Belki saçma gelecek ama küçüklüğüm barbie bebekler ile geçti ve hiçbir zaman onun gibi olmak istemedim. Ve onunla oynarken kendimi eksik, hatalı veya çirkinde hissetmedim. O her zaman benim gözümde güzel uzun sarı saçlı bebeğimdi. Filmlerini izlediğimde hep yardım severdi ve hoşgörülüydü bu yanı hoşuma gidiyordu. Onu kadınsı bile gördüğümü hatırlamıyorum. Ben kendimi hep güzel hissederken tam tersi başka çocuklar benimle burnumla yada yüzümle, kusurlarımla, kilomla dalga geçtiklerinde kendimi çirkin ve eksik hissettim ve bunu değiştirmek için makyaj yapmaya, zayıflamaya çalıştım. Halbuki başkaları kusurlarımla dalga geçene kadar kendimi hep güzel ve tatlı görmüştüm. Bence oyuncak bebeklerden önce çocuklarımızı nasıl doğru yetiştirebiliriz bunu öğrenmeliyiz. İnsanların kusurları ile dalga geçmemeyi ve onları küçük düşürmemeyi öğretmeliyiz. Bence o zaman bir şeyler doğru anlamda değişecektir.
Arılar, sineklere balın boktan daha iyi olduğunu açıklamaya çalışmakla vakit kaybetmezler. Başkalarının ne yaptığıyla uğraşmayın, kendi işinize odaklanın.
@nolurbisev Çocukluğu günlerde geçmiş biri olarak yazayım. Patatesli-peynirli-haşhaşlı poğaça 3ü de şart.Patates salatası ya da makarna salatası.Sarma kesin.Kornişon lahana ve karışık turşu da şart. Un kurabiyesi, ıslak kek ve şekerpare. En mühimi bunların hepsi birbirine değmeli tadı orda👍
Tekrar hatırlatalım; sahipsiz hayvanlardan yerel yönetimler sorumludur. Serbest veteriner hekimler, devletten BİR KURUŞ DESTEK ALMADAN çalışırlar. Bu nedenle, hedef gösterilmeleri vicdansızlıktır, yalan beyandır, suçtur. Bir meslektaşım bu nedenle zarar görürse suçlusu bellidir.
Ablacım inanabilir misin bilmem ama her gün kedilere iç parazit yuttururken en az bir kedi parmağımızı kıtlıyor enfeksiyon kapıp şişiyor dikiş falan bile atılıyor ama seninki kadar kötüsünü hiç yaşamadık malesf