"Bir Siyah İnci" bugünden itibaren tüm kitapçılarda!📚🧿
-Gecenin beceriksizce geri çekildiği bir ânın içinde, iç sesi fısıldadı: “Aşkım… Usulsüz aşkım! Karanlığı bile küstürecek kadar güzelsin.”-
4. romanım "BİR SİYAH İNCİ/Usulsüz ve Jigolo"; Türkiye’de Türkçe, yurt dışında 2 dilde sizlerle! Rom-Com tarzı bu romanım; İngilizce basılı 16, İtalyanca basılı 10 ülkede; dijitalde ise her iki dilde de 245 ülkede satıştadır.
İlk olarak, iki dilde yurt dışında yayınlandı ve yurt içi yayınevlerinden bağımsızdır. Türkçe olarak burada da yayınlanmasına açıkçası uzaktım, sonradan ikna edildim diyeyim. Çevirilere de kendim oturmak istediğimden; bir süredir kaybolduğum ki bilhassa üretmek için sosyal medyalardan geri çekilmekten çekinmeyişim size sürpriz değil; çoook yorucu ama çok da keyifli 3 dilde farklı tatta bir yolculuğumdu.
Yine gizemli bir roman ve üzerinde durduğum temalardan... Katmanlı kurgulu girift zıtlıkla; doğal, özgür ve cesur bir dil! Ama hep edebiyat zeminli ve olmazsa olmazım; değerler, mizah, zeka, çoğaltan/özendiren bireysel donanımlı karakterler… Keşke doğruya göz çevirmek için eğriyi sadece edebiyatta, sanatta kullanabilseydik! Hani öylesine, çeşit olsun diye! Ama maalesef… Hayat işte! Demem o ki çerçevelenmiş hayatlarınızdan...
Kitabın dış arka kapağından alıntı:
-Gecenin beceriksizce geri çekildiği bir ânın içinde, iç sesi fısıldadı: “Aşkım… Usulsüz aşkım! Karanlığı bile küstürecek kadar güzelsin.”
Zirveleri bazen yeşil, bazen beyaz gelinlikli güzel Bursa’nın eteklerinde, İnci’nin modern bir aşkın usulsüz ateşinde yanan şehvet yolculuğu ve onun gibi cesur olan dostlarıyla içten, komik, tehlikeli ve gizemli serüveni… Serinin ilk romanı BİR SİYAH İNCİ/ Usulsüz ve Jigolo… Kaderin, aşkın, isyanın ve tutkunun sizi çağıran öngörülemez büyüsü!
Yazar dipnotu: Bu eser bir kurgu romanıdır ve gerçeklerle ilgisi yoktur. Eser argo, küfür ve cinsellik içeren temalar barındırdığından 18 yaşından büyükler için uygundur.-
Keyifle okumanız dileğimle...
✍️🇹🇷🦅🖤🤍🩷
#BirSiyahİnci #NurayDeri #RomComTürkçe #BookstagramTürkiye #GizemliAşkHikayesi
Hüseyin Nihal Atsız’ın sesinden 3 Mayıs 1944
Bu ses kaydı, 21 Nisan 1975'te Atsız'ın Bostancı'daki evinde Reha Oğuz Türkkan tarafından yapılmıştır.
Kayıt, "3 Mayıs" Türkçülük davasında Atsız ile birlikte yargılanan kişilerden biri olan Reha Oğuz Türkkan ile Atsız'ın, yargılandıkları süreç içerisinde yaşadıklarını içermektedir.
Kayıt, Atsız vefat etmeden yaklaşık sekiz ay önce yapılmıştır.
Kayıttaki ilk ses Reha Oğuz Türkkan Hocamız'a, İkinci ses ise H.Nihal Atsız Hocamız'a aittir.
Çalışıyorsunuz, çabalıyorsunuz; tam işe girdim, kadro aldım diye sevinirken, belki gelecek planları yaparken öldürülüyorsunuz.
Araştırma görevlisi Semih Kaçmaz, dürüm yediği sırada yan dükkâna ateş açılması sonucunda gelen kurşunlar nedeniyle hayatını kaybetti.
Bu çeteler, sağa sola kurşun yağdıranlar, toplumun kanayan yarası hâline geldi.
Can alıyorlar, can!
Allah yakınlarına sabır versin.
94 öğrencisi Çanakkale’de şehit olan lise…
I. Dünya Savaşı yıllarında Balıkesir Lisesi öğrencileri, vatan savunması için gönüllü olarak cepheye koştu. Henüz 15-18 yaşlarındaki 94 öğrenci, Çanakkale’de savaşarak şehit düştü.
Bu büyük kayıp nedeniyle Balıkesir Lisesi uzun süre mezun veremedi. Okulun sıraları boş kaldı, bir nesil vatan uğruna toprağa düştü.
Balıkesir Lisesi şehitleri, bugün Çanakkale ruhunun en güçlü simgelerinden biri olarak anılıyor.
(Alp Kırşan)
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Mehmet Akif Ersoy
Seyir defterine her şey yazılır, bir tek şey hariç "Çanakkale Geçildi" çünkü #ÇanakkaleGeçilmez! Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere #18MartÇanakkaleZaferi'ni kazanan kahraman askerlerimizi şükranla ve minnetle anıyoruz...
Prof. Dr. İlber Ortaylı:
“Çanakkale ruhu bir direniştir, Şark ülkelerinde görülmemiş bir vatan savunmasıdır. Buranın sahibi biziz.”
