Sayın Bakanım, orası vahşi hayvanların olduğu bir hayvanat bahçesi değil; her kesimden vatandaşın hizmet aldığı bir kamu alanıdır...
TÜVTÜRK’te onlarca çalışanın bir polise vahşi köpekler gibi saldırması ve olayın ardından yalnızca iki kişinin tutuklanması kamu vicdanını derinden yaralayan kabul etmediğimiz bir durumdur...
TÜVTÜRK istasyonunda istasyon çalışanları tarafından açık bir cinayet işlenmiş, bir polis katledilmiştir...
Böylesi bir vahşetin yaşandığı bir işletmenin faaliyetini sürdürmesi hukukla, adaletle ve kamu düzeniyle bağdaşmaz...
İbret-i âlem için yapılması gereken; hukukun tüm yaptırımlarını işletmek, işletmenin faaliyetlerinin derhal durdurulması, işletme ruhsatının iptali ve sorumluluğu bulunan herkesin en ağır şekilde hesap vermesidir...
Devletin kolluk mensubuna uzanan el karşılıksız kalır ve o eller kırılmazsa, adalet de caydırıcılık da zedelenir...
Nasıl ki bizi en ufak bir meselede ve haksız ve gereksiz yere hemen tutukladılarsa bu vahşilerin tamanının da tutuklanması gerekirdi...
"Birinin gidişi, diğerinin gelişini hazırlar. Bir şeyin bitişi, diğerinin başlangıcını. Bur kapının kapanışı, diğer kapının açılışını. Bu yüzden ne gidişlerden kork, ne bitişlersen, ne de kapanan kapılardan.."
Dünyanın her yerinde yolsuzluklar ortaya çıksın diye insanlar sokağa dökülüyor. Sadece Türkiye’de yolsuzlukların üstü kapansın diye sokağa çağrılıyor insanlar!
Yine tersten tarihe geçtik!
Bugün öğrencilerimden duyduğum ve bana mutlu hissettiren cümle:
"Hocam üç yıldır bu okuldayım dkab alanında hem otoriter hem de dersi keyifli kılan ve öğrenciyi seven ilk öğretmenimizsiniz.Her derste uyumama rağmen uyuyamıyorum.Siz okul müdiresi olsanız harika olur:)."Dedi 12/A🥲
Sahip olmadan düşlediğimiz nasibin, gün gelip de sahibi olduğumuzda yaşayabileceğimiz hüsrandan, her şeyi düzelteceğini sandığımız duanın çoğu zaman yetersiz kalmasından, başlangıcı olan ama devamı gelmeyen nasipten, devamı gelse de hayrını kaybeden başlangıçtan Allah'a sığınalım