Adli Tıp Kurumu tarafından verilen bu karar, yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir insanın hayatına, sağlığına ve geleceğine doğrudan etki eden ciddi bir sonuçtur. Ancak ne yazık ki bu karar, vicdanlarda karşılık bulmamıştır.
Yaşanan süreçte ortaya çıkan çelişkiler, göz ardı edilen gerçekler ve insan hayatının yeterince dikkate alınmadığını düşündüren gelişmeler, derin bir üzüntü ve endişe yaratmaktadır.
Buradan açıkça ifade ediyorum:
Bu kararın yeniden, tarafsız, bağımsız ve hakkaniyetli bir şekilde değerlendirilmesini talep ediyorum.
T.C. Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumları, bu sürece duyarsız kalmamaya ve gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyorum.
Adalet, sadece verilen kararlarla değil; o kararların vicdanlarda yarattığı güvenle anlam kazanır.
Susmayacağım.
Çünkü bu sadece bir dosya değil, bir hayat meselesidir.
#Adalet #Vicdan #Hak
@ADLITIPKURUMU@adalet_bakanlik@abakingurlek@insanhaklariDB@AYMBASKANLIGI@RTErdogan@RTEdijital@dbdevletbahceli@avcahitozkan@UlviYonter@cuneytyuksel_@akbasogluemin@bektasbaris@AvOzlemZengin@NumanKurtulmus@ctekurumsal@saglikbakanligi@sagliklicozum @
zmir’in Tire ilçesinde başlayan ve yıllara yayılan cezaevi sürecinde sağlık sorunları giderek ağırlaşan bir mahkumun ölümü sonrası ailesi adalet arayışını sürdürüyor. Hamiyet İçelli, kardeşinin ihmal edildiğini öne sürerek hem cezaevi yönetimini hem de sağlık süreçlerini hedef alırken, sosyal medyadan yaptığı dikkat çeken çağrı gündem oldu.
Tire ilçesinde yaşayan Hamiyet İçelli’nin kardeşi, 2003 yılında tutuklanarak cezaevi sürecine girdi. Süreç ilk olarak Ödemiş Cezaevi’nde başladı, ardından farklı cezaevlerine sevkler gerçekleşti. Denizli D Tipi Cezaevi’ne gönderilen İçelli’nin kardeşi, son olarak yeniden Ödemiş Cezaevi’ne sevk edildi. Ailenin iddiasına göre bu uzun süreç yalnızca fiziki bir tutukluluk değil, aynı zamanda sağlık açısından da ciddi bir yıpranma dönemine dönüştü. Özellikle ilerleyen yıllarda ortaya çıkan sağlık sorunları, sürecin seyrini tamamen değiştirdi.
"DÜZENLİ SAĞLIK TAKİBİ YAPILMADI"
Hamiyet İçelli’nin açıklamalarına göre kardeşinin sağlık problemleri 2014 yılında belirgin hale geldi. Bu dönemde kalp yetmezliği, mitrak kapak yetmezliği, taşıkardi, ritim bozukluğu, diyabet hastası, diyaliz hastası, kalp damar dıkanıkları, böbrek yetmezliği ve mitral kapak yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklar teşhis edildi. Ancak aile, bu süreçte düzenli sağlık takibi yapılmadığını öne sürdü. Özellikle nefroloji ve kardiyoloji kontrollerinin aksadığını belirten İçelli, hastalığın ilerlemesinin önüne geçilemediğini ifade etti. Ayrıca kardeşinin sık sık hastaneye sevk edilmesi gerektiğini ancak bu süreçte hem idari hem de lojistik açıdan ciddi gecikmeler yaşandığını dile getirdi. Denizli’de yapılan ilk değerlendirmelerde net tanı konulamadığı, daha sonra Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sürecinin devreye girdiği aktarıldı.
