Litresi 100 TL olan mazotla ne tarladaki traktör döner ne yoldaki kamyon ilerler! Üretim durma noktasına geldi. Genel Başkanımız Sn. Yavuz Ağıralioğlu’nun da gür sesiyle haykırdığı gibi: Milletin cebindeki bu yangını derhal söndürün!
#BirDepoServet
Demografimiz için uyarıyorsunuz.
Sınırlarımız için tedbir sözü veriyorsunuz.
Uyuşturucuyla, mafya ve çetelerle mücadele edeceğinizi söylüyorsunuz.
Mülkiyet güvencesinden söz ediyorsunuz.
Peki bunca yıldır neredeydiniz?
İş insanı yarın başına ne geleceğini düşünerek yaşıyorsa, dışarıdan sermaye beklerken güven ortamını sağlayamıyorsanız önce biraz da geçen yıllarınızın muhasebesini yapın.
Köprüleri, yolları üç beş adama peşkeş çekmenize, milletin malını talan etmenize müsaade etmeyeceğiz!
İlla satacaksanız çıkarın hisseleri borsaya, vatandaş alsın. Bu millet kendi servetine ortak olsun! #KöprüleriMilletAlsın
17 Ağustos 1999 saat 03.02… ⏱️
Sakarya’mızın ve Serdivan’ımızın kalbine düşen o büyük acıyı unutmadık, unutturmayacağız!
Deprem değil ihmal can alır. Serdivan’ımızı dirençli ve güvenli kılmak en büyük sorumluluğumuzdur.
Deprem şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. 🤲
#17Ağustos1999
Bu partili cumhurbaşkanlığı sistemine bağlı bir savrulma var sistemde, görünüyor. Bir denetimsizlik var, görünüyor. Bir keyfilik var.
Siyasetin baskın gücünün devletin bütün kurumlarında, yargıda bile hissedildiği bir alan var, görünüyor.
Ama ona rağmen mazeret yeri değildir muhalefet; muhalefet mazeret beyan etmez!
Rotamız millet: Durağımız İstanbul…
Kalkınma Politikaları Başkanımız Sayın Sedat Yalçın, “Rotamız Millet” programı kapsamında İstanbul Zeytinburnu'nda vatandaşlarımız ve basın mensuplarıyla bir araya geldi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zeytinburnu Sosyal Tesisleri'nde basın mensuplarıyla buluşan Sayın Yalçın, Kapalı Cuma Pazarı'nda esnafımızı ziyaret ederek pazarcı esnafıyla sohbet etti, önlük giyerek tezgâh başında onlara eşlik etti.
Program kapsamında Tüm Rumeli Türkleri Dayanışma Derneği ve Türkiye Emekliler Derneği Zeytinburnu Şubesi'ni de ziyaret eden heyetimize, İstanbul İl Başkanımız Sayın Cahit Vural ve MYK Üyemiz Sayın Nigar Ayyıldız da eşlik etti.
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun