaklar.
✔️İşte bu vatandaşlar belki de hiç bir seçimde bunlara oy vermemiş ve kendisinden çok ülkenin geleceğini düşünen gerçek cumhuriyet trenine yeri geldiğinde lokomatif olmuş ve olacak gerçek vatanseverlerden başkası değil.
✔️ Ve bu Vatanseverler ülkenin genel değerleri değişirken yerüstü ve yeraltı zenginlikleri satılırken gıkı dahi çıkmayan vatanseverlerdir. Tıpkı Anton Cehov'un romanı "ödlek" teki gibi.
Alintı✔️
Türkiye’nin sanatçılarına ve ünlülerine kısa bir bilgilendirme:
1- Instagram’a doğal yollardan girememenizin bir nedeni var.
2- Instagram adil olmayacak şekilde, hukuk makyajıyla Türkiye’de erişime kapatıldı.
3- Bunun adı sansürdür, hukuksuzluktur, gericiliktir.
4- Bununla alay edebilirsiniz. Lakin önce adını koyun lütfen.
5- Siz hakkıyla tepki vermedikçe, aslında olanı söylemeye cesaret etmedikçe, bu baskı daha da büyüyecek.
6- Korku insani bir duygudur; lakin bulaşıcıdır da. Korksanız da cesaret gösterin, özgürlüğü bulaştırın.
7- Tarih onlarca kez kanıtlamıştır ki; “sizin demenizle çok şey değişir.”
+Neden başınızda türban var sayın savcım...?!
-Çünkü inancım, şeriat gereği başımı kapatmam gerekir.
Ama inandığınız şeriat 'kadınlar yargıç, savcı ve devlet başkanı olamaz "diyor ve ekliyor.
"Kadının yeri evidir, şahitliği de yarımdır' diyor.
Keşke bunları uygalasanız savcım...?!
Savcı olabilme hakkını Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk'ün getirmiş olduğu Laikliğe borçlu olduğunuzu biliyorsunuz değil mi savcım...!?
Yoksa bilmiyor musunuz...?!🤔
Teistler, sadece gözlenebilir Evren'de, Samanyolu veya Andromeda Galaksisi gibi "büyük" galaksilerden 225 milyar ve ortalama 7 trilyon cüce galaksiden oluşan devasa rakamların içinde toplu iğne başı kadar bile yer kaplamayan dünyada, mikroskopla bile görünemeyecek kadar küçük olan insanın, bir tanrı tarafından özel yaratıldığına ve tüm
bu evreni insanın yüzü suyu hürmetine yarattığına inanıyorlar ya işte ben orda kopuyorum..😂