@manikataky@1raconteur Evet bunu yeni atanan bir bayan söylemişti, başka iğrenç şeyler de duyuyoruz. Tabi zan yerine MEB aratirmali. Gerçek ortaya çıkarılmalı. Yanlış varsa duzeltilmeli
Mehmet Azimli hoca Taberi tarihinin tamamını ilk defa Türkçeye çeviriyor. Bazı ilahiyat profesörleri kendisine kızmış yahu niye tamamını çeviriyorsun demişler. O da İngilizceye, Fransızcaya, Almancaya çevrilmiş niçin çevirmeyeyim demiş. İlk çeviriler batılılar tarafından 18. yüzyılda başlamış. Çünkü en temel İslam tarihi kaynağı kronolojik olarak Taberi’dir
Demişler ki orada ki rivayetleri halk görür iyi olmaz ! Biz şimdiye kadar bazı şeyleri saklayıp uygun olanlarını yorumluyorduk. Şimdi sen çevirirsen herkes her şeyi okuyacak.
Mehmet hocada ‘Tarihinize dininize güvenmiyor musunuz’ mealinde bir cevap vermiş.
Not: Halkın vergileri ile beslenen DİB’nın bugüne kadar (~1000 yıldır) Türkçeye çevrilmemiş bir kitabı elindeki büyük kaynaklara rağmen çevirmemesinin çok şüphe çektiğini ben de birkaç kere yazmış ve bunun nedeni olarak da “Çünkü hayvan terli” demiştim !
Bir “rookie” ilahiyat araştırma görevlisi de benimle polemiğe girmiş ve bana özet çevirileri örnek göstermiş ve beni İslam düşmanı olarak tanımlamıştı :)
Yaklaşık 1000 yıl sonra ilk defa Taberi tarihini Türkçe’ye çevirecek olan üretken bir akademisyen olan Mehmet Azimli hocaya teşekkürler ve kolay gelsin dileklerimi iletiyorum. Bu arada Taberi tarihinin İngilizce çevirisinin 40 cilt olduğunu da not edelim.
Milli Eğitim Bakanlığına
Hava sıcaklıklarının artması nedeniyle öğrencilerin ders ortamında zorlandığı görülmektedir. Bu nedenle yaz tatilinin daha erken bir tarihe alınmasının değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Gereğini arz ederim
Irmak öğretmenim,
Seni o kadar iyi anlıyorum ki…
Mesleğin ilk yıllarında “sözleşmeli” olmanın omza yüklediği o baskıyı, susmak zorunda bırakılmayı…
Ben de ilk görev yerimde benzer şeyler yaşadım. Şanlıurfa’da merkeze 90 km uzaklıktaki bir köy okuluna atanmıştım. Her gün 180 km yol gitmem sağlık olarak mümkün değildi, lojmanda kalmak istedim. Müdür, lojmanın 1+1 olduğunu ve kalırsam 8 kişi aynı odada yaşayacağımızı söyledi.
Mecburen merkezden ev tuttum. Sonra öğrendim ki lojmanlar aslında 2+1’miş. Müdür de sevgilisi de ayrı lojmanlarda tek başına kalıyormuş.
Okul servisini kullanmaya başladım. Eylül ayında sadece 1 gün kullandığım servis için benden 1 aylık ücret istendi. “Bu haksızlık” dediğimde ise “O zaman bundan sonra taksiyle gelirsin” cevabını aldım.
Bugünkü aklım olsa elbette susmazdım. Hakkımı aramayı da bilirdim, ortalığı ayağa kaldırmayı da… Ama o gün sustum.
Çünkü mesele hakları bilmemek değildi.
Mesele, insanın arkasında kimsenin durmayacağını düşünmesiydi.
Servis şoförüne karşı çıksam okula gitmem zorlaşacaktı. Müdürü şikâyet etsem, yıl sonunda “adaylık” adı altında yine onun değerlendirmesine mahkûmdum.
İlçeye gidip derdimi anlatsam, ben köye dönmeden “Bu öğretmen seni şikâyet etti” diye müdürü arayacaklarını biliyordum.
İşte insanı susturan şey bazen korku değil; yalnız bırakılacağını bilmektir.
Irmak öğretmeni yalnız bırakanlar bu yaşananların sorumlusudur.
@nurmudersin Evet Urfa hala öyle. Yeni atanan öğretmen yeri ve idareciler için genç kız avlagi. Bakanlık acilen Urfa ve tüm doğu illerine gizli takip ve soruşturma başlatmali. Çıkacak şeylere çok sasieacaklar. Yosuzlugundan ahlaksizligina herşey bulabilirler
Kutsal Devlet.. Kızcağıza müdür neler yapmış, günde 2-3 bin lira verecek şekilde bir yere sürülmüş, ses kayıtları ile durumu anlatmış, müdüründen tokat yemiş, ama sesini duyuramamış. İlçe Milli Eğitim’e gitmiştir ama müdür şikayeti duyunca delirmiştir, yazılar yazmıştır birilerine ama ses yine gitmemiştir. Bizim devlet çalışanımız asla şikayet edilemez, asla cezalandırılamaz, asla ama asla. Devlet kendini kutsal saydığı gibi, elinde güç olan ve altındaki personeli perişan eden kişileri de kutsal sayıyor. Gencecik bir kız öldü. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in her şeyi bırakıp o müdür ve şikayetleri işleme almayanlarla ilgili ortalığı ayağa kaldırmasını beklerim, bekliyorum.
doğuda özellikle köylerde okul müdürleri kendini kanuni sultan süleyman falan sanıyor maalesef. urfada görev yaparken ceketini tutması kapısını açması için kendisine yardımcı tutan müdür görmüşlüğümüz var
@rriseasone Urfa'ya MEB neden bakanlıktan bir mufettis ordusu gönderip tepeden tırnağa bir sorusturma incelme yapmıyor anlamış değilim. Urfa kadar idarecilerin kral. Faruk modunda olduğu başka yer yoktur.. bakanlık denetlemiyorsa demekki heosi pisliğe bulaşmış ve ortakalr diyorsun
"Büyük şehirlerde kediler köpeklerden daha tehlikelidir..."
1934 yılına ait bu kupürde İstanbul'da halk sağlığını korumak adına başıboş ve hasta kedilerin toplanması gerektiği anlatılıyor. Günümüzde durum nasıl? Ne düşünüyorsunuz?
Irmak öğrencimdi. Hayat dolu, idealist ve mesleğini çok seven bir çocuktu. Bir ay önce mezun etkinliğinde öğrencilerimle söyleşi yaptı. Herkese ilham oldu. Bugün her kim onu bu sona sürüklediyse araştırılmalı ve gereken yapılmalı. Çok çok üzgünüm. @tcmeb
Yeni başlayanlar için itperest sözlük
Evlat = başıboş it
Özel can = yasaklı ırk it
Bütün canlar = sadece itler
Köpek annesi =menopozlu ucube
Evladım vefat etti = itin biri telef oldu
Ölüm kampı = belediye barınağı
Hayvan düşmanı = başıboş it karşıtı
Türk çocuklarına kin kusan doktor olur mu olur ?
@saglikbakanligi@TC_icisleri@tcailesosyal nerdesiniz?
Bu paylaşımı yapan birine hâlâ nasıl soruşturma açılmadı görevden atılmadı. Hatta tutuklanmadı?