⚫️9 bin PKK'lı teröristi affedecekler!
👉Bir telaş, bir heyecan, bir mutluluk!
💡Yasayı bir an önce Meclis'ten geçirmek istiyorlar.
👉Pazartesi günü saat 14.00'te açılması gereken Meclis'in sabah saat 11.00'de açılması için önerge verdiler.
👉İhanet sürecinin destekçileri tarafından önerge kabul edildi.
👉Yasanın 3 saat önce tartışılması, onaylanması ve "teröristlere müjdeli haberlerin verilmesi" için büyük bir yarış ve çaba içerisindeler.
🇹🇷Tarih önünde hesap vereceksiniz!
#İhanetinZamanAşımıYoktur
@ramazanyildiz89@tuketicideney Hiçbir şey olmaz. Şuan tüketiciyi koruyan herhangi bir kurum yok. FLO ya ayakkabı gönderdim, değişim kararı olmasına rağmen hediye çeki vermek istediler kabul etmeyip Thh başvurdum ve ret yedim. Bu devlet vatandaşının hakkını asla savunmuyor
➖Eli kanlı katilleri affetmek için, onları Meclis’e sokmak için büyük bir telaş, hummalı bir çalışma var!
➖İmralı canisi biliyor!
➖Kandil eşkıyaları biliyor!
➖Saray biliyor!
🇹🇷Savaş meydanlarında kurulmuş, Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiş Gazi Meclis'in temsilcileri bilmiyor.
💡AKP'li vekiller imzalamış ama onlar da görmemiş yasa teklifini; yani onlar da bilmiyor.
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
@ClassHaber_@agacliyol_ Sen yine de haber vermeye devam et. Trabzon devreye girmiş falan hikaye. Salah denen herife 22 veren başka enayi var mı onu düşün, ayrıca Trabzon o parayı versin üstüne kulübün tapusunu versin
@morkocmuharremm Millet olmamız istenmiyor, bu sebeple resmi bayramlarımız bile eskisi kadar coşku ile kutlanmıyor. Ülkemizi abd mandası olmaktan kurtarmaliyiz.
Zaten çok büyük maddi sıkıntı içinde debelenen milletin sırtına devasa bir yük daha.
Millet neden ödemek zorunda olsun ki uluslararası suç işleyen, yolsuzluk yapan hükümet yetkililerinin pisliğinin bedelini, iktidardakiler ödesin suçlarının cezasını.
Aşağıdaki Arap ülkelerinin hepsi Atatürk’ten nefret eder! Nedenleri aşağıda yazılı!
1- Bahreyn
2- Birleşik Arap Emirlikleri
3- Cezavir
4- Cibuti
5- Çad
6- Etiyopya
7- Fas
8- Filistin
9- Irak
10- Katar
11- Komorlar
12- Kuveyt
13- Libya
14- Lübnan
15- Mısır
16- Moritanya
17- Bati Sahra
18- Suudi Arabistan
19-Somali
20-Sudan
21-Suriye
22-Tunus
23- Umman
24- Ürdün
25-Yemen
— Bu 25 devletin hiç birinde Demokrasi ve insan hakları yoktur, bu devletlerin hepsi kadınlar için açık cezaevi ya da yarı açık cezaevi konumundadır.
- Hiç birinde yönetim Laik değil.
- Dünya piyasalarında satılan bir tek markaları yoktur.
- Hemen hepsi şeriat ile yönetilir,
- Laiklik olmayınca çağdaş eşitim de yok.
- Sporda, sanatta, bilimde yoklar.
- Hiç birinde serbest muhalefet yoktur.
- Hiç birinde özgür basın yoktur.
- Medeni dünyanın bunlardan öğreneceği hiç bir şey yok.
— 57 İslam ülkesinde üniversite sayısı 500'Ü geçmezken (ki çoğunun dünya gerçeklerinden haberi yok) ABD'de 5700'ün üzerinde araştırma yapan üniversite var.
— Hemen hemen hepsinde kan gözyaşı iç çatışma ya da savaş var.
— Halkı Müslüman ve Arapça konuşan Yemen, Müslüman ve Arapça konuşan S. Arabistan, Mısır, Ürdün tarafından yıllardır acımazsızca bombalanıyor, milyonlarca Yemenli açlığın ve koleranın pençesinde inim inim inliyor.
— Bu ülkelerin yöneticilerinin hepsi Türk'ten, Türkiye Cumhuriyeti Devrimlerinden, kadın haklarının gelişmiş olmasından, Atatürk'ten nefret ederler...
— Türk halkı çok uzun zamandan bu yana emperyalist bir proje gereği, Araplaştırılmak isteniyor...
— Felaket başa gelmeden, Türkiye'mize, Türkiye Cumhuriyetine, Türkçe'mize, Laik yönetim sistemine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak zorundayız...
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl