Aynen öyle cücüllatam çok Doğru tespit. Herkese nasip olmaz. Insan kendisinin tertemiz ve mis gibi olduğunu bildiği zaman işte böyle salınarak giriyor her kapıdan içeri çooook şükür. Sonuçta iki tık fazla alayım diye insanların hayatlarını hiçe sayarak haber yapanlar için de bizim bir serzenişimizin olması çoook normal .
esas anormal olan Bunu sanki dev bir mağduriyete çevirip inlemeniz tek lafla hüzün kapladınız az daha eleştirilseniz ne olacaksınız acaba.
@cuneytozdemir
Erkan Baş: "Belki rivayettir ama Atatürk, 'bu memlekete her şeyi öğrettim uşaklığı öğretemedim' diyor. Erdoğan, bir konuda Atatürk'ü geçti, bize uşaklığı da öğretti.
Uşaklık onurlu bir meslektir ama ABD'ye uşaklık... bi gerdan kırmadıkları kaldı Trump karşısında. Bunların suratına tükürün, bu ülkede istenmediklerini bilsinler."
Gökhan Günaydın:
"Vatan satılıyor uyanın"
Suudi Arabistan şirketlerine;
Arazi Bedelsiz
TAHSİS
KDV-ÖTV yok
MUAFİYET
30 yıl $ bazlı enerji alımı
GARANTİ
Uluslararası tahkim
İMTİYAZ
Yerli firma yok
REKABETE KAPALI
Bu anlaşma bir KAPİTÜLASYON
Üstelik pusula SAHTEKARLIĞIYLA
I have been a journalist for 32 years and spent many of those years as a diplomatic correspondent. I have covered numerous NATO meetings and summits, including those held in Washington and Brussels.
Unfortunately, due to NATO’s accreditation restrictions, I will not be able to cover the NATO Summit taking place in my own city, Ankara.
This shame is yours Allison Hart @NATOpress .
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Timur Soykan: İlk defa biz Türkiye’ye bunu duyurduk. Dedik ki bu olayın arkasında ne olabilir? Ne olabilir yani? Çok karmaşık bir hikaye.
Şimdi arkadaşlar İBB davasında bir tane parayı yakalayamadılar ya yolsuzlukla ilgili yani hiçbir delil yok para yoksa delil yok zaten. Milyar dolar bunlar yolsuzluk yaptı diyorsunuz para nerede? Buharlaşmaz ki para yani ya da böyle yakılmaz ki bir yerde bulursunuz onu.
Şimdi bunun olmadığına bazıları da ikna olmuş demişler ki ya bu para olmalı yani demişler ve Erhan Karaal'ı kaçırmışlar.
Meğer bundan kaçırılmış adam. Adamı alıp götürmüşler kafasını kapatmışlar. En son bir yere götürmüşler, bir yere kapatmışlar adamı.
Ve adama sürekli şunu söylemişler.
"Sen Kültür AŞ’desin sizde 300 kilo altın varmış, 300 kilo altını ver…"
Arkadaşlar iddianame boş olunca efsaneler de böyle büyüyor o ülkedeki yeraltı dünyası da bunları gerçek zannediyor."
Uzun analizlere gerek yok: Kılıçdaroğlu, CHP’yi AKP karşısında yeniden ikinci partiye düşürmesi için görevlendirildi. Saray nezdinde Bay Kemal’den Kemal Bey’e dönüşmesi, bu görevlendirmeyle ilgilidir.
Kılıçdaroğlu eskiden AKP’ye kötü muhalefet yaparak hizmet ediyordu; kendisinden sonra CHP birinci parti olunca bu kez doğrudan CHP’ye muhalefet ederek AKP’ye hizmet ediyor.
Bunu şu şekilde de ifade edebiliriz: Kılıçdaroğlu dün AKP’ye kazandırıyordu, bugün CHP’ye kaybettirmek için koltukta.
Hile hurda, katakulli bu iktidarın alametifarikasıdır ama bu kadarına da pes artık! İktidar milletvekillerini, yurttaşın oyuyla Meclis’e gelip Saray’ın talimatları doğrultusunda el indirip kaldırmaktan başka bir şey yapmadıkları için eleştiriyorduk, artık onu bile yapmıyorlar.
Yoklama yapılırken sahte pusula verdiklerini görmüştük, bu defa doğrudan sahte oy kullanmışlar. Pervin Hanım’ın dikkatinden kaçsa kanun maddesi sahte oylarla kabul edilmiş olacak!
Kanun oylamasına gelip oy bile kullanmayacaksanız, istifa edin. Sizin yerinize temsil etme sözü verdiğiniz herhangi bir vatandaş gelip otursun, memlekete sizden 100 bin kat daha faydalı olur!
Müjdat Gezen, Silivri'de:
"Ekrem İstanbul'un evladı, hepimizin evladı. Bugün doğum günüydü onu yalnız bırakmak istemedik, geldik."
"Böyle bir mahkeme salonu ilk defa görüyorum. Ben istiyorum ki komedileri sadece biz yapalım ama olmuyor."
Bir parçası olmaktan gurur duyduğumuz Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümünde, iktidarın polis şiddetiyle yaşamdan kopardığı gençleri saygıyla anıyorum.
Tüm Gezi tutsaklarına; Can Atalay’a, Mine Özerden’e, Çiğdem Mater’e, Tayfun Kahraman’a, Osman Kavala’ya özgürlük talebimizi yineliyorum.
Memleketine, haysiyetine ve ağaçlarına canı pahasına sahip çıkanların hareketidir Gezi. “Ben yaptım, oldu” zihniyetinin bu topraklarda asla egemen olamayacağının kanıtıdır. Ne zaman umutsuzluğa kapılır gibi olsak hatırlayıp yeniden güç bulduğumuz günlerdir, onurdur, kutup yıldızıdır.
Düşlerimizdeki özgür dünyayı gerçek kılmak için Gezi’den öğrenmeye, ruhunu yaşatmaya, pes etmeden mücadeleye devam edeceğiz. Mutlaka biz kazanacağız!