Başımız dik, alnımız ak bir şekilde; bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada, Anadolu’da var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.
Fransa, G7 Zirvesi’ne sömürgesi olan “uyduruk” ülkeleri bile davet etti ama Türkiyeyi davet etmedi.
Neden, peki?
Kuyruk acısı var çünkü:
Afrika’da kanını emdiği ülkeleri Türkiye bağrına bastı.
Bu, Fransızı çıldırttı.
Nedeni bu.
*
Şunu kulağına küpe et Mösyö Macron:
*
Fransa, dünyanın derisini yüzmüş
emperyalist
bir ülkedir.
*
Türkiye ise
dünyanın ruhu,
mazlumların umudu,
zorbaların kâbusudur.
Üzerimizdeki en büyük nimetlerden birisi
“ Müslüman bir ailede dünyaya gelmiş olmamızdır” Müslüman bir aile iman tohumunun taşıyıcısıdır.
Müslümanlar ailelerini muhafaza etsinler, bir sıkıntı olduğunda boşanmak için hemen avukatlara koşmasınlar;
Sabretsinler.
“Allah sabredenleri sever”
Hürriyetin o kızıl kapısı mutlaka açılacak. Gazzeli kardeşlerimiz öz yurtlarında, şehit kanlarıyla sulanmış o mübarek topraklarda inşallah ebediyen özgürce yaşayacak.
O kutlu gün geldiğinde Allah nasip ederse biz de orada olacağız.
Kardeşlik görevimizi yerine getirmenin gönül huzuruyla orada olacağız.
Zor zamanda hakkı haykırmanın gururuyla orada olacağız.
Zalimler karşısında dik durmanın şerefiyle orada olacağız.
Mazlumlara sahip çıkmanın izzetiyle orada olacağız.
Gazzeli kardeşlerimizle birbirimize muhabbetle sarılacak, kucaklaşacak, inşallah hep beraber omuz omuza şükür namazı kılacağız.
Suriye’de olduğu gibi Gazze’de de zulmün sona erdiğini inşallah göreceğiz, o güzel günlere mutlaka vasıl olacağız.
Her şey geçecek, bu zulüm bitecek, bu kan duracak, bu enkaz kaldırılacak; inşallah geriye yine tüm cesametiyle Filistin kalacak.
İstanbul’un Fethi’nin sembolü, Fatih’in emaneti Ayasofya, 86 yıl aradan sonra ilk ezana ve ilk namaza 5 yıl önce bugün kavuştu…
Ayasofya’nın dirilişini görmeyi bizlere nasip eden Rabb’ime sonsuz şükürler olsun.
Los Angeles;
Müzik ve filmin küresel operasyon merkezi.
Küresel zihin işgalinin laboratuvarı.
İsrail dahil her türlü zulme, pisliğe destek veren elitlerin yaşam alanı.
Küresel fuhuş ve pornografi üssü.
İsrail'in büyük finansörlerinin hayat sürdüğü yer.
İŞTE ORASI YANIYOR.
Ne kadar insafsızca yorumlar yapılıyor!
Lanet olsun İncirlik'e de, Kürecik'e de!
*
Şunu bileceksiniz: Türkiye, bağımsız değil.
Şunu bir tarafa yazacaksınız: O üsler şimdi olmasa bile yarın kapatılacak mutlaka!
Şunu da teslim edeceksiniz:
BM'de Erdoğan'ın yaptığı konuşma çok önemli ve tarihî bir konuşmaydı. New York Times'ın haberi konuşmayı kapağa taşıdı.
*
Erbakan da yok edemedi üsleri, Erdoğan da!
Gerçekçi olalım.
Yarına odaklanalım. Yarın, kalkacak o üsler mutlaka!
Türkiye ABD-İsrail-İngiltere şeytan üçlüsünün asırlık prangalarından kurtulacak inşallah…
“Nasıl” mı?
Böyle böyle işte…
*
İsrail yandaşı New York Times bile, Erdoğan'ın tarihī konuşmasına kayıtsız kalamadı. Ama bizim aklı evveller henüz anlayamadı meseleyi:
Bugüne kadar 36 binden fazla Filistinli kardeşimizi şehit eden soykırımcı caniler, dün de güvenli bölge ilan ettikleri Refah’ta bulunan bir mülteci kampındaki sivillerin üzerine füze ve bomba yağdırmıştır.
Uluslararası Adalet Divanının saldırıları durdurma çağrısının ardından gerçekleşen bu katliam, terör devletinin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir.
Netanyahu ve cinayet şebekesi, Filistin halkının kahramanca direnişini kıramadıkça ülkesinde iyice köşeye sıkışmakta, daha fazla kan dökerek siyasi ömrünü uzatmaya çalışmaktadır.
Ama bunun hiçbir fayda sağlamadığını pek yakında görecek.
Tıpkı özendiği Hitler gibi, Miloseviç gibi, Karadciç gibi ve tarihteki diğer firavunlar gibi lanetle anılmaktan kurtulamayacak.
Türkiye olarak insanlıktan zerre kadar nasibini almamış bu katillerden, bu barbarlardan hesap sorulması için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
Rabbim, Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerimizin yardımcısı olsun.
Rabbim; bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden masumları öldürenleri Kahhar ism-i şerifi hürmetine kahr-u perişan eylesin.
Salât ve selâm ezel sabahından mahşer gününe kadar şeriatın güneşi, tarîkatın sultanı, hakikatın bürhanı seyyidimiz senedimiz efendimiz ve habibimiz Muhammed aleyhissalâtû vesselâm ın latîf varlığına olsun.
Peygamber Efendimiz’in ﷺ Berat gecesi yaptığı dua;
“Allah’ım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen Kendini sena ettiğin gibisin."
Bir Mü'min Yılbaşı gecesinde veya
Gayr-i Müslimlerin özel günlerinde
Onların o günlerine özenerek değer vererek
Her zaman almadığı ve aslında mübah olan (yiyecek, içecek çerez, hindi vs gibi) bir şey satın alırsa
Allah korusun imanı tehlikeye girer.
(Dürrü'l-Muhtar 5/481)