(Gökhan Tarkan Karaman)
"Bir Siyah İnci" bugünden itibaren tüm kitapçılarda!📚🧿
-Gecenin beceriksizce geri çekildiği bir ânın içinde, iç sesi fısıldadı: “Aşkım… Usulsüz aşkım! Karanlığı bile küstürecek kadar güzelsin.”-
4. romanım "BİR SİYAH İNCİ/Usulsüz ve Jigolo"; Türkiye’de Türkçe, yurt dışında 2 dilde sizlerle! Rom-Com tarzı bu romanım; İngilizce basılı 16, İtalyanca basılı 10 ülkede; dijitalde ise her iki dilde de 245 ülkede satıştadır.
İlk olarak, iki dilde yurt dışında yayınlandı ve yurt içi yayınevlerinden bağımsızdır. Türkçe olarak burada da yayınlanmasına açıkçası uzaktım, sonradan ikna edildim diyeyim. Çevirilere de kendim oturmak istediğimden; bir süredir kaybolduğum ki bilhassa üretmek için sosyal medyalardan geri çekilmekten çekinmeyişim size sürpriz değil; çoook yorucu ama çok da keyifli 3 dilde farklı tatta bir yolculuğumdu.
Yine gizemli bir roman ve üzerinde durduğum temalardan... Katmanlı kurgulu girift zıtlıkla; doğal, özgür ve cesur bir dil! Ama hep edebiyat zeminli ve olmazsa olmazım; değerler, mizah, zeka, çoğaltan/özendiren bireysel donanımlı karakterler… Keşke doğruya göz çevirmek için eğriyi sadece edebiyatta, sanatta kullanabilseydik! Hani öylesine, çeşit olsun diye! Ama maalesef… Hayat işte! Demem o ki çerçevelenmiş hayatlarınızdan...
Kitabın dış arka kapağından alıntı:
-Gecenin beceriksizce geri çekildiği bir ânın içinde, iç sesi fısıldadı: “Aşkım… Usulsüz aşkım! Karanlığı bile küstürecek kadar güzelsin.”
Zirveleri bazen yeşil, bazen beyaz gelinlikli güzel Bursa’nın eteklerinde, İnci’nin modern bir aşkın usulsüz ateşinde yanan şehvet yolculuğu ve onun gibi cesur olan dostlarıyla içten, komik, tehlikeli ve gizemli serüveni… Serinin ilk romanı BİR SİYAH İNCİ/ Usulsüz ve Jigolo… Kaderin, aşkın, isyanın ve tutkunun sizi çağıran öngörülemez büyüsü!
Yazar dipnotu: Bu eser bir kurgu romanıdır ve gerçeklerle ilgisi yoktur. Eser argo, küfür ve cinsellik içeren temalar barındırdığından 18 yaşından büyükler için uygundur.-
Keyifle okumanız dileğimle...
✍️🇹🇷🦅🖤🤍🩷
#BirSiyahİnci #NurayDeri #RomComTürkçe #BookstagramTürkiye #GizemliAşkHikayesi
İlber Ortaylı (yurtdışına gitmek isteyen gençlere):
"Buradan kaçarım, giderim, orada yaşarım…
Yaşayamazsın, kimse seni beklemiyor. Beklenen mülteci gruplarından değilsiniz.
Adam olan baba evini terk edip, ahır yapsınlar diye dışarı çıkmaz."
Hayatını bilime adamış, Türk tarihçiliğinin mihenk taşlarından, toplumumuzun sevgisine mazhar olmuş tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
İlber Ortaylı: "İlkokul önlüğümün renklerinden beri Beşiktaş’ı tutarım. Hatırlarım, 100. yılında Beşiktaş şampiyon olduğunda, Ortaköy’de denk geldiğim taraftarla birlikte 2 kilometrelik Beşiktaş bayrağını taşımıştım."
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
İlber Ortaylı'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz...
İlber Ortaylı’nın son paylaşımı:
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in "Türkiye yeni İran'dır; İran'dan sonra sıra Türkiye'dedir" dediği söyleniyor.
İsraillilere tavsiyemiz şudur: Başta başbakanları olmak üzere maliye bakanları Bezalel Smotrich denen adamın, Golda Meir kabinesindeki Dr. Yisrael Katz ile isim benzerliğinden başka hiçbir ilgisi bulunmayan Doktor Katz'ların ve nihayet eski siyasetçi Bennett'in çenesini kıssınlar. Yoksa ne sulh sulha benzer, ne savaş savaşa...
Talihsiz olan şudur ki Trump ile Netanyahu, Amerika'nın doğu sahillerinin aynı tip mahallelerinden çıkma yan ürünlerdir. Diplomaları olabilir; fakat genel kültürleri ve davranış biçimleri son derece düşüktür. Dünyadan haberdar oldukları da söylenemez. Doğu sahillerinin bu tip zevzekleri, Avrupalı devlet adamlarıyla kıyaslandığında oldukça düşük bir entelektüel seviyededir. Chirac'ı, Boris Johnson'ı bir kenara bırakın; kasabalı bir belediye başkanıyla bile mukayese edilemezler. Chirac, devlet adamlarının kalitesindeki düşüşü Fransa'daki lise eğitiminin gerilemesine bağlamıştı.
İnsanız; içimizde kötülük de var, iyilik de. Fakat hiçbir yerin bombalanmasına, hiçbir yerde masum çocukların ölmesine tahammül edemeyiz. Bazı yerlerde insanların duyguları ister istemez kabarır; tahammüller tükenir. İnsanlara yapılan vandallığı sükûnetle karşılamak mümkün değildir.
İspanya ve Türkiye gibi akil ülkelerin öncülüğünde bu vahşiliğe ve saldırganlığa artık dur denmelidir.