Boğa, başak, oğlak etkililer eğer siz hayatınııza doğada zaman geçirmeyi, piknik yapmayı, çiçek ve bitkilerle ilgilenmeyi, toprağa basmayı dahil etmiyorsanız, evinizde ve işinizde bir düzen oluşturmsk yerine karmaşa içinde yaşıyorsanız, sürekli çalışıp bedeninize dinlenme hakkı vermiyorsanız, her şeyi kontrol etmeye çalışıyoesanız, kendinizi bir işle meşgul etmiyorsanız bir süre sonra esneyememe (yani aşırı katı olma), sindirim ve mide sorunları, her şeye söylenme, hazımsızlık,maddi kaygı, geleceğe dair kaygı, karamsarlık yaşayabilirsiniz.
Mezarlıkların yanından geçerken vakit var ise bir Fatiha ve üç ihlas okuyup ; Ya Rabbi, okumuş olduğum sûrelerden hasıl olan sevabı evvela Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ruhuna, âline, ashabına, ehli beytine, tüm Peygamber-i izamın ruhuna ve burada medfun bulunan insanların ruhuna gönderdim sen kabul eyle diyelim. Vakit yok ise sesli bir şekilde "esselamu aleykum yâ ehlel gubûr" diyelim. Sünnet-i Muhammedî (sallallahu aleyhi ve sellem) yerini bulsun.
Evlenirsen pişman olursun. Evlenmezsen de pişman olursun. Çocuk yapsan da yapmasan da pişman olursun. Kierkegaard bunu 200 yıl önce şöyle söylemiştir:
"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir."
Sen neye karar verdin?
Hz Aişe'nin bir evladı olmadı. Hz Meryem hayatı boyunca bir eşe yaslanmadı. Hz Asiye'nin bir eşi vardı ama Firavun'du, yani en zor eşle sınandı. Hz Hatice kalbinin huzurunu, eşini ta ki 40 yaşında buldu. Hz Fâtıma maddî imkânı çok az ama değeri çok büyük bir hayat sürdü.
Hiçbirinin yolu "kusursuz" değildi. Hiçbirinin hayatı eksiksiz değildi. Ama hepsi, inançları ve sabırlarıyla en yüce kadınlar arasında anıldı. Demek ki geç kalmak, yalnız olmak, maddi zorluk yaşamak ya da yanlış insanların içinde kalmak; değerin eksik olduğu anlamına gelmez. Herkesin vakti başka, herkesin sınavı başka. Doğru insan, doğru zaman ve doğru kapı; bazen sabrın arkasında saklıdır. Eksik sandığın yer, belki de seni yücelten yerindir. Sabret. Müstakim olan Allah utandırmaz seni.
Muhammed Taki Osmani öncülüğünde yapılan bu çalışma Efendimiz sav’e nispet edilen(merfu) tüm hadisleri konu bağlamlarını da koruyarak tek bir kitapta toplamak için yapılıyor.
Mesela “ameller niyetlere göredir hadisi” tüm hadis kitaplarında hangi lafızlarla geçiyorsa, hangi bablar altında verildiyse o şekilde not edilmiş. Ulemanın hadisler ve farklı senetleri hakkında verdikleri hükümler ve gerekçeleri de kaydedilerek, zayıf ve mevzu rivayetler bile senetleri ile kaydedilmiş. Bir hadisin tüm nakil lafızları, kadim ulemanın verdiği hükümlerle birlikte görülebiliyor. Dolayısı ile mesela bu hadis için tüm resmi 5 sayfada görebiliyorsunuz. Zaten rivayetler de birbirini şerhetmiş oluyor. Gerçekten büyük nimet.
Yaklaşık 50 cilt civarı olması bekleniyor. Şu an ilk 6 cildi basılı şekilde var. Muazzam bir gayret. Efendimizin sünnetine bu hizmetini tamamlamayı Allah onlara nasip etsin.
Hayra yaptığı bu öncülük sebebi ile Allah Taki Osmani’den razı olsun.
Bugün içinde meyve sebze de olan bir markete gittim. Elma alacaktım. Elmanın diziliş şekli çok nizamiydi hoşuma gitti. Ben de daha önce manavda çalıştığım için özen gösterildiğini anladım. Orada meyvelerle ilgilenen abinin yanına gittim "abi bu elmaları siz mi böyle dizdiniz" dedim. Önce bir afalladı sanırım bir şeyden şikayetçi olacağımı düşündü. Biraz kem küm etti. Ben de maksadımı anlasın diye hemen "abi çok güzel dizmişsiniz hoşuma gitti söylemek istedim" dedim. Adamın yüzü bir güldü. Teşekkür etti. Biraz işte böyle mahcup oldu falan. Sonra çıkarken yine beni görünce selamlaştı ve işte bu kadar.
