Patron / ortak satisi olan sirketlerden uzak durun! Yukselmeleri sizi yaniltmasin dikkat ceksin, talep gorsun ve yuksekten bosaltmak icin marj olusturup finx eli ile parlatip ustunuze mal bosaltiyorlar.
Kisada kazanabilirsiniz ama bir hata yillarinizi ve paranizi gotururum.
MSCI Türkiye Borsa İstanbul uyarısını altını daha kalın çizerek yeniledi;
Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar Türkiye piyasasında yeterli, somut ve inandırıcı bir ilerleme görülmezse, MSCI, Türkiye ve onun uygun menkul kıymetleri için uygun muameleye ilişkin bir istişare süreci başlatabilir.
Bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı fon paylarını içeren, tekrarlayan olası koordineli alım-satım davranışı örnekleri olduğu ve serbest dolaşımı da yapay şişirdiğini, SPK'nın aldığı serbest dolaşım önlemini not ettiklerini ama etkiyi, şeffaf ve cezai uygulamayı da içeren bir çerçeve ile daha fazla ilerleme beklendiği açıkladı.
Şu işi küçümseyenler okudum geçen hafta, taraftar olmanız gereken taraf kamu yararı, onu bunu savunmak için zorlamayın!
Bir ağaç ne kadar sürede yetişir?
Bob Ross’un tuvalinde saniyeler içinde büyüyen ormanlar, doğada yılların sabrıyla yeşerir. TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz 81 İlde 81 Orman projemizle ülkemizin dört bir yanına fidan dikiyoruz.
MUHAREBE ANALİZLERİ - 18 | BANJA LUKA MUHAREBESİ
1737 yılının yaz aylarında Osmanlı İmparatorluğu, doğuda İran, kuzeyde ise Rusya ile ölüm kalım savaşı veriyordu. İmparatorluğun ana ordusu ve kaynakları tamamen Rus cephesine kaydırılmıştı. Bu durumu fırsat bilen Avusturya İmparatorluğu, savaş dahi ilan etmeden, yaklaşık 80.000 kişilik devasa bir orduyla ansızın Bosna sınırlarından içeri girdi. Avusturya Başkomutanı Prens Joseph von Hildburghausen'in planı basitti: Merkezden yardım alma ihtimali sıfır olan, savunmasız ve desteksiz Bosna'yı birkaç hafta içinde haritadan silmek. Ancak karşılarında, askerî dehası ve teşkilatçılığıyla tarihe geçecek olan Bosna Valisi Hekimoğlu Ali Paşa vardı. Avusturya ordusu dört ayrı koldan Bosna'ya saldırırken, Hekimoğlu Ali Paşa'nın elinde bu devasa işgali durduracak düzenli bir askerî kuvvet yoktu. Merkezden yardım istediğinde aldığı cevap "Kendi başınızın çaresine bakın" şeklindeydi. Bu stratejik izolasyon anında Ali Paşa bir hamleyle "Nefir-i Âm" ilan etti. Bosna'nın tüm sivillerini, köylülerini, esnafını ve din adamlarını silah başına çağırdı. Ali Paşa'nın bu çağrısı Bosna halkında muazzam bir ruh uyandırdı. Bu artık iki devletin değil, varoluş mücadelesi veren bir halk ile işgalci bir düzenli ordunun savaşına dönüşmüştü. Prens Hildburghausen komutasındaki ana Avusturya ordusu, Bosna'nın kalbi sayılan Banja Luka kalesini kuşattı. Prens, kalenin kısa sürede düşeceğinden o kadar emindi ki, arkasını sağlama alma veya muharebe düzeni kurma gereği bile duymadı. Hildburghausen'in istihbaratına göre, Hekimoğlu Ali Paşa'nın derme çatma bir köylü milis gücüyle gelip koskoca Avusturya İmparatorluk ordusuna meydan okuması imkânsızdı. Bu askerî kibir, Avusturya ordusunu rehavete ve durağanlığa sürükledi. Banja Luka kalesi top ateşi altında can çekişirken, Ali Paşa topladığı yaklaşık 10.000-15.000 kişilik yerel kuvvetle Travnik'ten yola çıktı. Savaşın kaderini belirleyen ilk hamle burada geldi: Hız ve Gizlilik. Ali Paşa, düşmanın beklediği ana yolları kullanmak yerine, ordusunu zorlu dağ geçitlerinden ve ormanlık arazilerden geçirerek Avusturya ordusunun haberi dahi olmadan Banja Luka ovasına sızdı. Ali Paşa'nın kuvvetleri, düşman karargâhının burnunun dibine kadar gelmiş ama Avusturya öncüleri bunu fark edememişti. 