Sunucu Bekir Develi, AHBAP'ın peşine takılıp dolandırılanlara bir hikaye ile yorum yaptı:
“1960 yılında Anadolu'nun bir şehrinde akıl hastahanesinden deliler kaçıyor .
Görevlilerin ihmali neticesinde .
Şehirde büyük bir panik oluyor.
412 akıl hastası şehrin sokaklarına dağılıyor.
Yetkililer panik oluyor, Başhekim'e koşup ' Ne yapacağz, nasıl toplayacağız?'
Başhekim, 'O iş bennde' diyor.
Personelini de yanına alıp şehrin merkezine gidiyor, lokomotif gibi sesler çıkarıyor.
Çuf çuf çuf diyerek bir tren oluşturuyor.
Fark ediliyor ki bütün deliler, arkasına takılıp vagon oluyorlar.
Gün sonunda tekrar akıl hastahanesine döndüklerinde kaçan 412 kişi haricinde gelen kişi sayısının 610 olduğunu fark ediyorlar.
Asrın felaketinin yaşandığı gece bu treni Türkiye'de, Haluk Levent oluşturdu.”
Ahmet Hakan:
📍"Haluk Levent olayından çıkarılacak 6 ders var."
1- "İktidara olan nefretiniz, bir kumarbaz tarafından dolandırılacak kadar yüksek olmasın."
2- "Kumarla sorunu olan birini, yardım dağıtma sorumlusu olarak konumlandırmadan önce üç kere düşünün."
3- "Devlet Bahçeli, herhangi biri hakkında olumsuz görüş bildirmişse... Mutlaka dikkate alın."
4- "Her İzmir Marşı söyleyenin, her Atatürk diyenin, her AK Parti karşıtının peşine takılmayın."
5- "Devlete güvenmeyip AHBAP’a güvenmek... Belki ilk etapta tatlı gelebilir. Acısının sonradan çıkacağını unutmayın."
6- "Başkalarına 'koyun, aptal, cahil, kandırılmış' falan demeden önce şöyle bir kendinize bakmayı ihmal etmeyin."
Anıtkabir’de tarihi görüntüler.
Nöbet değişimi sırasında Anıtkabir’deki dev Türk bayrağının gölgesi Askerlerimizin üzerinde dalgalandı.
Ortaya bu sinematik görüntüler çıktı.
Aykırı / Ankara
🚨 Amerikalı bir sosyal medya kullanıcısı, Erdoğan’ın NATO liderlerine silah hediye etmesini yorumladı:
Erdoğan bunu yapmakla bir dahiydi. Bu tek hareket, Avrupa NATO üyelerinin tamamını devasa korkaklar olarak ifşa ediyor.
Sen orada ulus-devletin çıkarlarını bir askeri ittifakta temsil edip savaş hakkında konuşuyorsun.
Zirveye ev sahipliği yapan ulusun lideri sana bir tabanca hediye ediyor. Ve senin ulusun o kadar boyunduruk altında, o kadar kadınsılaştırılmış, o kadar bariz zayıf ki, onu bile elinde tutamıyorsun.
Erdoğan'dan ustalıkla 200 IQ'luk hamle.
Yunan Medyası:
— Türkler, Miçotakis’i mehter marşıyla karşıladı.
— Verilmek istenen mesaj açık ve netti.
— Çünkü bu marşın sonunda ‘Türkler geliyor’ deniliyor.
🔴 Bulgar yazar Sophia Proneikos:
▪️"Tarihin beni şaşırtmaktan asla vazgeçmeyen bir huyu var: Neredeyse hiçbir zaman yok olmuyor."
▪️"Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğreniyor ki, modern insanlar ona artık ‘tören protokolü’ demeye başlıyor."
▪️"İşte tam da bu yüzden, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masası etrafında yaşanmadı."
▪️"Bu sahne, 21. yüzyılın en güçlü askerî ittifakının liderleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, karşılarında Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihî üniformalı askerler dururken, dünyanın en eski askerî bandosu olan ‘Mehter’in sesiyle karşılandığında, henüz ilk el sıkışmadan bile önce filizlendi."
▪️"Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: Savaş sonrası dünyanın bir simgesi olarak 1949’da kurulan bir askerî ittifak, kökleri on üçüncü yüzyıla kadar uzanan bir askerî geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına adım atıyordu."
▪️"Mehter hiçbir zaman sıradan bir askerî bando değildi; o bir silahtı."
▪️"Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a ya da Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa ‘kös’ davullarının gürlemesi olur, ardından ‘zurna’ların keskin sesi, pirinç borular ve birbirine çarpan ziller gelirdi; çünkü bu müzikorduya yalnızca eşlik etmez, bizzat ordunun bir parçasını oluştururdu."
▪️"Amacı askerleri eğlendirmek değil, düşmanı daha savaş bile başlamadan önce üzerlerine koskoca bir imparatorluğun yürümekte olduğuna ikna etmekti."
▪️"Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının Osmanlı davullarını, zillerini ve daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziklerine bile sızacak olan o ‘Türk tarzı’nı (Alla Turca) yavaş yavaş benimsemesi bir tesadüf değildir; çünkü tarih bir medeniyeti bazen kılıçla fethetmez."
▪️"Bir ritim yeterlidir."
▪️"İşte bu töreni bu kadar büyüleyici bulmamın sebebi de tam olarak buydu; birilerinin Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırmaya çalışması değil, Türkiye’nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi çok iyi bilmesiydi: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini asla sadece konuşmalarla anlatmazlar; çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir."