Yalanda Nirvana
Salonda binlerce kişi var. Yayımlanan belirsiz bir mesajla, salon dışında birkaç fotoğrafla bir de figüranla algı yaratıyorlar.
O insanların sizin figüranınız olmadığı nereden belli?
Mesajın kim için atıldığı bile belli değil (bu arada, mesajda 100 kişi lazım deniyor).
Bu haberi yapan BirGün muhabiri 'bu şekilde yüzlerce kişi geldi' diyor.
İçerideyken, girerken çıkarken niye bir çekim yapmamış. Süreci başından sonuna neden videoya almamış. Nasıl bir muhabir bu.
Mesajdaki telefonu aradım, ilgili kişiyle konuştum:
"Konuşmak istemiyorum, kimsenin para aldığı falan yok hiçbir şekilde. Biz dizi işleri yapıyoruz yanlış bir yazı üzerine bu kadar gidilemez. Yalan yanlış şeyler yapıyorlar. CNN dahil her yerden arıyorlar. Çok rahatsız oldum. Bu konularda konuşmak istemiyorum." dedi.
Nasıl bir döneme denk geldik inanamıyorum.
@BirGun_Gazetesi@BirGun_TV
Küçük bir salonda yapılan toplantıya CHP İstanbul da insan bulamıyor algısıyla haber yapanlar hesap vermeli,soru şu gazeteci Ebru hangi ara bu ajans ile çalışmaya başladı ve kayıt yaptırdı? Bu ajans önüne gelen insana mesaj mı atıyor 950 liraya şuraya buraya gidin diye? Boy kilo ne alaka? Bu ajansa ödemeyi kim yaptı?
@herkesicinCHP bu konuyu muhkakkak aydınlatacaktır..
Bir ekonomi profesörü olarak sosyal medyada trol diliyle paylaşım yapmak yerine, akademik etik ve bilimsel yöntemin gereğini yerine getirip şu soruları sorsaydınız daha doğru olmaz mıydı?
Madem "figüran listesine adınızı yazdırdınız" ve "tüm süreci ayrıntısıyla takip ettiniz";
Hangi cast ajansı?
Ajansın ticari unvanı nedir?
Başvuru hangi platform üzerinden yapıldı?
950 TL'lik ödeme hangi tarihte yapıldı?
Elden mi ödendi, banka yoluyla mı?
Dekont nerede?
Fatura nerede?
Muhasebe kaydı nerede?
Vergi kaydı nerede?
Akademisyenlik; doğrulanmamış iddiaları dolaşıma sokmak değil, iddiaları kanıt süzgecinden geçirmektir. Bilimsel düşüncenin temel ilkesi "iddia eden ispat eder" ilkesidir. Bir ekonomi profesöründen beklenen de sosyal medya trolü gibi davranmak değil; belge, veri ve kanıt talep etmektir.
Akademik unvan, iddiaları sorgulamadan paylaşma ayrıcalığı değil; herkesten daha yüksek bir doğrulama sorumluluğu yükler. Bilimsel etik, kanaat üretmeyi değil, kanıt aramayı emreder.
@sabansevinc2 ÖÖ tarafından ihraç edilenler geri dönüyor, Yeni Parti ne kadar "Yeni"yse, yeni uyelerin bir kısmı da öyle." Şaban dayı, Şaban dayı kim sürecek bu tarlayı" böyle bir tekerleme vardı çocukluğumuzda o geldi aklıma, kimlere söylendiğini söylemeyeyim.
Bazıları diyor ki bir savaş durumunda Çin, ABD'yi yenilgiye uğratamaz. ABD Çin'i çig çiğ yer. 😊
Tarihten bir örnek vereceğim:
Çin, henüz 1950'de doğru düzgün silahı bile yokken v ABD Japonya'ya atom bombası atmış ve bütün dünyayı esir almışken, ABD ve yanına aldığı 20 ülkeyi yenilgiye uğratmıştır.
ABD'nin Kore'deki kaybettiği asker sayısı 36.500'dü. Yaralılar hariç.
