Yüzde 100 doğru bir teşhis ve tespit. Türk orta üst ve üst sınıfı mensupları Avrupa’daki en uyumsuz, en küstah, en huysuz ve kural tanımaz kesim olarak biliniyor epeydir.
Paralarıyla her kuralın büküleceğini sanıyorlar; eşitlik nosyonu, eşit muamele çoğunu çileden çıkarıyor.
@Profiozturk Partisini kapatmadan önce Erdoğan bana gel derse giderim demişti . Madem bu kadar kötüler aralarında ne işin var? Bu toplum kötüyü elinin tersiyle itemiyor ta ki kendisine zarar verinceye kadar .
Ben emekli bir subayım. Aslen Trabzonluyum. Ellerinizden öper, 1 kız, 3 erkek evlat sahibiyim. Aynı zamanda Bitlis Hizanlıların damadıyım.
İlk görev yerim Hizan’dı. Evlenme çağına yakın, bu kutsal görevi orada yaparken gönlüm dünyalar güzeli, hanımefendi bir Kürt kızına kaydı. Daha 30 yıl önce, onu çarşıda görüp beğenmiştim. Meğer kader ağlarını çoktan örmüş.
Görev yaptığım karakolun hemen önünde ailesinin tarlaları varmış. Rahmetli kayınvalidem, her cuma akşamı bize salatalık, domates gönderirdi. Askeriz ya, ana yüreği işte… Ben de rütbeli olduğum için gelenleri hep kendim teslim alırdım.
Bir gün Trabzon’a, memleketime döndüm. Rahmetli anneme, “Ben bir Kürt kızına gönlümü kaptırdım. Babama söyle, gidip istesin.” dedim.
Annem, “Oğlum, bize kız vermezler ama yine de gidelim.” dedi. Fakat amcam sürekli araya giriyor, “Bizim burada ne işimiz var? Kürt gelin örf ve adet bilmez.” diyerek önyargılar oluşturuyordu.
Velhasıl, bu mesele yaklaşık bir yıl sürdü. O sırada Hizan’dan şartlı görev nedeniyle Balıkesir’e tayinim çıktı. Babam da o yıl rahmetli olmuştu. Annemle baş başa kalmıştık.
Günlerce anneme, “Ne olur, git bu kızı iste.” diye ısrar ettim. Sonunda bir şekilde gittik, istedik ve evlendik.Aradan yıllar geçti. Çoluk çocuğa, sonra torun torbaya karıştık.
Şimdi Kürt eşim de rahmetli oldu. Ama bana geride dört güzel evlat bıraktı. Bir kızım doktor, bir oğlum doktor, bir oğlum öğretmen, diğer oğlum ise yurt dışında ticaret yapıyor.
Bugün dönüp hayatıma baktığımda şunu çok iyi biliyorum:
Bana bu büyük mutluluğu yaşatan, hayat arkadaşım olan ve gurur duyduğum evlatlarımı yetiştiren kadın bir Kürt’tü. Ben ise bir Trabzonluyum.
Biz yıllarca aynı sofrayı paylaştık, aynı evde yaşadık, aynı acıya ağladık, aynı mutluluklara sevindik. İnsan insandır. Sevgi, memleket ve etnik köken sormaz.
Ben etimle kemiğimle, hayatımla Kürt kardeşlerime minnettarım.
O yüzden bir Trabzonlu olarak, Kürt kardeşlerime şunu söylemek istiyorum:
Gerçekten iyi, güzel yürekli insanlara Rabbim her zaman selamet versin. Çünkü insanın kim olduğunu memleketi, dili veya kökeni değil; yüreği ve insanlığı gösterir.
Karadenizliler erken ölüyormuş. Bu kibir bu milliyetçiliği faşistliği bir kenara bıraksanız hiç fena olmayacak . Baksanıza insanınızı içten içe çürütüyormuş .
Hafize Gaye Erkan Elazığlı…
Elazığlı Mehmet Ağar inkar etse de; H. Gaye Erkan’ın babası Erol Erkan’ın Mehmet Ağar’ın kuzeni (teyzesinin oğlu) olduğu söyleniyor ve Ağar’a çok benziyor…
Hafize Gaye Erkan’ın iddia edilen; “İçişleri Bakanı olacağım”, “babam silahıyla sizi vurur” gibi sözleri de zaten Mehmet Ağar bağlantısının tevilli ikrarı gibi…
Bu davranışlarına şaşırmamak lazım…
Amedspor hangi takımla oynasa rakip tribün niye bir anda vatan savunmasına geçiyor?
Karşınızda ordu yok, bir futbol takımı var. Bir takımın bütün taraftarını Apo’yla özdeşleştirip küfrediyor, sonra siyaseti sahaya Amedspor taşıyormuş gibi davranıyorsunuz.
Bu ülkeyi Amedspor değil, Kürtlerin görünürlüğünü tehdit sayan bu akıl bölüyor.
Tutuklanan Furkan Hareketi mensubu Arif Gündüz:
Felçli bir annem var, tüm ihtiyaçlarını ben gideriyorum. Eşim de kanser hastası. Beni hapse atmak ikisini de ölüme terk etmektir!
AlparslanHocaya Özgürlük
SarayTalimatıyla Tutuklandı
SemraKuytula Özgürlük
Kardeşlerimizi SerbertBırakın
#FurkanHareketiTertemizdir