Büyükşehir Yasası sonrası köyler mahalle oldu ama imar planları yapılmadı.
Tapulu arazisinde ev yapan, hayvancılık için ahır kuran köylü “kaçak” ilan edildi.
Mühürlenen evler, yıkım kararları, ağır cezalar…
AKP iktidarı, üretim yapanı cezalandırıyor.
Bu insanlar, işgalci değil. Kendi memleketlerinde hayata tutunmaya çalışıyorlar.
Tarım ve hayvancılık bu şekilde nasıl ayakta kalacak?
Köyden şehre göçüp, asgari ücretle çalışıp, modern köle olacaklarına, köylerinde efendi olsunlar.
Yaylalar, meralar, otlaklar, yüzlerce yıldır köylünündü.
Bırakın köylüde kalsın.
Gerçekten kaçak yapı yapanlara dokunmayıp, sürekli af çıkarırken, adamın köyüne yaptığı eve karışmayın.
Bunun için yasal düzenlemeleri hep beraber yapalım. Bir kez olsun sermaye sahiplerini, maden şirketlerini, et lobisini değil, vatandaşı düşünün.
Hobi bahçeleri üzerine.
Dün gece yayınlanan yönetmelik, 2020 yılında çıkarılan kanunun birebir aynısıdır.
Pandemi, deprem gibi sebeblerle gecikmeli yayınlanmış bir uygulama yönetmeliğidir.
Kanunda ne varsa yönetmelikte onlar var.
Yani, yeni bir durum değil.
Toprak Koruma Kanunu, Tarım Bakanlığına tarım arazilerini koruma sorumluluğu yüklese de aslında bu sorun, bir imar bir çarpık yapılaşma sorunudur.
Kaçak yapılara yol, su, elektrik, internet hizmet verilemez, suçtur.
İmara aykırı yapılarla ilgili denetim görevi de belediyelere aittir.
Ne yazık ki bu sorun, zamanla, çarpık yapılaşmanın ötesinde, dar gelirli vatandaşların tarımsal hobisi üzerinden aracıların rantına dönüştü.
Ayrıca, Sözcü’nün yazdığı ‘11 bin hobi bahçesi’ verisi de doğru değil, tahminler çok üzerinde.
Gelelim sadede.
Belediyeler kaçak güreşiyor, bakanlık yasayı uygulamak istiyor, bahçe sahipleri tepkili.
Ortada bir sorun var.
Sorun, imar sorunuysa, bunun için imar affına ihtiyaç var, o da meclisin görevidir.
Bakanlık yetkisini aşar.
Herkesin birbirini ispiyonladığı yerde idare de olmaz.
Şimdi top mecliste.
Mevcutları güvence altına alıp bundan sonra yapılacak olanları yasaklayan düzenleme, bir torba kanuna konabilir.
Eğer, istenirse.
Son olarak Tarım Bakanımız @ibrahimyumakli ‘yı aradım, tartışmadan üzüntülüydü, o da sorunun meclisten çıkarılacak kanunla çözülebileceğini söyledi.
Arz olunur.
TBMM Genel Kurulu'nda çalışmalarımız devam ediyor...
Savaş gündemi arasında hakkını arayan vatandaşlarımızın talepleri unutuldu sanılmasın.
Emeklilerimiz,
Kademeli emeklilik bekleyenler,
Yardımcı Hizmetler Sınıfı,
Kamu mühendisleri,
Atama bekleyen öğretmenler,
Mülakat mağdurları,
Yapı Kayıt mağdurları,
Diploma denkliği mağdurları,
talepleriniz her zaman gündemimizde.
Yapı kayıt mağdurlarının sesine kulak veriyoruz.
İnsanlar yıllarca birikimini yatırdı, bedelini ödedi. Özellikle deprem bölgelerinde, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman başta olmak üzere vatandaşlarımız yeni bir hak kaybıyla karşı karşıya bırakılamaz.
Kazanılmış haklar korunsun, mağduriyetler giderilsin.
Yapı Kayıt sorunu ülke genelinde milyonlarca vatandaşı ilgilendiren bir durumdur. Bu sorun, siyasetin oy hesabı yapılmamalı.
"İMAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİMİZ"
2018 yılında yürürlüğe giren “İmar Barışı” yasası 31.12.2017 tarihinden önce yapılan yapıları kapsasa da, 2017 Kasım ile 2018 Mart ayları arasındaki uydu görüntülerinin eksikliği nedeniyle birçok vatandaşımız mağdur olmuştur. Uydu görüntülerinin güncel olmaması, bölgeden bölgeye farklılık göstermesi, bazı bölgelerde geriden gelmesi ya da hiç bulunmaması özellikle kırsal alanlarda yapılan küçük yapıların tespitinde ciddi sorunlara yol açmış; bu durum ise yaklaşık 10 milyon kişinin hak kaybına uğramasına neden olmuştur.
Ayrıca “Büyükşehir Yasası” ile köylerin mahalle statüsüne geçirilmesi sonucunda kırsalda yaşayan vatandaşlarımız da mağdur olmuştur. Bu değişiklikle birlikte köylerde barınma, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılan yapılar ruhsatsız sayılmış ve şehirlerdeki yapılarla aynı kurallara tabi tutulmuştur. Oysa yasada yer alan belediyelerin iki yıl içerisinde imar planlarını yapması veya yaptırması şartı birçok belediye tarafından yerine getirilmemiştir. Bu yükümlülüğün uygulanmaması nedeniyle bugün köylerdeki pek çok yapı fiilen kaçak duruma düşmüş, söz konusu durum kırsaldaki yapı kayıt sorunlarını daha da artırmıştır.
Bu mağduriyetleri gidermek amacıyla meclise sunulan kanun teklifinin temel amacı imar barışı kapsamında vatandaşlarımızın kendi mülkü üzerinde yatay mimari ve afet riski taşımayan, afet risk raporu almış yapıların kayıt altına alınarak vatandaşlarımızın sorunlarını çözmektir. Kanun teklifi özellikle depreme dayanıklı yapıların korunmasını hedeflemekte, fay hattı üzerinde bulunan veya doğal afetlere karşı dirençsiz yapıları kapsam dışında bırakmaktadır.
Teklifte, yapıların denetimi için en az 20 yıllık deneyime sahip uzman mühendislerin görevlendirilmesi öngörülmüştür. Ayrıca zemin etüt raporlarının hazırlanması, fay hattı araştırmalarının yapılması ve binaların dayanıklılığının bilimsel testlerle belirlenmesi şartı getirilmiştir. Ruhsatsız ilave katların bulunması halinde ise yapının temelden itibaren incelenmesi zorunlu tutulmuştur. Kanun teklifinin amacı; sağlam yapıların korunarak milli servetin israfını önlemek, barınma hakkını güvence altına almak ve kira krizine çözüm üretmektir. Bununla birlikte bugün hukuken yok hükmünde sayılan pek çok yapıda vatandaşlarımız fiilen yaşamını sürdürmekte, ancak bu yapıların en temel ihtiyaçları olan elektrik ve su abonelikleri yapılamamaktadır. Bu durum mevcut sistemin vatandaşları zorunlu olarak kaçak kullanıma yönelmelerine yol açarken, belediyelerin ve devlet hazinesinin de herhangi bir gelir elde edememesine neden olmaktadır. Yapıların kayıt altına alınmasıyla hem bu mağduriyetlerin giderilmesi hem de kamu kaynaklarına katkı sağlanması mümkün olacaktır. Yapı kayıt belgesi sahiplerinin mağduriyetini gidermek, mülkiyet sorunlarını çözmek ve afetlere dayanıklı yapıların tespitini sağlamak öncelikli hedefler arasındadır. Bu toplumsal sorunun çözümü, yalnızca belirli bir kesimi değil tüm ülkeyi ilgilendiren bir mesele olarak ele alınmalı; bu sorun sadece bizlerin değil, TBMM çatısı altında yer alan tüm siyasi partilerin ortak irade ortaya koyarak müşterek akılla çözüme kavuşturması gereken bir konu olarak değerlendirilmelidir.
Doğan Bekin
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
İstanbul Milletvekili
Yürürlükteki İmar Kanunu’nda önemli değişiklikler yapmayı öngören kanun teklifimizin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine ilişkin önerge AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi!
Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Doğan Bekin, İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz üzerine TBMM Genel Kurulu’nda konuşma gerçekleştirdi.
YAPI KAYIT MAĞDURLARI İÇİN VERDİĞİMİZ KANUN TEKLİFİ AK PARTİ VE MHP'NİN OYLARIYLA REDEDİLDİ.
(İmar Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifimizin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergemiz üzerine Genel Kurul'da yaptığımız sunuş konuşması sonrasında yapılan oylamada AK PARTİ ve MHP'nin oylarıyla RED edildi.)