@umtk30 14 gün geçtikten sonra ola ki fiyat arttı ben vazgeçtim kapora iade ediliyor. Ama fiyat sabit kaldı ben yine de vazgeçtim bu sefer iade edilmiyor. Doğru mu anladım hocam ?
Yine bakıyorum konu en olmadık yerlerinden tutuluyor; dizileri suçlama, evde silahın ne işi var vs...
Bunlar yeni şeyler değil; tüfek icat olduğundan beri evin duvarında asılı dururdu zaten... TV icat olduğundan beri vurdu kırdı filmler vardı zaten... Babalarımız da biz de böyle büyüdük, yeni şeyler değil bunlar!
Yeni olan şey çocuk büyütme tarzımızdır. Böyle bir çocuk yetiştirme şekli olamaz. Otoriteden yoksun, sorumluluktan muaf, sınırdan uzak, hayattan izole...
Bir çocuk okulun koridorunda yüksek sesle sinli kaflı küfürler edecek ve öğretmen ona haddini bildiremeyecek! Böyle bir eğitim şekli olamaz. TV'de Kemal Sunal'ın “eşşoğleşek” sözünü bipleyeceğiz ama okulda sinkaflı küfürler edilmesine göz yumacağız. Benim çocuğum okuldan hayasızlık öğrenip gelecek. Bu pedagojik riyakârlığı bırakmak ve acilen kadim öğretilere dönmek durumundayız. İnsan yetiştiremiyoruz, bununla biran önce yüzleşmemiz gerekiyor.
Din eğitiminde bile cehennem yok artık, cehennemi kapattık. Oysaki Allah peygamberini “beşîr ve nezîr” yani; cennet ve nimetleriyle müjdeleyen, cehennem ve azabıyla ikaz eden, olarak vasıflamıştır. “Sizi önünüzde yaklaşan bir günün azabına karşı uyarıyorum” diye İslâm'a davet ediyordu Allah Rasûlü (s.a.s.). Ne oldu da cehennemin kapısına mühür vuruldu?
Biz birinin ağacına elimizi uzatmadıysak, bir karıncanın yuvasını bozmadıysak, ağzımıza küfür koymadıysak cehennem de yanarız diye korktuk hep. Bir hayvana zarar verecek olsak, nenem “Anası kargış eder” derdi korkardık el uzatmaya. Kimsenin olmadığı yerde bile en aciz bir hayvanın da sahibi var bilinciyle büyüdük.
Şimdi bu canavarları kim yetiştiriyor?
Dümdüz söylüyorum, bu neslin mimarı modern psikoloji ve pedagojinin sınanmamış öğretileri ve dogmatik bir biçimde kabulüdür. Anne babaları bu çarpık ebeveynlik tarzına sevk eden budur. Eğitim kurumlarını, eğitmekten aciz bırakan budur. Bunun acilen tartışmaya açılması gerekiyor.
Evde baba otoritesi, okulda öğretmen otoritesinin olmayışı akran zorbalığını besleyen en temel etkendir. Öğretmen ve baba yeniden eski saygınlığına kavuşmalıdır. Meseleyi bir iki olaya münhasıran ele almak son derece yanlıştır.
Nisâ 4:93
“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir.
Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”
50 yıl bu ülkeye sınıf öğretmeni olarak nesiller yetiştireceksin!
Biri tıp profesörü, diğeri diş hekimi iki evlat kazandıracaksın!
Çocukların ülkeden kaçmayacak memlekete hizmet edecek!
Akciğer kanserini yeneceksin!
Ailen ile mutlu olacaksın!
Kurallara riayet eden sağlam bir vatandaş olacaksın!
Sokağa salınmaması gereken, hastane de güvenlik görevlisi yapılan!
Şerefsiz bir maganda!
Trafikte eşinizin yanında siz darp edecek ve öldürecek!
İyi vatandaş! Namuslu vatandaş! Ölüyor, Öldürülüyor!
Sorumlular uyusun, hamasete devam etsin!
