#SonDakika İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AİHM Büyük Daire’nin Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararını uygulamadı ve Kavala’nın yeniden yargılanması talebini reddetti
MHP’li Osman Durmuş haklıymış
TEI Genel Müdürü Faruk Akşit diyor ki…
Türkiye’den kök hücreleri çaldılar, götürdüler. Türk milletinin genetik yapısının haritasını çıkartıyorlar. Sadece Türk milletine etki edecek silah yapabilirler.
Yaşı müsait olan herkesin bu açıklamayı okurken aklına Osman Durmuş isminin geldiğinden adım gibi eminim.
Yıl 1999.. DSP-MHP-ANAP koalisyonu işbaşında. Osman Durmuş da MHP’li Sağlık Bakanı olarak her gün manşetlerde.
Türkiye büyük bir deprem yaşamış… ABD insani yardım amacıyla hastane gemiler yolluyor.
MHP’li bakan “İhtiyacımız yok” diyerek bu gemilere hasta yollamayı reddediyor.Yunanistan’dan gelen yardım desteğini elinin tersiyle itiyor.
Gazeteler gün aşırı Sağlık Bakanını istifaya davet ediyor!
Öyle ya.. Sen koskoca ABD’nin hastane gemisine nasıl karşı çıkarsın? Ne zararı olabilir ki Sam Amca’nın gemilerinin Türk insanına!
O sıralar Türkiye gündeminde deprem dışında Oktar Babuna adlı bir de doktor var.
Gazetelerde sürekli Babuna’nın kan kanseri olduğu ve tedavisi için ilik nakli gerektiği yazılıp, çiziliyor. Ve bir kampanya başlatılıyor.
Tam 160 bin ünite kan örneği toplanıyor. Sonra ne mi oluyor? 120 bin ünite kan örneği ortadan kayboluyor!
Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş bu kampanyaya da karşı. Ama medyanın karşısında o yıllarda kim durabilir ki! Kimse dinlemiyor bakanı… Ancak kanlar kaybolunca soruşturma başlatılabiliyor.
Ve Durmuş kameraların karşısına geçerek 2026 yılında bile hatırlanmasını sağlayan o konuşmayı yapıyor: “ Oktar Babuna için gerçekleştirilen kampanya sonrası gen haritamız çıkarıldı. Muhtemel bir savaşta genlerimize duyarlı virüs üretip Türk askerinde savaşacak güç bırakmayabilirler.”
Aradan tam 27 yıl geçti. 1999’da medyanın dalga geçtiği, hedef gösterdiği Durmuş’un anlattıklarının komplo teorisi olmadığı 2026’da ortaya çıktı. Bknz: TEI Genel Müdürünün açıklamaları…
O günün hala hayatta olan medya elitlerine çağrımdır. Osman Durmuş’tan özür dileyin.
“Eski milletvekili ve bakanlardan merhum Hasan Celal Güzel’in zamanında kaleme aldığı bir mektubundan notlar:
“Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler.
Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum.
Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım.
Koruma görevlisi de kullanmadım.
Şimdi 70’ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım… Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda ‘Dikili ağacım dahi yok’
Beni bütün ‘enayiliğime’ rağmen kimseye muhtaç etmeyen yüce Allah’ıma hamd ediyorum”
Mekanın cennet olsun nur içinde yat”
“Dünya Türk bilim insanını konuşuyor! Milyarlarca hücre arasından kanseri yakalayan mikroçip teknolojisinin mimarı: Prof. Dr. Mehmet Toner! 🇹🇷🔬🩸🧬👏
Dünya tıbbına yön veren gurur verici Türk dehası:
Samanlıkta İğne Arar Gibi: Kanda milyarlarca sağlıklı hücre arasında gizlenen az sayıdaki tümör hücresini (CTC) tespit edebilen CTC-iChip teknolojisini geliştirdi.
Likit Biyopsi Devrimi: Ağır cerrahi müdahalelere gerek kalmadan, sadece kan örneğiyle erken teşhis ve takip imkânı sundu.
Kişiye Özel Tedavi: Ayrıştırılan kanser hücreleri sayesinde hastalara özel tedavi protokollerinin geliştirilmesinde çığır açtı.
Dünya Ayakta Alkışlıyor: Uluslararası tıp camiasında kanser araştırmalarının seyrini değiştiren en önemli buluşlardan biri olarak kabul edildi.
Milli Gurur: İnsanlığa nefes, geleceğe umut olan Türk hekimlerinin ve bilim insanlarımızın vizyonu göğsümüzü kabartıyor.
Ömrünü insan sağlığına ve bilime adayan kıymetli hocamız Prof. Dr. Mehmet Toner’i ve ekibini yürekten kutluyoruz. Bütün doktorlarımızın yolu açık, başarıları daim olsun! “
@YucelArzen@acarfaruka MECLISTE MIRILDANARAK İZMIR MARŞIYLA ALAY ETMENIZ NE KADAR : ANLAMSIZ, BOŞ, SEVIYESIZ, DÜŞÜK, ÇUKUR BIR INSAN OLDUĞUNUZU GÖSTERDI. ALLAHIN IZNIYLE SEÇIM SANDIĞI ORTAYA KONULDUĞU ZAMAN VIDEODAKI ÇÖPLERINIZ IÇINDE TARIH OLACAKSINIZ.
❤️🇹🇷❤️👏
@sdedetas İçimizdeki bizleri satan başta hain Kılıçdaroğlu ve diğer belediye baskanlari AKP’ye koşanlar; sizin Tırnağınz olamaz, kendinize iyi bakın, sağlığınıza dikkat edin bugünlerde gelip geçecek, daha güzel günler içerisinde, daha iyi yerlere geleceginiz
umuduyla saygı sevgilerimle
BUDUR
Merkezi Sinop’ta olan Şehirlerarası Otobüs Firması TÜRKAY Turizm Otobüslerinin tamamında
Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taaruz öncesi Kocatepede’ki harika karesi var
Helal Olsun size Türkay Turizm varolun firma sahipleri Bülent ve Tünay beyefendiler
❤️❤️❤️❤️❤️❤️
Bunu attım, sonra çorbayı ocağa koydum, yazmamın üstünden 1 saat geçmeden halkı kim ve düşmanlığa sevketme suçu ile ilgili soruşturma açıldı dedi gazeteci bir arkadaş.
Açıkçası yalan haberdir diye varsayıyorum.
1 saat içinde kim ne okudu da kin ve düşmanlığa sevkoldu da ne olay oldu da konu savcılığa gitti de soruşturma başladı değil mi?
Mantıklı değil yani vardır bir hata herhalde
İsmail Saymaz, cemaatleri kepaze etmiş
*Milyonlarca Müslümanın cebinden 800 Milyar TL alınıp bir avuç kodamana aktarılması sizi hiç rahatsız etmedi mi ?
*Menzilin ağaları, İsmailağanın beyleri, Cübbeli Ahmet, bir açıklama yapın duyalım sizleri, hacılar niye hiç sesiniz çıkmıyor
*Çünkü Allah'tan korkmadığınız kadar Akp'den korkuyorsunuz
*Bunu söylemenize ne engel var
*Akp başarısız diyemediğiniz için,
*Her seçimde Akp’ye oy istediğiniz için
*Akp, Liyakatsiz iş bilmez kadrolarla Türkiye'yi yönetiyor diyemediğiniz için,
*Akp, Müslümanları ilim ilim inletiyor diyemediğiniz için
*Akp, Müslümanları kuru ekmeğe muhtaç etti diyemediğiniz için
*İŞKUR'un kapısında olan kuyruk Kabe'nin kapısında yok diyemediğiniz için
*Cuma namazında caminin önünü mü kalabalık halk ekmeğin önü mü kalabalık git bak diyemediğiniz için suçlusunuz
➖Fatma Betül Sayan Kaya’nın, namıdiğer Nene Hatun’un hekimlik diplomasının da netleşmesi gerek.
➖Sosyal medya hesabından, Mayıs 2015'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu paylaşmış.
➖Bu durumda 2009 yılında Tıp Fakültesi'ne başlamış olması gerekiyor.
➖Bunu kanıtlamak için 2009 ÖSYS sonuç/yerleştirme belgesinin kendisi veya ÖSYM tarafından paylaşılması şart.
📍Kariyer basamaklarındaki bir başka sorun da şu;
➖Fatma Hanım, 12 Ocak 2009 tarihinde İSBAK bursu ile ABD'ye eğitime gidiyor ve dönüş tarihi de 21 Mayıs 2010.
➖Oysa mezuniyet paylaşımına bakıldığında, 2010 yılında kendisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenci olması gerekiyor.
➖Yine kayıtlara bakıldığında 1. sınıfta olması gereken 2009-2010 yılları arasında kendisi AKP il yönetiminde.
➖2010-2012 yılları arasında yine tıp fakültesi öğrencisi olduğu dönemde Başbakan Sayın Erdoğan'ın danışmanı olduğu anlaşılıyor.
➖2012-2013 eğitim yılında 4. sınıfta olması gerekir, yani klinik eğitiminin (hasta muayenesinin) başladığı dönem.
➖Çok ilginçtir ki Fatma Hanım bu dönemde AKP İl Başkan Yardımcısı oluyor ve İSBAK'ta da maaşlı olarak çalışmaya başlıyor.
➖İSBAK'taki işi 20 Nisan 2015'e kadar devam ediyor, yani şu mezuniyet paylaşımını yaptığı tarihten bir ay öncesine kadar.
➖Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir. Fatma Hanım bunu da yapmamış, yani mecburi hizmete de gitmemiş.
