🔴 Doç. Dr. Ahmet Kavlak:
Laiklik ilkesi Cumhuriyet tarihi boyunca asimetrik bir ceza politikasının aygıtına dönüştürüldü.
Bir kişinin, kamu alanında dini görünürlüğü artırma veya sistemi şer’i esaslara kaydırma yönündeki eylemleri Anayasayı ihlal ve devlete karşı suç olarak kodlanır.
Bir kişinin başörtülü bir kadına saldırması, bir din görevlisine veya ibadethaneye yönelik aşağılayıcı eylemde bulunması ise hiçbir zaman "Anayasal düzene suikast" veya "Laik devletin vadettiği din ve vicdan hürriyetini ilga teşebbüsü" sayılmaz.
Bu durum, hukuk mantığında "aynı ihlal türüne farklı hukuki koruma kalkanı üretmek" anlamına gelir.
Devlet, kendi varlığını temsil eden "laik yapısına" yönelik tehditleri en ağır rejim suçlarıyla cezalandırırken; aynı laiklik ilkesinin vatandaşa vaadettiği "inanç güvencesinin" zorbalıkla çiğnenmesini rejime değil, şahsa yapılmış basit bir tecavüz olarak görür.
İşgal altındaki Çeçenistan'da Rusya adına valilik yapan Kadirov, öteden beri Türkiye kamuoyundaki kötü imajını düzeltebilmek için çeşitli girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimleri bütün detaylarıyla bilmekteyiz. Özet olarak taktikleri şudur:
Önce Türkiye halkı üzerinde tesiri bulunduğunu düşündükleri -ölü ya da diri- kişileri tespit ediyorlar. Bu kişiler eğer cemaat lideriyse cemaatinden, parti lideriyse partisinden hem etkili, hem de satın alınabilir kişilere yaklaşıyorlar. Sonra da bu kişileri yavaş yavaş işliyorlar. Ve nihayetinde iş, bir kaç milyon dolar karşılığında o kanaat önderinin imaj düzeltici bir figür olarak kullanılmasına kalıyor.
Bu açıdan kesin olarak emin olunuz ki: Kadirov ve köpekleri Türkiye'de hangi muhitte gezinmeye başlamış, görünür olmuşlarsa, biliniz ki o muhitin içinden birkaç milyon dolara kendini satmış birileri de mutlaka vardır!
Özellikle son zamanlarda Muhsin Yazıcıoğlu ismi etrafında da gezinmeye başladıklarını dikkatle izlemekteyiz. Söylemeye gerek var mıdır bilmeyiz: Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, Şehit Cevher Dudayev'in kardeşidir, ruhunu kâfire satan köpeklerin değil!
Bu hissiyatla deriz ki: Türkiye'de öteden beri elini kolunu sallaya sallaya Çeçen mücahitlere suikast düzenleyen Kadirov çetesinin, Rusya ile ilk karşı karşıya gelme durumunda Türkiye'ye saldıracağı kesinken, onun son zamanlarda yaptığı bu faaliyetlerin asıl amacının da, böyle bir durumda Türkiye'ye içinden saldıracak bir çete teşekkül ettirmek olduğunu görmemek körlüktür. İcabı doğarsa bu körlere gözlerini açıcı yasal hamlelerde bulunacağımızı kaydediyor, hassaten Muhsin Yazıcıoğlu etrafında dolanacak istismarcıları elimizde DDT'lerle beklediğimizi şimdiden bildiriyoruz!
“Türkiye, Cevher Dudayev adına park açıyorsa biz de Abdullah Öcalan ve Fethullah Gülen adına parklar açmalıyız.”
Tarihe not düşülsün diye, (SÖZDE) "İKİNCİ ÇÖZÜM SÜRECİ" HAKKINDA İRADE BEYANIMIZDIR:
Yalnız Türk'ün değil, Kürt'ün de Allah'ına, milletine, vatanına düşmanlar. PKK ve türevleri, son unsuruna kadar telef edilmesi gereken bir şer şebekesidir. Bu, uğrunda son ferdimize kadar şehit olmaya bile değecek bir iman borcudur.
Türk-Kürt kardeşliğinin mührünü, bin yıllık ortak tarih vurmuştur. Buna rağmen Kürt'ü çeyrek asırlık Marksist bir terör örgütüne cirolamak, Kürt'ün temsilcisi olarak bu terör örgütünü muhatap almak, Kürt'e adeta "Senin de ulu atan ÖNDER APO'dur!" demek, Türk-Kürt kardeşliğini kurtarmak için girişilen bir fedakârlık değildir, aksine Türk-Kürt kardeşliğini sırtından bıçaklamak demektir.
Ellerindeki iletişim araçlarının hokkabazlığıyla bu çıplak gerçeği gizleyebilenler bilsinler ki; yalancının mumu yatsıya kadar yansa da, Batı "yancılarının" mumu millet otağında bir an bile yanamayacaktır!
Yaşasın Türk'ün ve Kürt'ün İslam potasında eriyip tek bir bedende birleşmiş kardeşliği!
Ve kahrolsun sefil hokkabazlık!
SERİYYE HAREKETİ olarak İMRALI hususundaki irade beyanımızdır:
1-) Yaşananları bir akıl tutulması olarak ve aklımız almaz bir şekilde hayretle izliyoruz…
2-) Hayırdır, iki ordu arasında savaş oldu da, düşman ordu kumandanı ile mütareke ve müzakere görüşmeleri mi yapılıyor?!
3-) Başın başında ve peşinen: Abdullah Öcalan, maddî ve manevi cihetten, dahası insanlığa dair kaç cihet varsa hepsi yönünden bir pisliktir! Bilmem kaç hak edilmiş kısas ile onu gebertecek cesaretinizin olmadığını anladık da, pis canının cehennem çukuruna tabii yoldan yuvarlanacağı günün arifesinde ona muzaffer bir komutan yakıştırması yapacak kadar da mı şuurunuzu yitirdiniz?
4-) PKK’ya destek vermediği için basılan ve tüm gençleri köy meydanında kurşuna dizilen kaç mazlum köyümüz var, sayalım mı? Ya kaç şehidimiz? İntikaldeki otobüsleri durdurulan ve tamamı kurşuna dizilen Mehmetçiklerimizin adedi kaç idi? PKK elinden çıkma kaç mesele, kaç zulüm, kaç vahşet sayalım? Türk’ü ile Kürt’ü ile bunca hadiseye karşı bu milletin sabredişi, mazlum ve mümin Kürt halkı, dinsiz ve imansız bir terör örgütünün gaspı altına girmesin diyeydi. Şimdi siz uzayıp giden bu İmralı sergüzeştiniz ile tüm Kürt’lere ne demeye getirmiş oluyorsunuz:
-Abdullah Öcalan ve örgütüne alışsanız iyi olur, zira biz onu size ulu ata seçtik ve senin mukadderatını onunla konuşuyoruz!
5-) Yanlış anlamayın da, siz milleti bir de eşek yerine mi koyuyorsunuz?! Ne imiş, PKK silah bırakmışmış! Yahu Urfa’da dama çıkan, Suriye’de olup biteni çıplak gözle bile görür! PKK kendini feshettiyse Suriye’de başka harf kombinasyonlarıyla ordulaşanlar kimlerdir?! Dama çıkma mesafesi kadar yakınımızdaki bir sahadan artık ilelebet Türkiye’ye kurşun değil de gül atılacağına mı inanıyorsunuz, bizden de buna inanmamızı mı istiyorsunuz!