Bu anının faili benim diye anlatmadım. Bir vakıaya, amele dikkat çekmek istiyorum. Bazen bir insanı mutlu etmek bu kadar kolay. Hassaten işini güzel yapan insanları takdir etmek sünnettir, ecri vardır. Bu küçük şeyler birbirimize olan uhuvvetimizi artırır. Güzele güzel demekten çekinmeyelim. Bizim için küçük, mana ifade etmeyen şeyler başkalarının dünyasında büyük manalara, sevinçlere dönüşebilir.
Zikirleri bitirene kadar namaz kıldığın yerden ayrılma; eğer ayrılırsan ya onları unutursun ya da zihnin meşgulken yaparsın. Alt tarafı birkaç dakika. Bu fazileti ganimet bil..!
Ebu Hureyre'den (رضي الله عنه) rivayet edilen hadiste Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
❝ Sizden biriniz, abdesti bozulmadığı sürece namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe melekler ona şöyle dua ederler;
'Allah'ım onu bağışla, Allah'ım ona merhamet et'. ❞
- Buhari 445
- Müslim 649
Karadeniz böyle işte. Sabah güneşle başlarsınız güne. Ardından bir bulut güneşin önüne gelir. Buzdolabının kapağı açılınca gelen serinlik gibi bir serinlik sarar sizi. Sonrasında bulutlar büyür, kararır ve uygun koşullar olduğunda yağış başlar. Hatta karşı vadiden yağışın size+
İrlandalı Müslüman (Robert Wilson) Batı’nın neden İslâm’dan korktuğunu çok güzel anlatmış:
"Batı, İslâm’dan aşırılık nedeniyle korkmuyor.
İslâm âdil bir ekonomi, disiplinli bir hayat, güçlü aile yapısı ve bağımsız düşünce sunduğu için ondan korkuyorlar.
Mesele din değil, kontrolü kaybetme korkusu."
#kurbanbayramınızmübarekolsun
evlilik yolunda ilk adımı atarken ya da adayı tanıma aşamasında kalbin mütmain olmaması, içinde bir huzursuzluk hissetmek son derece insani bir durum. Hayatın en önemli kararlarından birini arifesinde olmak, doğal olarak kişide heyecanla karışık bir kaygı uyandırır. Bu süreçte hissedilen kararsızlığı veya şüpheyi hemen olumsuz bir işaret olarak görmemek gerekir. Bazen bu his, sadece sorumluluk duygusunun getirdiği tatlı bir telaştır; bazen de insanın iç sesinin kendisine fısıldadığı haklı bir temkinlilik. Bu durumda hem kalbin sesini dinlemek hem de mantığı elden bırakmamak esastır.
İlk olarak, içsel bir sakinlik yakalamak ve zihni önyargılardan arındırmak gerekiyor. Adayın kim olduğu, nereli olduğu, sosyal statüsü ya da çevresindeki itibarından bağımsız olarak, evlilik temelde iki insanın karakter, ahlak ve yaşam vizyonu uyumudur. Karşı tarafın sahip olduğu olumlu etiketler veya manevi avantajlar ne kadar büyük olursa olsun, bunlar kişisel uyumun önüne GEÇMEMELİ. Görüşmeye katılırken beklentileri ne çok yüksek tutmak ne de peşinen olumsuz bir tavır takınmak doğrudur. En sağlıklı yaklaşım, teslimiyet bilinciyle hareket etmek, niyetin temizliğini korumak ve "Hayırlı ise kalbimi ısındır, hayırsız ise uzaklaştır" diyerek süreci zamana ve nasibe bırakmak
Görüşme anında ise sadece hislere teslim olmak yerine, gerçekçi bir gözlemci olmak hayati önem taşır. Evlilikten beklentiler, hayata bakış açısı, kırmızı çizgiler ve gelecekte nerede, nasıl yaşanacağı gibi temel konular nezaketle ama açıklıkla konuşulmalı. Görüşme sonrasında insan kendi içine dönmeli ve kalbinin durumunu yeniden tartmalı. Eğer görüşme sonrasında o huzursuzluk yerini bir nebze de olsa güven ve hafifliğe bıraktıysa, adım adım ilerlemek mantıklı olabilir. Ancak tüm şartlar olumlu görünse bile içteki huzursuzluk ısrarla devam ediyorsa, sırf dış etkenlerin cazibesine kapılarak veya toplumsal veya ailevi baskı hissederek içine sinmeyen bir karara "evet" DENMEMELİ. Önemli olan, sonradan pişman olmayacak şekilde, hem kalbin hem de aklın onay verdiği hayırlı bir kapının açılmasına vesile olmak rabbim hayırlısını ihsan eylesin kardeşim
Kamu imkanlarıyla bakılan bir köpeğin yıllık maliyeti 50 bin lira düzeyindedir. Ortaokul çocuklarına ücretsiz yemek veremeyen bir ülkede yıllık maliyeti 50 bin lira olan bir köpek bakımı lüks bile değil, israftır.
🖊 @kilicarslan_is
https://t.co/6NL3JIs3w4