Türkiye ve Almanya Eğitimde Küresel Dönüşüm projesi – Almanca Eğitim Zirvesi’nde; yurt dışı fırsatları, akademik yollar ve kariyer seçenekleri tek bir çatı altında konuşuluyor. 🇹🇷🇩🇪
Kayıt işlemi ve tüm diğer detaylara https://t.co/Hv57WdmoAz adresinden ulaşabilirsiniz.✨
🔴 Boş şişeyi getirenin parası, hesabına yatacak.
📍Yarından itibaren artık su, kola, soda gibi içeceklerin cam, plastik ve alüminyum şişeleri çöpe atılmayacak; geri getirildiğinde para kazandıracak.
📍Türkiye’de 1 Temmuz 2026’dan itibaren Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi tüm ülkede zorunlu hale geliyor.
📍Yeni sistemde üzerinde “DOA” logosu bulunan şişe ve kutular; market, bakkal, büfe, restoran, kafe ve otellerde kurulacak iade makinelerine teslim edilecek.
📍Büyük zincir marketlerde depozito makineleri zorunlu olacak.
📍Vatandaş şişeyi makineye attığında, ücret doğrudan mobil uygulamadaki hesabına aktarılacak.
📍Biriken para ister banka hesabına gönderilecek, ister alışverişte kullanılacak, ister ATM’den nakit çekilecek.
📍Sistem sadece geri dönüşüm değil, ekonomik dönüşüm de hedefliyor.
📍Bu hamleyle yılda yaklaşık 30 milyar TL ekonomik katkı bekleniyor
İstanbul Devlet Konservatuvarı 2026-2027 için sınav tarihleri belli oldu.
Özellikle rica ediyorum; erkek çocuklarınızı BALE sınavına sokmaktan çekinmeyin. Ülkemizde ve hatta dünyadaki her yerde erkek bale sanatçısı eksikliği var.
Lütfen bolca paylaşın dostlar.
https://t.co/36bEJA5IQu
@msgsuniversite
1953 - Eskişehir'de 19 Mayıs gösterileri. Bu fotoğrafta ileride Türkiye'de herkesin tanıyacağı iki genç isim var: Ön sırada solda Cüneyt Arkın, en sağda Yılmaz Büyükerşen. #19Mayıs1919
Birçok yabancı dil bilirim.
Bu diller arasında Türkçe öyle farklı bir dildir ki, yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek Türkçeyi yaratmışlar sanki..
Bir kökten bir düzüne sözcük üretiliyor.
Ses uyumuna göre anlam değişiyor.
Türkçe öyle bir dildir ki, başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir.
Prof. David Cuthell
Beyin görüntüleme çalışmaları, Fiziksel kitap okumanın dikkat, yürütücü (icra) işlevler ve dil gelişimi için kritik bölgeleri aktifleştirirken, ekran temelli okumanın tam tersine, odak ve derin öğrenme ağlarını zayıflattığını gösteriyor.
Erken yaşta yoğun dijital maruziyet, çocukların odak ve öğrenme becerilerini kalıcı olarak zedeleyebilir; bu da ulusal okuma ve matematik puanlarındaki düşüşle örtüşüyor.
Okullarda eğitimde “yenilik” adına ekranlaşmaya gidilmesi bir neslin zihin sağlığını riske atıyor.
Okul dersleri ile ödevlerde yeniden ve sadece fiziksel kitap ve deftere dönülmeli
@_selimugur_@metroistanbul Alt üst ayırt etmektense iki ulaşım aksının arasına küçük otobüsler ile ulaşım entegrasyonu yapılmalı göztepe marmarayda inen içim bağlantı yok metro Göztepe’de inen hiç bir şekilde münübüs yolu altına bağlantı yapamıyor ring seferleri konmalı
Okullarda doğru düzgün spor yok; müzik yok, yabancı dil yok, resim yok, tiyatro yok. Eleştiri yok, edebiyat yok. Doğayla, tarihle, toplumla kurulan sahici bağlar yok. Bunlarla ilgilenmeyi boş gibi gören bi düşünce yapısı var… Onun yerine yarış atı gibi bir sınav düzeni, sınırsız sosya medya kullanımı, bilinçsiz ebeveynlik hali var.
Kırklareli’nde yaşayan 82 yaşındaki emekli biyoloji öğretmeni Tomris Turan, küçük yaşta edindiği kitap okuma alışkanlığını 73 yıldır sürdürüyor.
1944 yılında Kırklareli’nde dünyaya gelen Turan, babasının yönlendirmesiyle 9 yaşında kitap okumaya başladı.
Kitap sevgisinin etkisiyle öğretmen olmaya karar veren Turan, 1965 yılında Diyarbakır’da göreve başladı.
Yaklaşık üç yıl sonra memleketi Kırklareli’ne atanan Turan, öğrencilerine laboratuvar çalışmaları ve doğa gözlemlerinin yanı sıra araştırma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için kütüphane gezileri düzenledi.
1996 yılında emekli olan Turan, kitap okumayı yaşamının bir parçası haline getirdi. Hemen hemen her gün Kırklareli İl Halk Kütüphanesine giden Turan, gençlerle birlikte kitap okuyarak çevresine örnek oluyor.
Turan, AA muhabirine, kitap okumanın insanı zenginleştirdiğini ve kendisini özgür hissettirdiğini söyledi.
Kitaplara ve kütüphanelere ayrı bir ilgisinin olduğunu belirten Turan, “Ben kitap olmadan bir yere gitmeyi bile düşünmem. Uzun bir yolculukta mutlaka yanıma kitap alırım. Kütüphaneler, okuma ve araştırma zevki olanlar için harika mekanlar.” dedi.
Kütüphanelerin artık daha modern ve konforlu hale geldiğini ifade eden Turan, kitap okumanın içten gelen bir alışkanlık olduğunu dile getirdi.
- “Kitabın değeri bambaşka”
Turan, kitap okumanın kendisi için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Türkiye’de artık her ilçede kütüphane olduğunu belirten Turan, “Kitabın değeri bambaşka benim gözümde. Çok güzel kütüphaneler açılıyor. İnanın ben gece yattığımda en azından 5-10 sayfa okumadan uykuya geçemiyorum. Öyle alışmışım, eksiklik hissederim, üzülürüm.” diye konuştu.