ABD Pasifik bölgesine 500 bin kişilik ordu yığdığı halde Kore savaşında başarılı olamamıştı.
Peki şimdi Çin'i yenilgiye uğratabilir mi?
Daha dün ABD'nin eski savunma bakanı Blinken, Çinle girilecek bir savaşta ABD'nin kaybedeceğini açıkladı.
Ben size yine de bazı veriler sunayım.
Durum şu anda şöyle:
Şu anda Çin, dünyanın en büyük deniz kuvvetine sahip.
Şu anda Çin en gelişmiş güdümlü füze ve drone teknolojisine sahip.
Şu anda Çin dünyanın ürettiği bilgisayar, telefon, araba, makine, güneş ve rüzgar enerjisi, atom reaktörleri vb tesislere lazım olan ara parçaların %65'ini tek başına üretiyor.
Çin, nadir elementleri kısıtladığı için ABD ve AB ne hassas teknolojik ürünleri ne de güdümlü füzeleri üretebiliyor.
Çünkü bunların üretiminde kullanılan 11 nadir elementin tedarik zinciri, üretimi ve satışı %95 oranında Çin'in elinde.
İran'la baş edemeyen ABD, Çin'i nasıl yenecekmiş, hele bir göstersin.
Değerli @Cesuryorum'un bugün hatırlattığı Atatürk vecizesi ile başlayalım:
“Milletin bağımsızlığı uğrunda her fedakârlığı göze almak lazımdır.
Hakikati aramak ve söylemek, en büyük cesarettir.”
Siz benim, buradaki 3,5 dangoz bana -kendilerine iade ettim - küfrediyor diye TR750'nin, Mahir'in, Akdoğan'ın, Ağbaba'nın, başka partideyken @herkesicinCHP'ye küfredenlerin, Kuşadası çiftliğinin(!) sahibi Tezcan'nın, "ona rüşvet verdim" diyen müteahhite dava bile açamayanların...
İkinci Cumhuriyetçilerin, "Yetmez ama evet" diyerek ordumuza darbe vuranların,👇👇 Türk değil Türkiyeliyim diyenlerin, Şeyh Said hainine selâm gönderenlerin peşinden gideceğimi mi zannediyorsunuz?
Tek kalırım yine gitmem.
YIKILMAK İSTENEN KILIÇDAROĞLU DEĞİL, CUMHURİYETİN İSTİNAT DUVARI
Adım adım @herkesicinCHP'nin tasfiyesi hazırlandı.
Çünkü her şey çok önceden plânlanmıştı.
Partinin programı yazılıyordu.
Çünkü Batılılar biliyorlar ki CHP tasfiye edilmeden Cumhuriyet tasfiye edilmezdi.
Atatürk "en büyük eserlerimdem biri" derken.. CHP'nin Cumhuriyet rejiminin temel dayanaklarından olduğuna işaret eder.
Demirel de bana, "CHP cumhuriyetin istinat duvarıdır," demişti.
Liboşlar, kriptolar, yetmez ama evetçiler başaramayacaklar.
Bu son mücadele çetin olacak.
@erolmutercimle1
Amerika bir devlet, Amerikan yönetimi bir hükümet değil, inine kadar kovalanması, geberene kadar mücadele edilmesi gereken bir haydutlar çetesidir.
100 yıldır insanlığın başına bela kesilmiş çürümüş bir organizmadır. Tarihin yüzkarasıdır.
Şu son 30 yılda Asya’da, Afrika’da ve Latin Amerika’da üzerine çullanmadıkları, kanını akıtmadıkları ülke ve halk var mı?
Sözüne güvenilmez bir çakal sürüsü…
Yoksulluk, insan biyolojisini doğrudan etkileyen somut bir stresördür.
Sürekli Tetikte Olma Hali (Savaş ya da Kaç): Fatura ödeyememek, aç kalma riski veya evden atılma korkusu, vücutta sürekli yüksek kortizol ve adrenalin seviyelerine neden olur. Bu biyolojik yıpranma, zamanla beynin stres yönetim merkezlerini (amigdala ve prefrontal korteks) fiziksel olarak aşındırır.
Geleceksizlik Hissi: Yarınının güvende olmadığını bilmek, beynin en temel ihtiyaçlarından biri olan öngörülebilirlik ve güvenlik arayışını baltalar. Bu da kronik anksiyetenin en verimli toprağıdır.
Bu nedenle ruh sağlığını korumak yalnızca bireysel tedavilerle değil güvenceli istihdam, adil ücret, barınma hakkı ve sosyal güvence gibi yapısal koşullarla da yakından ilişkilidir.
Iran put everything it had on the line, everything, to stop the most heinous crimes, the crime of crimes and the supreme crime of aggression, in our time.
Standing completely alone in the world, it tied its own destiny to the people of Palestine and Lebanon.
And it almost succeeded.
Now imagine if only one, just ONE, other nation had stood with Iran on this issue.
Not a single country pressed Israel and the US to commit to the MOU.
Not a single one of the nuclear powers and all those self proclaimed ambassadors of peace.
Not a single neighboring Arab country.
Not even Lebanon itself.
They all just stood by and watched Iran fight alone and pay the price.
What an absolutely despicable and disgusting world we have created.
@asliibaykal Anneniz hanımefendiye Allah'tan rahmet diliyorum.Umarım takdirle ifade ettiğiniz nitelikleri size de örnek olmuştur.Kendisini birkaç kez görme imkanım olmuştu, gerçekten de çok değerli ve saygın bir hanımefendiydi.Mekanı cennet olsun
DEMIRTAŞ KILIÇDAROGLU’NUN DEĞİL AMA ÖZGÜR ÖZEL’İN GÖRÜŞME TALEBİNE ‘HAYIR’ CEVABI VERDİ.
İzlediniz, bugün bütün İmamoglu medyası aynı manşeti attı: “Demirtaş Kılıçdaroğlu ile görüşmeyi kabul etmedi!”
Pekala olayın aslı ne? Her gün 24 saat yalan yazan Cumhuriyet, Sözcü, T24, HalkTv ve diğerlerinin sizden sakladığı gerçek ne?
Bir defa Kılıçdaroğlu'ndan bu yönde bir girişim bir başvuru yok. Bunu peşinen söyleyelim. Demirtaş da bu gerzeklerin sandığının aksine öyle hayali bir başvuruya ‘hayır’ diyecek kadar tecrübesiz bir siyasetçi değil.
Olmazda böyle bir başvuru çünkü olumsuz yanıt alınacağı bilinir. Fakat bu Kılıçdaroglu’na özgü bir durum değil!
Böyle bir olumsuz cevabı Özgür Özel aldı mesela? Evet Özgür Özel bir süre önce Demirtaş ile görüşmek istedi ama kendisine bunun şimdilik mümkün olmadığı iletildi.
Neden?
Biliyorsunuz, Bülent Arınç, Kasım 2025'te Edirne Cezaevi'nde Selahattin Demirtaş ile bir görüşme gerçekleştirmiş ve bu görülmenin ardından Arınç, hiçte Demirtaş'a ait olmayan ifadeleri Demirtaş söylemiş gibi servis edince Demirtaş özellikle zor durumda kalmış ve Arınç’ı yalanlanmıştı.
Hemen bir gün sonra Demirtaş, kendi adına konuşma yetkisinin kimsede olmadığını vurgulayarak iddiaları reddetti. Bu tür suistimalleri önlemek amacıyla, kendi arkadaşları hariç hiçbir siyasetçi ve avukatla görüşmeme kararı aldığını açıklamıştı.
Evet bugün itibariyla Demirtaş’ın kendi partisi ve ailesi dışında kimse ile görüşmeme kararı var.
Yani Kılıçdaroğlu'ndan bir görüşme talebi yok ama olursada aynen Özgür Özel’e olduğu gibi kendisine bu durum iletilerek anlayış istenecek.
Hepsi bu! 🤷♂️