➖Bir süre sonra da vekil ve bakan oluyor.
➖Son derece çelişkili olan bu bilgilere kamuya açık kaynaklardan ulaşmak mümkün. Ancak tüm bunların detayları ortaya çıkmalı ve izahı yapılmalı.
☀️Bu nedenle konuyu Meclis gündemine taşıdık ve ayrıntıları ilgili bakanlıklara sorduk, bakalım cevap verebilecekler mi?
https://t.co/VMFhreE2y4
➖Sabahlara kadar ders çalışarak doktor olmuş biri olarak, tıp eğitiminin ne kadar zor, meşakkatli ve emek istediğini en iyi bilenlerdenim.
➖Üstteki tablonun mümkün olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Ancak yine de soru önergelerimizin cevaplarını bekleyip asıl yorumu ondan sonra yapacağım.
➖Ya da daha pratik yolu şu;
➖Fatma Hanım gelsin Meclis'e misafirim olsun, birkaç soru sorayım, doktor olup olmadığını zaten hemen söylerim.
“Hanımefendi mecburi hizmetini nerede ve ne zaman yapıyor?”
👉🏻 Fatih Altaylı: “Fatma Betül Hanım 1981 doğumlu.
Liseyi 17 yaşında tamamladıysa ki, aksi yönde bir bilgi ya da emare yok, 1998 yılında liseden mezun olmuş oluyor.
Aynı yıl Bilkent’e girmiş olmalı. 4 yıl Bilkent’te mühendislik eğitimi. Yıl oldu 2002. Sonra bir süre İstanbul’da proje mühendisi olarak çalışmış. Oldu 2003.
Ardından ABD’ye yüksek lisans eğitimi almaya gitmiş. 2 yıl da o. Oldu 2005.
Muhtemelen ABD dönüşü üniversite sınavına girmiş. Demek ki gittim dediği tıp fakültesine 2006’da başlamış olmalı. Bu benim yaptığım hesap.
Kaya’nın ne kendi web sitesinde ne de başka bir yerde bu eğitimlerle ilgili detaylı tarihler var. Girdi, bitirdi diyor ama tarih yok.
Çömez’in soru önergesinde bu kısım şöyle geçiyor;
‘Dönemin özgeçmişlerinde Kaya’nın 2009 yılında Türkiye’ye dönerek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandığı ve tıp eğitimine başladığı, kendi sosyal medya paylaşımında ise 25 Mayıs 2015 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık İBB Teftiş Kurulu incelemelerine yansıyan kayıtlarda Kaya’nın İBB iştiraki İSBAK tarafından finanse edilen NYU Polytechnic’teki yurtdışı eğitim sürecinin 2010 yılı içerisinde de devam ettiği, 14 Kasım 2011’den 20 Nisan 2015’e kadar ise yeniden İSBAK personeli olarak kayıtlı olduğu belirtilmektedir.’
İlginçtir, bütün bunlar olurken aynı zamanda, 2010-2012 yılları arasında başbakanlık danışmanı.
Yani hem İstanbul’da tıp fakültesinde okuyor hem de Ankara’da başbakan danışmanlığı yapıyor.
Peki, anlamadığım şu, Türkiye’de tıp fakültesi mezunları “mecburi hizmet” yapmak zorunda.
Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendi mecburi hizmetini nerede ve ne zaman yapıyor?
Ya da daha doğru bir soru: Mecburi hizmet yapıyor mu?
Şimdi her yerde bunlar konuşuluyor. Tabii tüm bu dedikoduları bitirmek mümkün. Tıp fakültesi günlerinde sınıf arkadaşlarıyla çekilmiş birkaç fotoğraf, mezuniyet töreninden bir kayıt, “Bizim talebimizdi” diye şahadet edecek birkaç tıp profesörü…”
@av_ugurpoyraz@IronicXtweet HOCAM SIZIN EMEĞINIZE GÖZ NURUNUZ DÜRÜST DÜRÜST KONUŞMANIZA
YARDIMLARINIZA MINNETTARIM. SEVGI DOLU SAĞLIKLA YAŞAYIN.
❤️🇹🇷❤️👏SEVGILERIMLE
Timur Soykan, Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın fon soruşturmasında adının geçmesine ilişkin:
"Bir genel başkan yardımcısının oğlu... Birinizin de oğlu böyle şirket kurma, banka kurma işlerine girmesin ya. Bir tek sizin çocuklarınız mı bu kadar parlak?
Hepsinin oğulları, çocukları 'altın çocuk'. En son Fahrettin Altun'un oğlunu yaptık. Milyar TL'lik şirket kurmuş, hala bize açıklama göndermedi.
Bakıyorsunuz Hayati Yazıcı'nın oğlu banka sahibi, dijital bankacılık şirketi var. Öbürünün oğlu büyük şirket sahibi, borsada." (OnlarTV)