@avabdullahguler@RTErdogan Kendi halkının feryadına kulak tıkayan devlet, terörün taleplerine kulak verirse, o devletin adalet terazisi çoktan devrilmiş demektir.
AFYasası MecliseGelsin
Hukuk aynı şartlarda herkese aynı uygulanır. PKK’ya af hazırlayıp adli mahkumau görmemek anayasal eşitlik ilkesini yok saymaktır. Bu tabloyu düzeltecek tek karar: GENEL AF.
AdilFormül GenelAf
Adalet, suç tipine göre değil, kişi ayrımı yapılmadan sağlanır. PKK’ya af verip adli mahkumu ömür boyu mahkûm etmek, eşit yargılanma hakkına aykırıdır. Çözüm: Genel af.
AdilFormül GenelAf
Ceza siyaseti, toplum barışını sağlayacaksa eşit uygulanmalıdır. PKK’ya af gündem olurken adli mahkumu yok saymak hukuk dilinde ayrımcılıktır.
AdilFormül GenelAf
@Mhalukcavusoglu@oktay_saral@abakingurlek Toplumun geniş kesimlerinin ortak beklentisi nettir: Genel Af. Bu adım hem adalet duygusunu güçlendirecek hem de toplumsal barışı pekiştirecektir.
Devletten Beklentimiz
Milyonların BeklentisiAF
@cuneytyuksel_@avkubraortac Sizin keyfiniz geldiğinde atacağınız adımlarla kurtulacak nefes alacak binlerce insan var.
Ağzınızdan çıkan önümüzdeki aylar, günler kelimesi bir mahkum için aynı anlama gelmiyor.
ÖzelDeğil GenelAf
@avabdullahguler@RTErdogan Toplumun geniş kesimlerinin ortak beklentisi nettir: Genel Af. Bu adım hem adalet duygusunu güçlendirecek hem de toplumsal barışı pekiştirecektir.
ÖzelDeğil GenelAf
TCK 158 dosyalarında yaşanan mağduriyetin varlığını artık kimse inkâr edemez. Bu mağduriyetin sahada karşılığı olduğunu Sayın Akın Gürlek’in de gördüğünü ve bu tespiti önemsediğimizi açıkça belirtmek gerekir.
Ancak aynı şeyi yıllardır bu konuda yetki ve söz sahibi olan Sayın Abdullah Güler ve Sayın Cüneyt Yüksel’in yaklaşımı için söylemekte zorlanıyoruz.
Çünkü her yargı paketinde umut veriliyor, beklenti oluşturuluyor, insanlar gün sayıyor. Sonra bir başka gerekçe bulunuyor, konu bir sonraki pakete bırakılıyor. Bu durum artık birçok kişide samimiyet konusunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Cezaevlerinde gördüğümüz hikâyeler artık bir istatistikten ibaret değil.
Bir olayda, Eşiyle aynı evde yaşayan sıradan bir aile babası. Hesabının ve kartının kullanılmasından dolayı aldığı ceza kesinleşti. Sağlık sorunları vardı. Doktora gitmesi gereken dönemde özgürlüğünü kaybetti. Kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. O gün ambulansı arayan eşi de benzer dosyadan ceza aldığı için cezaevine gönderildi. Bugün geriye anne ve babasız büyümek zorunda kalan çocuklar kaldı.
Bir başka müvekkilim 16 yıllık devlet memuruydu. Güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Devletin verdiği görevleri yıllarca eksiksiz yerine getirmişti. Önce görevinden oldu. Sonra çevresinin bakışı değişti. Eşi evi terk etti. Tam bu süreçte babasına kanser teşhisi konuldu. Hem babasının hastalığıyla mücadele etti hem kendi dosyalarıyla. Sonunda hapis cezası aldı. Bir insanın hayatı birkaç yıl içinde bu kadar altüst olabilir mi?
Bir başka genç…Çalıştı, okudu, hayata tutunmaya çalıştı. Hakkındaki birçok dosyadan beraat aldı. İstinaftan beraat kararları geldi. Ama başka dosyalardan verilen mahkûmiyetler nedeniyle eğitimini tamamlayamadı. Süreç içinde babasını kaybetti. Bugün cezaevinde. Son görüşümüzde bana söylediği şey hâlâ aklımda:
“Avukat bey, ben gerçekten bu insanların anlattığı kişi miyim? Ben nereye düştüm?”
Bu soruların cevabını sadece mahkemeler değil, yasa yapıcılar da düşünmek zorunda.
Bayramlar geçiyor, yargı paketleri geçiyor, komisyonlar toplanıyor, açıklamalar yapılıyor ama insanlar hayatlarından yıllar kaybediyor.
Bu nedenle artık “Yargıtay bazı dosyalarda ayrım yapabiliyor” açıklaması yeterli gelmiyor. Çünkü sorun birkaç dosyadan ibaret değil. Sorun binlerce insanın hayatına dokunan yapısal bir sorun hâline gelmiş durumda. Her dosya tekraren söylüyoruz. Yargıtay’a gitmiyor. Abdullah Güler’in artık bunu anlaması gerekiyor.
Bugün beklenen şey ayrıcalık değil.
Beklenen şey, bu insanların sesinin gerçekten duyulması ve artık ertelenmeyen, somut bir adımın atılmasıdır.
#TCK158İbanMağdurları
#TCK158İçtihatDeğilYasa
@omerrcelik@AhmetZenbi40157@KaramikSunay@abdullahdogru01@farukaytek@resulkurt34@dr_ishaksan@MustafaAlkayis@HuseyinOzhan_@avaliozkaya@MvDrHasanArslan@Ruken_Kilerci@cengizaydogdu_@haltinsoy68@avhalukipek@CilezHasan@TugrulTurkes@jsarieroglu@Murat_Alparslan@ZehraNurAydemr@vedatbilgin@selvacam@orhanyegin@zeynepyildiztr@halileldemir@osmangokcek_@kurtcancelebi@fuatoktay@leylasahinusta@kaankoc75@farukcelikcomtr@abakingurlek@YildizFeti@Avkthalilozturk@alimahir@zulkuf__ucar@isamesihsahin@avidrissahin@selcukozdag@dilankuntayan@saffetbozkurt67@cuneytyuksel_@AvOzlemZengin@adalet_bakanlik
@abakingurlek@RTErdogan Türkiye, AİHM’de en çok “adil yargılanma hakkı ihlali” alan ülkeler arasında.
Yani insanlar sadece cezalarını değil, adaletsizliği de çekiyor.
Affetmek, bu adaletsizlikleri telafi etmenin ilk adımıdır.
ÖzelDeğil GenelAf
@abakingurlek@RTErdogan Türkiye’de adalet sistemi artık taşıyamıyor.
Cezaevlerinde 400 bini aşkın insan var, kapasite ise 290 bin civarında.
Yani her üç kişiden biri fazlalık.
Bu tablo “suç artışı” değil, yargı tıkanıklığı demektir.
ÖzelDeğil GenelAf
@abakingurlek@RTErdogan Artık cezalar değil, çözüm konuşulmalı.
Yıllardır süren bu adaletsizlik sarmalını durdurmanın tek yolu Genel Af.
Affetmek zayıflık değil, devletin büyüklüğüdür.
ÖzelDeğil GenelAf
@abakingurlek@RTErdogan Af bir lütuf değil, sistemin kendini onarmasıdır.
Bugün çıkarılacak bir genel af;
🔹 Cezaevlerini rahatlatır
🔹 Yargı yükünü hafifletir
🔹 Toplumsal barışı güçlendirir
🔹 Devlete olan güveni yeniden tesis eder
ÖzelDeğil GenelAf