Notos Eğitim bir yaratıcı eğitim ve yaşam kültürü okulu. Programlı, disiplinli, sonunda mutlaka yararlı olmayı amaçlayan bir kolektif öğrenim anlayışı.
Öyküde Retorik
"Evvelce yine bu köşede, öykü yazmaya girişen herkesin karşılaşacağı kaçınılmaz zorluklara takılmadan yazmak isteyen kimi çocukluk arkadaşlarımın ricasıyla birtakım kurallardan ve hilelerden bahsetmiştim, bunlar benim bazı durumlarda bizzat uygulayıp hoşnut kaldığım tüyolardı ve o çocukluk arkadaşlarımın da gerçekten işlerine yarayabileceğini düşündüm."
https://t.co/WWypnLCaYT
Psikanaliz Hakkında On Kitap
"Freud’un çalışmaları psikoloji ve cinsellik hakkındaki fikirleri değiştirdiği ölçüde kurmaca ve felsefeyi de değiştirdi. Michel Foucault’dan Philip Roth’a, işte psikanalizi konu alan on kitap."
https://t.co/7OHvEPPS26
Endoktrinasyon Felsefesi Üzerine
"Bazı insanlar her zaman savaş halinde yaşar.
Friedrich Nietzsche, İyi ve Kötünün Ötesinde adlı kitabının giriş kısmında filozofların 'hakikate' karşı genellikle patolojik bir takıntı geliştirdiklerini belirtir. Evrendeki en muazzam şey hakikatken Sokrates’e göre dünya üzerindeki kötülük, hakikate ilişkin bilginin yokluğundan kaynaklanır."
https://t.co/o5rxWAOwCd
Okumak mı önemli, yazmak mı?
Elbette kesin bir yanıtı yok. Çünkü bize bağlı. Peki okurken ve okuduktan sonra nasıl düşünürüz? Kurmaca okumak düşünme biçimimizi nasıl etkiler? Kendimize özgü bir kişilik kazanmak nereden geçer?
Bir metni okumak yalnızca hikâyeyi takip etmek değildir.
Nerede durduğunu, neden öyle kurulduğunu, sende neyi değiştirdiğini fark etmeye başladığında düşünme biçimin de değişir.
Yazmak bunun devamıdır, düşüncenin görünür hali.
Kurmacayla uğraşmak yalnızca bir üretim değil, bir bakma ve anlama pratiği. Kendi sesini, kendi yönünü, hatta kendi kişiliğini kurduğun bir alan.
Semih Gümüş bu buluşmada edebiyatı bir bilgi alanı olarak değil,
bir düşünme alanı olarak ele alıyor.
Okuma alışkanlıklarımızı, yorumlama biçimimizi ve yazıyla kurduğumuz ilişkiyi birlikte sorguluyoruz.
Elli yıllık yayıncılık, editörlük ve yazarlık deneyimiyle birlikte düşüncenin, okumak ve yazmakla ilgili alışkanlıkların irdelendiği saatler...
Okuyan, yazan ya da edebiyatla daha bilinçli bir bağ kurmak isteyenler için.
🗓 22 Haziran 2026, Pazartesi
⏰ 19.00-22.00 | 2 Hafta | Toplam 6 Saat
Edebiyat yalnızca ne anlattığımızla değil, nasıl anlattığımızla da ilgilidir.
Bir metni güçlü kılan şey çoğu zaman konu değil, o konunun hangi yapı içinde, hangi gerilimlerle ve hangi bakışla kurulduğudur.
Varlık dergisi editörü, şair ve yazar Mehmet Erte’nin 2018’den bu yana sürdürdüğü Kurmacanın Doğası atölyesi, kurmacayı yalnızca teknik bir alan olarak değil, tarihsel, estetik ve düşünsel bir çerçeve içinde ele alıyor. Edebi başyapıtlardan güncel anlatılara uzanan geniş bir perspektifte, anlatının temel bileşenleri disiplinler arası ilişkiler içinde inceleniyor.