6-) Bu devlet aklı değildir, bu eğer olanların gizli odağındaki bir ihanetin temayüz ve tezahürü değilse, düpedüz akıl tutulmasıdır. Timsahla toka yapınca onun bir anda insanîleşeceğini düşünen, asgarî kolunu kaybetmekle kalır. Terör timsahıyla hususi tokalaşmak isteyen buyursun tokalaşsın. Ama bunu bir millet namına yapan varsa da, kopan kolumuzu “Vatan sağolsun!” diye karşılamayacağımızı ve kopmuş bir kola karşılık ebedî bir lanet atfında ve ithamında bulunacağımızı şimdiden kaydedelim…
7-) Müslüman Türk ve Kürt halkı namına, iç içe geçip birbirinde kaynamış vaziyetleriyle de aslında tek bir millet namına konuşuyoruz. PKK’yı, bütün harf kombinasyonlarıyla gebertin! Suriye’deki terör kovanına her neye mal olursa olsun, mutlaka çomağı sokun… Mazlum Kürt halkını, Batılı kucakların tescilli yosması PKK’ya terk etmeyin ve bu yolla coğrafyamızda kurulacak ikinci bir İsrail çetesine yol vermeyin…
📢 Video Duyurusu
🗓 Cumartesi – 19.30
📺 Kürsü YouTube Kanalı
🔗 https://t.co/BBl2FigHyh
📌 Şahsiyetperestlik
🎙 M. Faruk Bozkurt
İslam’da bir şahsı mutlak ölçü haline getirmek ne anlama gelir?
Allah ve Resûlü dışında otorite kabul etmek hangi hatalara yol açar?
Çocukların başını örtmesi istismar değil, iffet ve şahsiyet eğitimidir.
Bizim anlayışımız ‘gerici yobazlık’ değil, Kur’an’ın emri ve Peygamberimizin sünnetidir.
Atatürkçülüğü ve çağdaşlığı dilinize dolayarak inancımıza hakaret etmeniz, aslında dayatmacı ve bağnaz bir zihniyetin ürünüdür.
Gerçek özgürlük; çocuğun inancına uygun yetişmesi, ailesinin değerlerini benimsemesidir.
Biz çocuklarımızın imanla, edeple, ahlakla büyümesi için mücadele veriyoruz.
Sizin ilericiliğiniz modaya uymak; bizim ilericiliğimiz ise evlatlarımızı hem dünyada hem ahirette kurtaracak değerlerle büyütmektir.
KKTC’de başörtüsü yasaklandı.
GKRY’de ise başörtüsü serbest.
Ben bu kahpe çocuklarını dünyaya tanıtacağım diye ne diye uluslararası baskıyla uğraşıyorum? Bedava ekmek su veriyorum.
Götlerini korumak için yolladığım askere bile nefretle bakıyorlar.
Derhal KKTC’yi ilhak edin.
Bu şerefsizleri ezmemiz lazım. Bunları insan yerine koymayın.
🗣️ KKTC Öğretmenler Sendikası Başkanı Selma Eylem:
"Okullarda çocukların başının örtülmesi çocuk istismarıdır.
Sizin gerici, yobaz anlayışınıza karşı Atatürkçü, ilerici, çağdaş eğitim hakkı için mücadele veriyoruz."
Hayatın en büyük sorularından biri
Onurluca yaşamak mümkün mü?
Kimi zaman kendi değerlerimizle modern dünyanın dayatmaları arasında kalıyoruz.
M. Yıldırım'ın anlatımıyla;
"Onurluca Yaşamak İmtihanı"
Y A Y I N D A !
https://t.co/zhv4KA9eE5
Kıymetli kardeşimiz, gönüldaşımız Mehmet Bozdağ’ın kıymetli babası İlhan Bozdağ Amcamıza Allah’tan rahmet diliyoruz…
En civan çağlarından itibaren tanıdığımız oğlu, imanla, cevherle, edeple doluydu ve hep de öyle kaldı. Bütün bunları biiznillah, İlhan Amcamız doldurdu…
Bu sebeple de imanına şahidiz, O’nu Allah’ın merhametine ısmarlıyoruz, ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz! Ruhuna el-Fatiha! @mmehmetbozdag
Müslümanların bu tepkisi olmasaydı belki de malum paçavra yayına devam edecekti.
Müslümanlar farkındalığı kaybetmeden mukaddesatına hakaret edenlere tepki gösterme refleksini kaybetmemeli.
İslâm hangi mahalde ne yapılması gerektiğini iyi bilmektir. Hoşgörü budalalığı değil!
@dailyislamist Tepkiler devam etmeli. Laik Kemalist rejim yıkılana kadar bu haklı protestolar sonuca ulaşanada kadar sürmeli. #lemandergisi kapatılmakla kalmamalıdır.