"ÖZEL SAĞLIK İHTİYAÇLARI KARŞILANMADI"
Ailenin en dikkat çekici iddialarından biri cezaevi koşullarıyla ilgili oldu. Hamiyet İçelli, kardeşinin diyaliz hastası olmasına rağmen gerekli diyet programlarının uygulanmadığını, özel sağlık ihtiyaçlarının karşılanmadığını öne sürdü. Bu süreçte yaşananların yalnızca sağlık sistemiyle sınırlı kalmadığını belirten İçelli, cezaevi yönetimi içinde de ciddi ihmal iddiaları bulunduğunu savundu. Aileye göre bu durum, hastalığın ilerlemesini hızlandıran temel etkenlerden biri oldu.
Olayın en çok ses getiren boyutu ise Hamiyet İçelli’nin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar oldu. İçelli, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve ilgili kurumlara defalarca randevu talebinde bulunduğunu ancak geri dönüş alamadığını ifade etti.
"PEKİ BİZ NEDEN DUYULMUYORUZ"
Sosyal medya paylaşımında şu ifadeler öne çıktı: “Bir kardeş, bir evlat, bir anne olarak yalnızca sesimizi duyurmak istedik. Ama ne yazık ki cevap alamadık. Sosyal medyada görüyoruz; birçok dosya için görüşmeler yapılabiliyor, acılar dinlenebiliyor. Peki biz neden duyulmuyoruz? Bu çağrı sadece benim için değil… Cezaevlerinde hak ihlaline uğradığını söyleyen, yıllardır sesini duyuramayan, adil yargılanmadığını düşünen binlerce adli mahkûm ve onların aileleri adına bir çağrıdır. Aynı zamanda cezaevlerinde ihmaller, geç müdahaleler, sağlık sorunları ve kötü koşullar nedeniyle evladını, kardeşini, eşini kaybetmiş aileler adına da bir ça��rıdır. Bizler ayrıcalık değil, duyulmak istiyoruz" dedi.
"ADALET İNSAN HAYATINA VERİLEN DEĞERLE DE OLMALIDIR"
"Susulmuş hayatların, görmezden gelinen acıların ve cevapsız bırakılan ailelerin sesi olmak istiyoruz" diye konuşan İçelli, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin, sağlık sorunlarının, ihmallerin ve ölümlerin artık daha fazla görmezden gelinmemesinini istediklerini vurgulayarak, "Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil; vicdanda, eşitlikte ve insan hayatına verilen değerde de olmalıdır” ifadelerine yer verdi.
Açıklamalar, cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişim ve mahkum hakları konusunda yeni bir tartışma başlatırken, olayın kamuoyundaki yankısı devam ediyor. (İREM DELİCE)@aydindenge @adalet_bakanlik @abakingurlek @insanhaklariDB @ADLITIPKURUMU @saglikbakanligi
Sevk süreçlerinde ciddi sıkıntılar yaşadığı, koluna kelepçe takılırken morartıldığı ve 2023 yılında İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildikten sonra hayatını kaybettiği aktarılıyor.
Bir insanın hayatı bu kadar kolay açıklanabilir mi?
Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün “kronik hastalıklardan” kaynaklandığı belirtiliyor. Ancak aynı raporda, anjiyo sonrası hızla kötüleşen süreç, yoğun bakım, entübasyon ve kısa sürede gerçekleşen ölüm hakkında açık ve net bir değerlendirme yapılmıyor.
Daha da önemlisi, “tıbbi uygulama hatası” olup olmadığı incelenmemiş, bunun için ayrıca izin alınması gerektiği ifade edilmiş.
Yani sorular hâlâ cevap bekliyor…
Bir insanın hayatı söz konusuysa, hiçbir ihtimal görmezden gelinmemeli.
Eksik bırakılan her detay, vicdanlarda bir soru işareti olarak kalır.
Bir insanın ölümü “zaten hastaydı” diyerek bu kadar kolay açıklanamaz.
Resmi rapor diyor ki:
➡️ Ölüm nedeni kronik hastalıklar
➡️ Cezaevi kusursuz
➡️ Ama doktor hatası incelenmemiş
➡️ Kötü muamele iddiaları için ayrı değerlendirme gerek
Yani aslında en kritik sorular hâlâ cevapsız.
Hastaydı, evet.
Ama bu, ihmali sorgulamamıza engel mi?
Adalet, sadece ölüm nedenini yazmak değil;
o ölüme giden süreci de aydınlatmaktır.
Adaletin eksiksiz tecelli etmesini istiyoruz.@ADLITIPKURUMU@adalet_bakanlik@abakingurlek@saglikbakanligi@sagliklicozum@insanhaklariDB@AYMBASKANLIGI
Sayın Adalet Bakanımıza
@abakingurlek@adalet_bakanlik@ceyhanburakab defalarca randevu talebinde bulundum. Bir kardeş, bir evlat, bir anne olarak yalnızca sesimizi duyurmak istedik. Ama ne yazık ki cevap alamadık.
Sosyal medyada görüyoruz; birçok dosya için görüşmeler yapılabiliyor, acılar dinlenebiliyor. Peki biz neden duyulmuyoruz?
Bu çağrı sadece benim için değil… Cezaevlerinde hak ihlaline uğradığını söyleyen, yıllardır sesini duyuramayan, adil yargılanmadığını düşünen binlerce adli mahkum ve onların aileleri adına bir çağrıdır.
Aynı zamanda cezaevlerinde ihmaller, geç müdahaleler, sağlık sorunları ve kötü koşullar nedeniyle evladını, kardeşini, eşini kaybetmiş aileler adına da bir çağrıdır.
Bizler ayrıcalık değil, duyulmak istiyoruz. Susulmuş hayatların, görmezden gelinen acıların ve cevapsız bırakılan ailelerin sesi olmak istiyoruz.
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin, sağlık sorunlarının, ihmallerin ve ölümlerin artık daha fazla görmezden gelinmemesini istiyoruz.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil; vicdanda, eşitlikte ve insan hayatına verilen değerde de olmalıdır.
Bizler görüşülmek, dinlenmek ve insan yerine konulmak istiyoruz.
#Adalet #Cezaevleri #Hakİhlalleri #İnsanHakları
@adalet_bakanlik@abakingurlek@insanhaklariDB@ADLITIPKURUMU@Halilk987427245@hamiyet_ic15518@KumpirAyse97879@CemoKumpir82989@saglikbakanligi
URFA T2 CEZAEVİ’NDEKİ ŞİKÂYETLERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
📍 Urfa 2 No’lu T Tipi Cezaevi ile tekrar görüşeceğiz. Havalandırmanın geç açılıp erken kapatıldığı yönünde şikâyetler var. @adalet_bakanlik
Şanlıurfa Eyyübiye Belediyesi seslenerek mağdur ailenin yaşantısını devlet tarafımızdan gerekeni yapılmasını arz ediyoru Yenimahalle Yenimahalle 1305. Sokak no sekiz mağdur ailenin iletişim numarası 0546819739 @sanliurfabld@sanliurfagazete@sanliurfavakfi@MAkbasemin45702
Şanlıurfa Eyyübiye Belediyesi seslenerek mağdur ailenin yaşantısını devlet tarafımızdan gerekeni yapılmasını arz ediyoru Yenimahalle Yenimahalle 1305. Sokak no sekiz mağdur ailenin iletişim numarası 0546819739 @sanliurfabld@sanliurfagazete@sanliurfavakfi@MAkbasemin45702
“Sayın vekilimizle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duydum. Nazik kabulleri ve samimi ilgileri için kendilerine teşekkür ederim.”@avcahitozkan
“Adaletin, hakkın ve doğrunun yanında olan tüm kıymetli büyüklerimize teşekkür ediyorum.
Her zaman adaletin sesi olabilmek dileğiyle. 🙏
#Adalet #Hukuk”
EşitKapsam EşitAf
TekÇözüm GenelAf
Mankuma UmutOlun
TekTalebimizTarafsız #ADALET#
TCK 158 iban mağdurları adalet bakanının canlı yayında bahsettiği konu yargıtay kararıyla da mevcuttur.
Dolandırmak amacıyla yapılmadıysa dava farklı bir yönden incelenecek. Bu demek değil 158 mağdurları komple affedilecek. Durumu iyi anlamak gerekiyor. @abakingurlek