Galatasaray Sevdalısı Atatürkçü France Football Sociologique-Hayata İnsanlara Saygı Ve Anlayış Duyan Kendine Romantique Hüzün ve Mutluluk Karmaşasnda Yoğrulmuş
#OKANBURUK hocam gördün ki ilerleyemiyoruz eski oyuncular görevini ve miladını doldurdu. Artık cesaret vakti Rhenato Nhaga yı artık ilk 11 de kullan bunu 2 maç üst üste yap bu çocuğa göreceksin o özgüven yüklemesi sana milyonluk oyuncu kazandıracak @GalatasaraySK Cesaret lütfen
• En uzun aralıksız (kesintisiz) antrenörlük: #OkanBuruk. 23 Haziran 2022’de göreve başladı. 13 Temmuz 2026’da 1481 güne ulaşarak Fatih Terim’in rekorunu geçti. Günümüz (12 Eylül 2026) itibarıyla süresi 1542 gündür (yaklaşık 4 yıl 2,5 ay) ve hâlâ görevdedir.
BOŞANMALAR PSİKOLOGLAR YÜZÜNDEN ARTTI!
Kadın müthiş tespit yapıyor.
Aile terapistleri ne zaman insanlara evlilikte asıl önemli olan şeyin aşk ve kendilerini değerli hissetmeleri olduğunu vurguladı.
Boşanmalar ciddi patlak verdi.
Aşk aranıyor da şefkat neden aranmıyor?
🚨Salah’ın karşılamasında üzerindeki Galatasaray forması çıkarılan taraftara, Trabzonlular Federasyonu Genel Başkanı tarafından “M. Salah” yazılı sarı-kırmızılı forma hediye edildi.
“Evinizi görebilir miyiz?” videolarının zirvesi olabilir.
Paris’te random bir beyefendinin 40 yıldır yaşadığı evin içerisi ve manzarası izleyenleri büyüledi.
Nuri Bilge Ceylan’ın “Mayıs Sıkıntısı” filminde çok anlamlı bir sahne vardır.
Çocuk oyuncu Ali, babasından müzikli bir saat ister. Babası ise saati düşürüp kıracağını düşünerek almaz.
Halası, Ali’ye bir yumurta verir ve şöyle der:
“Bu yumurtayı 40 gün boyunca kırmadan cebinde taşırsan, babanı sana saat almaya ikna edeceğim.”
Kasabada film çekimi için bulunan yönetmen ise Ali’ye küçük bir öneride bulunur:
“Ali, bunu kaynatıp taşırsan kırılmaz.”
Ali’nin cevabı ise çok şey anlatır:
“Olmaz, hilelik olur.”
İşte mesele tam da burada başlıyor…
Bir çocuğun istediği anda her şeye sahip olmasıyla, bir şeyi elde edebilmek için sorumluluk alması, sabretmesi, emek vermesi ve beklemesi arasında; dünyayı algılama ve zamanı kavrama açısından büyük bir fark vardır.
Peki biz bugün ne yapıyoruz?
Çocuklarımızın çoğu isteğini hemen yerine getiriyoruz. Aldığımız eşyadan kısa sürede sıkıldıklarında ya da eşya bozulduğunda çoğu zaman yenisini alıyoruz.
Böylece çocuklar yalnızca eşyanın kıymetini ve tasarrufu öğrenememekle kalmıyor; hayatın öğrettiği çok önemli bazı değerlerden de mahrum kalıyor:
Tutumlu olmak…
Yetinmeyi bilmek…
Çabalamak…
Sorumluluk almak…
Bir şeyi hak etmek…
Ve bir şeye ulaşabilmek için sabırla beklemek…
Belki de çocuklara verebileceğimiz en büyük şey, her istediklerini hemen almak değil; bazı şeylere emek vererek ulaşmanın değerini öğretmektir.
⚫️ Psikolog Fatih Reşit'in kapitalizm hakkındaki yorumu;
“Kapitalizm erkekleri sevmiyor. Erkek aile reisi ise, erkek ev ekonomisinde söz sahibiyse kapitalizmin gemisi yürümüyor.”
“Onun için ne yaptı? Kapitalizm kadını evden çıkarttı, çalıştırdı, kendi parasını kazanmasını sağladı. Sadece kadının parasını almakla yetinmedi, onu erkeğine karşı kışkırttı. Erkeğin hükümranlığını, otoritesini yerle yeksan etti.”
“Edremit'e gittim, el yapımı zeytinyağlı sabun. Dedim bana bir torba ver. Bir torba aldım, bir yıllık kozmetik ihtiyacımı karşıladım. Şampuan yok, saç şekillendirici yok, saç kremi yok. Kapitalizm beni ister mi? Onun için kapitalizm ne diyor? 'En iyi erkek ölü erkektir.'” (psk.fatihresitcivelekoglu)
Bir Profesörden Unutulmayacak Davranış...
Üniversite profesörü Sydney Engelberg, ders sırasında yaşanan bir olayla dünyanın birçok yerinde takdir topladı.
Ders esnasında öğrencilerinden biri, yanında getirdiği bebeğiyle sınıftaydı. Bir süre sonra bebek ağlamaya başladı. Anne, rahatsızlık verdiğini düşünerek bebeğini alıp sınıftan çıkmak istedi.
Ancak Profesör Engelberg buna izin vermedi.
Bebeği annesinin kucağından nazikçe aldı, kendi kucağında sakinleştirirken dersini anlatmaya devam etti. Öğrencilerin aktardığına göre, ne dersin akışı bozuldu ne de konular aksadı. Profesör, büyük bir sakinlik ve doğal bir tavırla dersini sürdürdü.
Normal şartlarda bu yaştaki çocukların derse getirilmesine izin verilmese de, Engelberg'in yüksek lisans öğrencisi olan annelere her zaman anlayışla yaklaştığı biliniyor. Hatta gerektiğinde sınıfa yiyecek getirmelerine bile izin verdiği ifade ediliyor.
Bu yaklaşımının arkasındaki düşünce ise oldukça anlamlı:
"Bir anne, annelik ile eğitim arasında seçim yapmak zorunda kalmamalıdır. Eğitimli bir anne, yalnızca kendisini değil, yetiştireceği nesilleri de güçlendirir ve ülkesinin gelişimine katkı sağlar."
Empati, anlayış ve eğitime verilen değer... Bazen bir öğretmenin sergilediği küçük bir davranış, unutulmayacak büyük bir ders olabilir.
Metro Turizm yolcusu, yaşadığı mağduriyeti anlattı:
🔹 “23.45’te gelmesi gereken otobüs 01.15’te geldi ve terminale girmeden beni yol üzerinden aldı.”
🔹 “Ücretini ödediğim tekli koltuk başkasına verilmişti. Arka koltukta yolculuk yapmak zorunda kaldım.”
🔹 “İçerisi çok sıcak ve kötü kokuyordu. Klimayı açmasını istediğim muavin, ‘Ne açacağım lan’ dedi ve klima yol boyunca açılmadı.”
🔹 “Bilet ücretimin iadesini ve ilgili personel hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum.”