"Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel ya da kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için 'en' değilim, 'daha' değilim. Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım..."
toplumsal mücadelede kemalistleri anlatmak için bundan daha iyi bi alegori bulunamaz sanıyorum. adam aşağı inip eyleme katılmak yerine balkondan atatürk fotosu sallıyor.
Aile Suriyeli. Çocuklar cam kırsa herkes bangır bangır Suriyeli diye bağırırdı. Evet taktım bu konuya. Bu konuda üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim. Göçmen emekçiler her yerde ve her zaman daha sahipsiz.
eskiden büyüklerin sevdiği birini kaybettikten sonra bayram seyranlarda tat alamama olayını anlıyorum. insan gerçekten eksik ve buruk hissediyor, pek anlamı yok gibi… üzgünüm, ben erken büyüdüm
Abbas Kiyarüstemi'nin dediği gibi “ Çiçek her yerde güzeldir. Bazen yağ tenekesinde, bazen yoğurt kabında, bazende saksıda. Çiçek dalından koparsada defterin arasında. Hatta mezar taşı üstünde…”
arapça, farsça, kürtçe iki kelime konuşmaz mesela. her zaman derim: türk milliyetçiliği; batıya karşı öykünme, eziklenme, yaltaklanma; doğuya karşı yok sayma, kibir ve ezme refleksi içerir.
Kendi geleneklerini/kıyafetlerini, haremlik selamlıklarını devam ettirirken insanlığa “modernlik” adı altında kültürlerine düşman ediyorlar. İsrail, bu dünyanın başına gelmiş en büyük beladır.
yeryüzünde ölen tüm çocukların, ırzına geçilen kadınların, çaresiz kalan insanların ahı çıkacak elbet. biz ahirette bunun hesabını nasıl vereceğiz acaba
Gazze’de teravih namazında yapılan dua:
“Bizi kime bırakıyorsun Ey Allah'ım,
bize tuzak kuran bir meclise mi,
bizi yüzüstü bırakan bir ümmete mi, yoksa bizi kuşatan bir düşmana mı?”
dünyayı gezmek istiyorum sürekli. bitmek bilmeyen bir açlık gibi. yeni kültürler yeni deneyimler yeni insan hikayeleri… bir kere bulaştığında geri dönüşü yok. ne malda ne makamda gözüm var. parayı sadece dünyayı deneyimlemek ve fotoğraflamak için istiyorum
İzmir'de sokakta yürüyen insanlar elektrik akımına kapılıp öldü, yaz günü susuz kaldılar götlerini yıkayacak su bulamadılar, şehir bok kokuyor, yolları delik deşik, il koca bir çöplüğe döndü umurlarında olmadı ama Ramazan etkinlikleri düzenliyor diye yürüyen ruh hastaları.