BirGün’ün tüm yürekli emekçileri, tehditlere boyun eğmeden sadece halkın çıkarı için yazıyor. Arkasında sermaye olmayan BirGün, sadece halkın desteğiyle yaşar. Gerçeğin sesini çoğaltmak için:
#BirGünVarsaHaberinVar
https://t.co/FFTlR0kdGD
Gözaltılar ve tutuklamalar ile gençliğin sesini susturamayacaksınız.
Dün sabah gözaltına alınan ve şimdi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen öğrencileri derhal serbest bırakın!
Sizin türlü hukuksuzluklarla yürüttüğünüz baskı rejiminize karşı bu ülke; gençlerin, üniversitelilerin yanında olmaya, onlarla birlikte mücadeleye etmeye devam edecek.
EMEĞİMİZ, TOPRAĞIMIZ VE GELECEĞİMİZ için;
BAKIRÇAY HALK YÜRÜYÜŞÜNE, BERGAMA’YA ÇAĞIRIYORUZ!
Krize, talana ve tek adam rejimine karşı,
Üreticiden işçiye, köylüden emekçiye, emekliden esnafa, kadınlardan gençlere kadar hep beraber ses veriyoruz.
Kaz Dağları’ndan Madra’ya,
Kozak Yaylası’ndan Yunt Dağı’na, Bakırçay’dan Gediz Havzası’na kadar;
Toprağını, suyunu, ormanını rantçılara teslim etmek istemeyen herkesi birleşmeye çağırıyoruz!
Yeraltı/yerüstü kaynaklarımız, emeğimiz emperyalistlere ve bir avuç çıkar grubu işbirlikçi rantçılara teslim ediliyor.
Emperyalist planlara ve işbirlikçi ortaklarına karşı;
Toprağı, suyu, emeği ve geleceğimizi savunmak,
Ülkemizin yarınlarına sahip çıkmak için
Köy köy, mahalle mahalle birleşelim, birleşik mücadeleyi örgütleyelim.
⭐11 NİSAN Cumartesi Saat: 13.00
Bergama Endüstri Meslek Lisesi Önünde Buluşalım!
Laik, özgür, demokratik Türkiye için omuz omuzayız!
Bozuk düzeninizi halkın inançlarının arkasına saklamanıza izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızı mesem ve tarikat karanlığına hapseden, emekçileri yoksulluğa mahkum eden, gençleri ve kadınları baskıyla zorla hapsetmeye çalışan harami düzeninize karşı milyonlarız.
Her yerde birleşe birleşe yürüyeceğiz. Laikliği, özgürlüğü, demokrasiyi hep birlikte kazanacağız.
📍İzmir Yürüyüşü
İzmir Kemalpaşa'da 402 gündür süren Temel Conta grevini sürdüren işçilerin taleplerine sahip çıkmak amacıyla değişik konfederasyon ve bağımsız sendikalardan yöneticiler, temsilciler, işçiler ve değişik mesleklerden 250'den fazla emekçinin açıklamasıdır.
İşçi sınıfının dostlarını Temel Conta işçilerini desteklemeye davet ediyoruz.
KAMPTA GAZETECİLER GÜNÜ
Cumartesi avukat görüşüne çıktığımda sabahtan öğlene kadar avukatımla çalışıyoruz. Bu nedenle avukat görüşme odasında uzun kalıyorum. Yan görüşme odalarına gelenler ise değişiyor. Birkaç farklı isimle selamlaşma şansı bulabiliyorum.
Bu cumartesi önce yan görüş odasına Enver Aysever geldi. Kalktım selam verip geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Sağlığını sordum, gayet iyi ve diriydi. Bu kısa görüşme sonrası herkes kendi görüşmesine döndü. Görüşme odaları ya da koridorlarda tutuklu ya da hükümlülerin birbirine temas etmesi yasak. Memur arkadaşlar 30-40 m öncesinden gelen olursa aramıza girip önlem alıyorlar. Bu nedenle ancak bu kadarlık sesle hatırlaşmak mümkün oluyor. Bunun ötesindeki tevatürlere - yalanlara itibar edilmemeli.
Ever Aysever ayrılıp bir süre sonra yanına Merdan Abi gelince avukat odasından sıcacık öpücüklerimizle birbirimizle hatırlaştık. Merdan abi zaten ilk mapus deneyimi olmadığı için alabildiğince dirençli ve güçlü. Belki de -tarihi sebeplerle- solcular olarak bu anlamda daha şerbetli ve güçlüyüz :)
Bu arada diğer yanımdaki görüş odasına M. Akif Ersoy geldi. Onunla da selamlaştık. Geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Sağlığını, moralini sordum. Şokta görünüyordu sanki. “İyi olacağım herhalde” diyebildi. Sonra gelen avukat arkadaşı ile sarıldılar. Avukat hanım ağlayınca hepimiz etkilendik. M.Akif Bey dahil herkes için zorlu anlardı. İlk giriş günleri bir yıkım oluyor. Kitabımdan benim de nasıl zorlandığımı görebilirsiniz. Bundan sonra Merdan abi de M.Akif Ersoy’a geçmiş olsun diledi. Hatır sordu ben ayrılırken, buranın raconu biraz böyle. Tanımasanız, sevmeseniz de burada kader arkadaşı kıvamında selamlaşıp hatırlaşıyorsunuz kendiliğinden. Çok da insani bir durum.