Bu atölyede yalnızca “nasıl yazılır?” sorusu değil;
kurmaca neden bu şekilde kurulur, bir anlatı hangi düşünsel zeminde biçimlenir, karakter ve olay örgüsü insanın dünyayı kavrayış biçimiyle nasıl ilişkilidir gibi daha derin sorular tartışılıyor.
Anlatıcı, karakter, olay örgüsü, çatışma, bakış açısı, dramatik yapı gibi temel kavramlar; klasik ve modern örneklerle birlikte ele alınırken, katılımcıların kendi yazı pratiklerine de yeni bir perspektif kazandırması hedefleniyor.
Yazma sürecine daha bilinçli yaklaşmak, kurmacanın yapısını içeriden kavramak ve edebiyatın düşünsel arka planını birlikte tartışmak isteyenler için yoğun ve ufuk açıcı bir çalışma.
🗓 30 Eylül 2026, Çarşamba
🕗 20.00 – 22.30 | 4 Hafta
💻 Online
• Yazmak bazen tek başına sürdürülen bir uğraş gibi görünür.
Oysa iyi hikâyeler çoğu zaman bir yolculukla başlar.
• Müge İplikçi’nin yürüttüğü “Yazı Kutlama” Atölyesi, yazma serüveninizi yeniden düşünmek ve hikâyenizi kurarken sağlam bir yapı kazanmak için tasarlanmış dört haftalık bir çalışma.
• Bu atölyede yalnızca yazmaktan söz etmiyoruz.
Metnin nasıl kurulduğunu, bir hikâyeyi ileri taşıyan gerilimin nasıl yaratıldığını ve karakterlerin nasıl derinleştiğini birlikte çalışıyoruz. Yazma pratikleri, paylaşımlar ve samimi grup yorumlarıyla metninizi adım adım geliştiriyoruz.
• Dört haftanın sonunda yalnızca teorik bilgi değil, üzerinde çalıştığınız öykünüzün ilk taslağı ve onu geliştirecek araçlarla yolunuza devam edeceksiniz.
📅 5 Haziran 2026, Cuma
⏰ 19.30–22.30 | 4 Hafta
💻 Online
🔗 Ayrıntılar ve kayıt için: https://t.co/LCBmP6TQRT
Okuyoruz. Yazıyoruz. Ama gerçekten nasıl okuyoruz, nasıl düşünüyoruz?
💭 Bir romanı bitirmekle onu anlamak aynı şey değil. Asıl mesele, metnin bize ne yaptığı ve bizim dünyaya nasıl bakmaya başladığımız.
Semih Gümüş’le bu 5 saatlik çalışmada, okumanın düşünceyi, düşüncenin yazıyı nasıl dönüştürdüğünü birlikte sorguluyoruz. Hikâye, anlatıcı, dil, biçim, soyutlama…
Edebiyatın sadece metin değil, bir düşünme pratiği olduğunu yeniden hatırlıyoruz. Bu bir “nasıl yazılır” dersi değil. Bu, okudukça değişen, düşündükçe derinleşen bir zihin egzersizi.
📷 19 Nisan 2026, Pazar
📷 Ayrıntılar ve kayıt için:
https://t.co/0KvgVyWnoC
Hande Akın ile "Ailede Herkes Haklıysa, Neden Kimse Mutlu Değil?"
Belki de sorun kimin haklı olduğu değil, ailenin kendi içinde kurduğu ve içine doğduğu aileden getirdiği görünmez dinamiklerdir. Bu eğitimde; • aileyi okumayı, çatışmaların altındaki duygusal ve ilişkisel mesajları görmeyi ve • tekrar eden tartışmaları çözüm üreten müdahalelere dönüştürmeyi öğreniyoruz.
https://t.co/ejVdxClGxv
Edebiyat yalnızca ne anlattığımızla değil, nasıl anlattığımızla da ilgilidir.
Bir metni güçlü kılan şey çoğu zaman konu değil, o konunun hangi yapı içinde, hangi gerilimlerle ve hangi bakışla kurulduğudur.
Varlık dergisi editörü, şair ve yazar Mehmet Erte’nin 2018’den bu yana sürdürdüğü Kurmaca’nın Doğası atölyesi, kurmacayı yalnızca teknik bir alan olarak değil; tarihsel, estetik ve düşünsel bir çerçeve içinde ele alıyor. Edebi başyapıtlardan güncel anlatılara uzanan geniş bir perspektifte, anlatının temel bileşenleri disiplinler arası ilişkiler içinde inceleniyor.
Bu atölyede yalnızca “nasıl yazılır?” sorusu değil;
kurmaca neden bu şekilde kurulur, bir anlatı hangi düşünsel zeminde biçimlenir, karakter ve olay örgüsü insanın dünyayı kavrayış biçimiyle nasıl ilişkilidir gibi daha derin sorular tartışılıyor.
Anlatıcı, karakter, olay örgüsü, çatışma, bakış açısı, dramatik yapı gibi temel kavramlar; klasik ve modern örneklerle birlikte ele alınırken, katılımcıların kendi yazı pratiklerine de yeni bir perspektif kazandırması hedefleniyor.
Yazma sürecine daha bilinçli yaklaşmak, kurmacanın yapısını içeriden kavramak ve edebiyatın düşünsel arka planını birlikte tartışmak isteyenler için yoğun ve ufuk açıcı bir çalışma.
🗓 29 Eylül 2026, Salı
🕗 20.00 – 22.30 | 4 Hafta
💻 Online
🔗 Ayrıntılar ve kayıt için: https://t.co/0KvgVyWnoC
Afrodit Güzellikten Daha Fazlasıydı
"Afrodit’in aşk ilişkilerinde üstlendiği rol, Homeros’un İlyada’sından bile önceye dayanır.
Antik Yunan için Afrodit aşk ve güzellikten çok daha ötesini ifade ediyordu. Her şeyden önce fikir birliğine varmış insanlar arasındaki uzlaşmanın tanrıçasıydı. Antik Yunan toplumunda işlerin sorunsuz bir biçimde halledilmesini sağlayan Afrodit’in politikadan savaşlara kadar hemen hemen her alanda insanlar arası ilişkilerle bağlantılı olduğu düşünülür ve bu ilişkileri şekillendirdiğine inanılan doğal güç mixis’in somut bir tezahürü olarak görülürdü."
https://t.co/W9wvdFWYDD
Ferat Emen ile Öykülerin Dünyasına Girmek
• Roman ya da öykü mü yazıyorsunuz? Üstesinden gelinmesi zor, bir dizi anlatı sorunu çıkıyor önünüze. Onların çözümlerinin nasıl olacağını bulmak kolay değil. Üstelik size önceden söylenmiş olanlar da var ya da okuduklarınızdan öğrendikleriniz…
https://t.co/xhwDZjCsCA
Müge İplikçi ile “Yazı Kutlama” Atölyesi
• 4. haftanın sonunda, sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda üzerinde çalıştığınız öykünüzün ilk taslağı ve onu geliştirecek araç setinizle yola çıkacaksınız.
https://t.co/eypxcnrdEb
Nasıl Okuyup Nasıl Düşünmeliyiz ve Niçin Yazıyoruz?
• Okumak mı önemli, yazmak mı? Elbette kesin bir yanıtı yok. Çünkü bize bağlı. Peki okurken ve okuduktan sonra nasıl düşünürüz? Kendimize özgü bir kişilik kazanmak nereden geçer?
https://t.co/dbJVGd03oS
Hande Akın ile "Ailede Herkes Haklıysa, Neden Kimse Mutlu Değil?"
Belki de sorun kimin haklı olduğu değil, ailenin kendi içinde kurduğu ve içine doğduğu aileden getirdiği görünmez dinamiklerdir.
Bu eğitimde;
• aileyi okumayı, çatışmaların altındaki duygusal ve ilişkisel mesajları görmeyi ve
• tekrar eden tartışmaları çözüm üreten müdahalelere dönüştürmeyi öğreniyoruz.
https://t.co/ejVdxClGxv