Şeyh Edebali'nin güzel bir sözü var, "İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"
@tcbestepe@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Nisâ 4:93
“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir.
Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”
Giresun'da 68 yaşındaki Abdullah Coşkun, yara almadan kurtulduğu trafik kazasının ardından çıkan kavgada hayatını kaybetti.
• 3 yıl boyunca kanserle savaşan vatandaşın, hayatını kaybetmeden 1 hafta önce hastalığı yendiğini öğrenildi.
Seyda Molla Abdulkuddüs, Küresel Gazze yürüyüşü için gittiği Mısır'da göz altına alınmış. Seyda, molla, mütefekkir, akademisyen ve her ehli iman bu meseleyi gündeme taşımalı.Biiznillah halkın dirayeti galebe çalacaktır. Seyda'nın bir an önce bırakılması dileğiyle
#freedomconvoy
Seyda Molla Abdulkuddüs, Küresel Gazze yürüyüşü için gittiği Mısır'da göz altına alınmış. Seyda, molla, mütefekkir, akademisyen ve her ehli iman bu meseleyi gündeme taşımalı.Biiznillah halkın dirayeti galebe çalacaktır. Seyda'nın bir an önce bırakılması dileğiyle
#freedomconvoy
Bugün okuduğumuz hadislerden birinde Dâru'l-kadâ (Borç evi) diye anılan bir ev geçti. Hz. Ömer'in (r.a.) eviymiş, şehit edildikten sonra satarak borçlarını ödemişler. Ondan sonra bu isimle anılır olmuş.
Arabistan'ın, Suriye'nin, İran'ın ve Irak'ın bir imparator düzeyindeki devlet başkanı dünyadan böyle göçmüş.
Biz hakikaten Hz. Ömer'i (r.a.) hak ettiği kadar anmıyoruz, övmüyoruz. Dünya tarihinde eşine zor rastlanır, erişilemez, ulaşılamaz zirve bir şahsiyet.
@dilaratekindir Allah'ın biz insanlar için belirlediği kuralların(Kısasta hayat vardır) ne kadar yerinde ve hak olduğunu bu olaylar ile maalesef yakinen idrak ediyoruz.
Beraber savaşıyorlar ve beraber şehit düşüyorlar.
Lider, boynunda kefiye, elinde AK-47, cebinde tesbih... Şehit oluyor, halkıyla beraber.
Yanıyor... Yanıyorlar, kararmış dünyaya aydınlık, umutsuz ruhlara umut ve cennete açan gül olmak için...
Şehit Yahya Sinvar'a...
Beraber savaşıyorlar ve beraber şehit düşüyorlar.
Lider, boynunda kefiye, elinde AK-47, cebinde tesbih... Şehit oluyor, halkıyla beraber.
Yanıyor... Yanıyorlar, kararmış dünyaya aydınlık, umutsuz ruhlara umut ve cennete açan gül olmak için...
Şehit Yahya Sinvar'a...
Yahya Sinvar, beş aydan uzun bir süre önce boşaltılan Refah'ın Tel el-Sultan mahallesinin en tehlikeli yerinde şehit oldu.
Tünellerde ya da yerinden edilmiş insanların arasında değil, en onurlu savaşta, sahada, çatışmada başından aldığı kurşunla şehadete ulaştı.
İnna lillah ve inna ileyhi raciun.
Hamas savaşçısı İsrail tankını vurmadan önce ağlayarak "Ya Rabbi, kadınları ve çocukları öldürdüler.." "Ey Rabbimiz, bunu bizden kabul buyur, ey Rabbimiz." "Allah en büyüktür ve hamd Allah'adır!" dedikten sonra elindeki silahla İsrail tankını havaya uçuruyor..
Adamın ismi Arapça kökenli ve Kuran'da da geçen "Taha", kendini Avrupalı, medeni falan sandığından olsa gerek Araplara "çöl faresi" diyor. Halbuki kendi pislik zihniyetine sahip Batılıların gözünde kendisi de çöl faresi. Türk ırkçıların bu aşağılık kompleksi sahiden çok acınası.