4 Ağustos 1737 sabahı, Hekimoğlu Ali Paşa çift taraflı saldırısını başlattı. Ali Paşa'nın taktiği, kuşatanı kuşatmak üzerine kuruluydu. Ali Paşa'nın kuvvetleri, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Avusturya ordugâhına arkadan ve yanlardan beklenmedik bir şok taarruzu başlattı. Avusturyalılar daha ne olduğunu anlayamadan, "eğitimsiz" dedikleri Bosna milislerinin kılıç darbeleriyle karşılaştılar. Dışarıdan Ali Paşa'nın saldırdığını ve silah seslerini duyan Banja Luka kalesindeki savunmacılar, kapıları açarak kaleden dışarı fırladılar ve Avusturya ordusunun ön cephesine saldırdılar. Kaleden çıkan birlikler ile dışarıdan saldıran Ali Paşa'nın birlikleri arasında sıkışan Avusturya ordusu tam bir kaosa sürüklendi. Düzenli Avusturya piyadesi ve süvarisi, her iki yönden gelen bu vahşi ve senkronize saldırı karşısında savaş düzeni alamadı. Prens Hildburghausen kontrolü tamamen kaybetti. Çembere alınmaktan korkan Avusturya askerleri, panik hâlinde her şeyi savaş alanında bırakarak arkalarındaki Vrbas Nehri'ne doğru kaçmaya başladılar. Ancak üzerlerindeki ağır teçhizatlar ve nehrin coşkun suları kaçışı bir felakete çevirdi. Binlerce Avusturya askeri nehirde boğuldu, binlercesi de kılıçtan geçirildi. Başkomutan Hildburghausen canını zor kurtararak savaş alanından kaçtı.+
@DoluBatarya Hiçbirşey olmaz cezada kesemezler fahiş fiyata Araba satarken olmayan devlet şimdimi olacak , En başından beri bu fabrikanın yapılmayacağı zaten biliniyordu Bu kadar saf olmanın Anlamı yok 😉
Çocuk parkındaki değerli anne ve baba lütfen çocuğunu her zaman izle ve onu takip et.
Lütfen çocuklarınızı her zaman yakından takip edin. İnsanların aklından neler geçtiğini asla bilemezsiniz. Şuna bir bakın Allah aşkına 🤦🏾♂️
#epdk#elektrikliaraba#elektrikşiaracsarj
Geç kalıyoruz,tüm benzin istasyonlarına elektrikli araç sarj min 2 adet hızlı zorunluluk getirmeyi kanunlaştırıp 6 ay süre vermemiz lazım…
Tüm sitelere(uygun yeri olan)zorunluluk getirmek lazım …
Retweet lütfen…
Elbet bir baba için kolay değildi. Kadir abi yaklaşık on yıl önce geçirdiği bir hastalık nedeniyle gözlerini kaybetmiş. İçinde en çok da çocuklarına yeterince sahip çıkamamanın hüznünü yaşıyor. Ne zaman “Bir isteğin var mı abi?” diye sorsak, kendisi için hiçbir şey istemedi. Her defasında sadece çocuklarını düşündü. Bir babanın en büyük derdi yine evlatları oluyor. Rabbim Kadir abinin yardımcısı olsun, evlatlarını kendisine bağışlasın inşallah. Dualarınızı bekleriz gardaşlarım. Eyvallah.
Bugün biz af dileyecek birşey yapmadık deme arsızlığında bulunan pkklılar,
Bu gencecik öğretmenimiz Yasemin Tekin'i 3 yaşındaki kızıyla birlikte 25 Ekim 1993’te Bitlis Erikli’de şehit ettiler.
Yasemin öğretmen 8 aylık hamileydi; karnı parçalandı. Eşi de aynı olayda katledildi.
Evvelce gidenlerin asil ruhları şad olsun!