Öğleden sonraki görüşmeye çıkışımda da Fatih abi ile selamlaşıp azıcık uzaktan hatır sorduk. Birbirimize moral verdik. Burada geçen aylar boyunca abim oldu artık Fatih Altaylı. Uğradığı haksızlık çok ama çok büyük. Hukuksuzluğun en açık örneği gibi geliyor bana. Olmayan suçtan ceza ve hükmen tutuklama! Söz bitiyor bir yerde.
Cumartesi sadece gazetecilerle karşılaştım görüşe çıktığımda!
Ülkemizin halini gazetecilerin en olmaması gereken yerde yaşadığı haksızlıkları, hukuksuzlukları da gözümün önüne serdi. Cumartesi benim için kampta (Toplama Kampı) gazetecilerle kabul günü kıvamında bir gün oldu diyebiliriz.
Belediye Başkanları, yetişmiş devlet kadroları, şehir plancıları, akademisyenler, gazeteciler, fikir insanları... Silivri adeta tarihe geçecek bir kampüse döndü. Tutuksuz yargılama uygulaması normal ve olması gerekirken, yapılan hukuksuz uygulamalar sadece hak ve özgürlüklerimizi gasp etmiyor, dışarıda olsa halka büyük hizmetler verebilecek insanların milletimize katkı sunmasını da engelliyor.
Biliyorum ki bu günler geçecek. Hepimiz hukukun temel ilkelerinin ne kadar değerli olduğunu görüyoruz. Güzel ülkemiz adalete kavuşacak. Hukuk sistemimiz tüm dünyaya örnek olacak. Yargımız ve adalet sistemimizle gurur duyacağız.
Bugünler de tarihte hep hatırlanacak. Hatırlayanlar da hep aynı cümleyi söyleyecek: "Bir daha asla!"
12 Eylül darbesiyle idam sehpalarında yitirdiğimiz Hıdır Aslan'ı unutmadık.
Bugün de saray rejimi; kayyumlarla, tutuklamalarla darbecilerin izinden iktidarını sürdürmek istiyor.
Yine aynı kararlılıkla darbecilerin karşısında demokratik ve bağımsız Türkiye için devrimciler var!
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Anayasa Mahkemesi'nin Gezi Davası tutuklularından Tayfun Kahraman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermesi üzerine "Bir kez daha söylüyoruz; TMMOB ve bağlı odaları, bilimi ve tekniği halkın yararına kullanarak kamusal alanları savunma görevini yerine getirdikleri için suçlanamaz; Gezi Direnişi’ne meslek odası temsilcisi olarak katılan Tayfun Kahraman ve diğer tutukluların cezaevinde tutulması hukuksuzdur. Anayasa Mahkeme Kararı derhal uygulanmalıdır." diyerek 1 Ağustos 2025 tarihinde konuya ilişkin bir basın açıklaması yaptı.
https://t.co/ZLndqOfAse
#GeziyeÖzgürlük
#GeziyiSavunuyoruz
Son derece önemli raporlar ve geleceğe yönelik stratejiler ortaya koyduk. Elimizi de kalbimizi de Hatay’dan hiç çekmedik. Her şeyin ötesinde dost olduk, kardeş olduk Hataylılarla.
Ve tüm bunların başında tabii ki @ekrem_imamoglu vardı.
Samandağ’da çocuklara çok güzel bir park kazandırdık. Hatay yeniden ortak akılla ayağa kalkabilsin diye @HatayPlanlama Merkezi’ni kurduk. Türkiye’nin çok değerli bilim insanlarının desteklerini aldık.
.@ramazangulten_ diğer şehirlerdeki hasar tespit çalışmalarını organize ediyordu. @gokcebugra bir Hatay’da, bir İstanbul’da işleri koordine etmekle meşguldü. Ve depremle ilgili dairenin başkanlığını yapan @tayfun_kahraman bedenen Silivri'de olsa da aklı, kalbi ve fikriyle hep deprem bölgesindeydi.
Burada adını sayamadığım binlerce İBB emekçisi, idarecisi, binlerce vatansever kahraman, hepsi oradaydılar. Sonrasında 90 bin İBB çalışanının katkısı ile Kırıkhan’da okul yaptık. @kiptaskonut ile kreşi ve oyun alanlarıyla depremzedelere yuva olan Geçici Barınma Alanı’nı inşa ettik.
Haftalarca Hatay’da, koordinasyon merkezinde kaldılar. Bu arada @mhrpolat o muazzam dayanışma hareketini organize ediyordu. @mmuratcalik Beylikdüzü Belediyesi’ni seferber ederek İskenderun’da konteyner kenti kurmuştu bile. @SafakBasa yönetimindeki @iskignmudurlugu emekçileri Hatay’a yeniden su verebilmek için canla başla çalışıyordu.