Dedi ki: Yaşamak için ekmek yeterli olabilir. Var olmak ise amaç, anlam, sevgi, onur ve acı da gerektirir.
Benliğimizi aşan bir gaye, kalbimizi tatmin eden bir mana, sevgiyle tutulacak bir el; kimseye eğilmeyen bir baş ve bizi biz yapan asil sızılar gibi…
@abdullahahmethc Rivayet, bir haberin, sözün veya olayın başkalarına anlatılması, nakledilmesi veya halk arasında dolaşan söylenti anlamına gelir. Genellikle doğruluğu kesin olarak kanıtlanmamış, kulaktan kulağa yayılan bilgileri ifade etmek için kullanılır. Önce Türkçe nin anlamını bilelim
"Unutulacaksın, hiç olmamışsın gibi
Unutulacaksın bir kuşun ölümü gibi
Terk edilmiş bir kilise gibi unutulacaksın,
Geçici bir aşk gibi
Ve kar altındaki bir gül gibi... unutulacaksın"
Bu hayat bana; birisinin durduk yere pencere açtıran derdi değil, nefessiz kaldığında hayata tutunmak için koştuğu pencereden gördüğü gökyüzü olması gerektiğini öğretti. İnsan insana, her şeyden önce nefes veren o pencere olabilmeli.
Yıldız Kenter şöyle demiş;
Görmezden gelmek saflık değil, zekadır.
Her şeye karşılık verirsen, tükenirsin.
Her sesi dikkate alırsan, aklını kaybedersin.
Bazı şeyleri bilerek yok saymak
“Ruhunu Korumaktır.” :)
“Anlamayana anlatmayın, görmezlikten geleni görmeyin, her şeyinize sağır olan birini hiç duymayın.Hiçbir şey ifade etmediğiniz kimselere büyük anlamlar yüklemeyin. Yalnız da kalsanız öylesine vakit geçirilen biri olmaktan kendinizi kurtarmış olursunuz.Önceliğiniz kendiniz olsun.”
“Ve bir insanı sevmek,
O'nun hikayesini sevmektir ..”
Çünkü insan, anılarının izleriyle, acılarının diliyle ve henüz doğmamış umutlarının siluetiyle dokunmuş bir varlıktır; birini sevmek, o varlığın tüm incinebilir derinliklerini birlikte taşımaya razı olmaktır.
“Bir yerin özlemini duyduğumuzda, gerçekte, o yere karşılık gelen zaman dilimini arıyoruzdur; yerleri değil
zamanları özleriz..”
• marcel proust, kayıp zamanın izinde