𝗛𝗮𝘀𝘁𝗮𝗻ı𝗻 𝗿����𝗻𝗱𝗲𝘃𝘂𝘀𝘂 𝘆𝗼𝗸. "𝗛𝗶𝗰̧ 𝗶𝗹𝗮𝗰ı𝗺 𝗸𝗮𝗹𝗺𝗮𝗱ı, 𝘀𝗮𝗱𝗲𝗰𝗲 𝘁𝗮𝗻𝘀𝗶𝘆𝗼𝗻 𝗶𝗹𝗮𝗰ı𝗺ı 𝘆𝗮𝘇𝗱ı𝗿𝗮𝗰𝗮𝗴̆ı𝗺,"𝗱𝗶𝘆𝗼𝗿. 𝗕𝗲𝗻 𝗱𝗲 𝘀ı𝗿𝗮 𝘃𝗲𝗿𝗱𝗶𝗿𝗶𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺, 𝗶𝗰̧𝗲𝗿𝗶 𝗴𝗶𝗿𝗶𝘆𝗼𝗿.
İlacını yazarken "Raporum da bitmişti, onu da çıkarırmısınız?" diyor. Hemen raporunu da çıkarıyorum. Bu sırada elindeki ilaç torbasını karıştırarak bir ilaç çıkarıyor. "Bunu da rapora ekler misiniz?" diyor.Bunun mümkün olmadığını, ilacı ancak filanca branşların çıkarabileceğini söyl��yorum. Israr ediyor: "Daha önce dahiliye çıkarmıştı ama." "Mümkün değil, dahiliye çıkaramaz," diyorum. Yüzü düşüyor.
Tekrar poşeti karıştırıyor. Bir mide koruyucu çıkarıyor bu kez.
"O zaman bunu rapora ekle," diyor.
O ilaca rapor olmayacağını zaten sürekli kullanmaması gerektiğini anlatıyorum.Yüzü iyice asılıyor.
"Aile hekimi yazmaz, siz yazmazsınız. Ne yapacağız biz?" diyor.
Ben raporunu çıkardığımı söylüyorum ve reçetesini uzatıyorum. O hala torbayı karıştırıyor. İki tane ağrı kesici çıkıyor bu kez torbadan. Kararlı, başka ilaçlar da yazdıracak.
"Bunları yazarsın herhalde," diyor. "Hemen dışarı çıkarmaya çalışıyorsynuz," diye de ekliyor. Bu sırada randevulu hasta başını sürekli kapıdan uzatarak kendini gösteriyor. Ona göre hatırlatma, bana göre taciz. Sadece parasetamol olan ilacı reçeteye ekliyorum. Söyleniyor ama ne dediğini tam anlayamıyorum.
"Tamam reçete bitti," derken poşeti bir anda masaya döküyor.
"Ne yapıyorsunuz?" diyorum, sesimi yükselterek.
"O olmaz, bu olmaz...Hangileri olur bir anlat sen bana," diyor.
Sakinleşmeye çalışarak sadece ilaç yazdırmak için geldiğini, randevusu olmadığını ve kapının önünde bekleyen randevulu hastalar olduğunu hatırlatıyorum "Randevu alıp geldiğin bir gün hepsini konuşuruz," diyorum.
İlaçlarını toplarken yüzü iyice asılmış durumda. Dışarı çıkarken tesekkür etmiyor; çünkü ona göre isteklerini karşılamayan bir doktorum ben.
Sıra vermesen, " İlacı bitmiş, yazmak bu kadar zor mu? Hasta ölsün mü patırtısı yaşarsın. Telefonla çekim yaparlar.
Sıra verirsin, " Buna hakkınız yok, randevu saatim geçti, hakkımı gasp ediyorsun, kaç saattir bekliyorum," derler. Tabi telefonla çekim yine var!
𝗘𝘆𝘆 𝗵𝗲𝗸𝗶𝗺... 𝗛𝗮𝗻𝗴𝗶 𝘀̧𝗲𝗸𝗶𝗹𝗱𝗲 𝘀𝗼𝘀𝘆𝗮𝗹 𝗺𝗲𝗱𝘆𝗮𝗱𝗮 𝗵𝗲𝗱𝗲𝗳 𝗼𝗹𝗺𝗮𝗸 𝗶𝘀𝘁𝗲𝗿𝘀𝗶𝗻???
Mansur Yavaş:
"Türkiye ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Resmî dili Türkçedir.
Bayrağı al bayraktır.
Milli Marşı İstiklal Marşı'dır.
Başkenti Ankara'dır."
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"
https://t.co/tcPTBrrN3X