İnandığı gibi yaşamak için verdiği mücadele ve uğradığı baskılar karşısında sergilediği soylu duruşla nesillere örnek olan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi, vefatının 7. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.
Bir işgal düzeninin çocukların uçurtmalarını dahi tehdit sayması, gücünü değil; acziyetini gösteriyor.
Gökyüzünü kuşatabilirsiniz; fakat bir halkın özgürlük iradesini asla…
ÖNLÜK DÜZENLEMESİ SERBEST KIYAFET EYLEMİMİZLE ÇELİŞMİYOR
Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının önlük giymesine yönelik düzenlemeye yer verilmesi, kamuda kılık kıyafet tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir.
Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır özgürlüklerin yanında, baskı ve dayatmaların karşısında duruyor; kamu çalışanlarının, milletimizin değerleri ve genel kabul gören anlayışlar doğrultusunda benimsedikleri kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Eğitim çalışanlarının milletimizin değerlerini, mesleğin saygınlığını, toplumsal kabul ve hassasiyetleri gözeterek kıyafetlerini özgürce seçebilmelerini savunuyoruz. 2013 yılında başlattığımız bugün de sürdürdüğümüz sivil itaatsizlik eylemimizin özü ve amacı da budur.
Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk taşımayı gerektiren özel bir meslektir.
Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduklarını, kıyafet tercihlerini yaparken, söz ve davranışlarını belirlerken örnek olma misyonuyla hareket ettiklerini biliyor, meslektaşlarımıza güveniyoruz.
Kaldı ki eğitim sistemleri memnuniyet ve başarı ürettiği gerekçesiyle sıklıkla örnek gösterilen pek çok ülkede, mesleğin saygınlığını korumak, öğretmenlerin ve kurumların itibarını artırmak adına bu alanı düzenleyen kuralların mevcudiyeti bilinmektedir.
Biz, bu meseleyi “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı” gibi sığ bir zemin üzerinde tartışmayı doğru bulmuyoruz.
Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması mümkün olamaz.
Öte yandan, son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada dolaşıma sokulan bazı görüntülerin toplumda oluşturduğu tepkilerden hareketle tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşılıyoruz.
Kamuda bazı mesleklere özgü kıyafet uygulamalarının (hakim, avukat, doktor vb.) bulunduğu da dikkate alındığında, Bakanlığın önlük düzenlemesinde herhangi bir art niyet aranmasını doğru bulmuyoruz. Düzenlemeyle varılmak istenen hedefin, bugün de devam eden sivil itaatsizlik eylem kararımızla çelişen bir yönü bulunmadığını değerlendiriyoruz.
Genelge üzerinden yapılan tartışmalar, sivil itaatsizlik eylemlerimize konu olan sorunun kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiğini bir kez daha göstermiş, Konfederasyonumuz Memur-Sen’in KPDK’nın “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması yönündeki ısrarlı çağrılarının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koymuştur.
Dünyanın kritik bir süreçten geçtiğinin hatırlatılıp milli birliğe duyulan ihtiyacın sıklıkla vurgulandığı bir dönemde, sınırları ve yöntemi açıkça belirtilmemiş uygulamaların oluşturacağı gereksiz tartışmaların yorgunluktan başka bir sonuç üretmeyeceği bilinmelidir.
Çözümün adresi Kamu Personeli Danışma Kuruludur. Bakanlığın önlük uygulamasını istismar ederek gerilim üretmek isteyenlere fırsat verilmemeli, konu KPDK’da sosyal taraflarla birlikte ele alınmalı, milletimizin değerlerini ve beklentilerini, mesleki sorumlulukları ve çalışanların özgürlüğünü gözeten kalıcı bir düzenleme bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir.
ÖNLÜK DÜZENLEMESİ SERBEST KIYAFET EYLEMİMİZLE ÇELİŞMİYOR
Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının önlük giymesine yönelik düzenlemeye yer verilmesi, kamuda kılık kıyafet tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir.
Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır özgürlüklerin yanında, baskı ve dayatmaların karşısında duruyor; kamu çalışanlarının, milletimizin değerleri ve genel kabul gören anlayışlar doğrultusunda benimsedikleri kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Eğitim çalışanlarının milletimizin değerlerini, mesleğin saygınlığını, toplumsal kabul ve hassasiyetleri gözeterek kıyafetlerini özgürce seçebilmelerini savunuyoruz. 2013 yılında başlattığımız bugün de sürdürdüğümüz sivil itaatsizlik eylemimizin özü ve amacı da budur.
Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk taşımayı gerektiren özel bir meslektir.
Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduklarını, kıyafet tercihlerini yaparken, söz ve davranışlarını belirlerken örnek olma misyonuyla hareket ettiklerini biliyor, meslektaşlarımıza güveniyoruz.
Kaldı ki eğitim sistemleri memnuniyet ve başarı ürettiği gerekçesiyle sıklıkla örnek gösterilen pek çok ülkede, mesleğin saygınlığını korumak, öğretmenlerin ve kurumların itibarını artırmak adına bu alanı düzenleyen kuralların mevcudiyeti bilinmektedir.
Biz, bu meseleyi “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı” gibi sığ bir zemin üzerinde tartışmayı doğru bulmuyoruz.
Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması mümkün olamaz.
Öte yandan, son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada dolaşıma sokulan bazı görüntülerin toplumda oluşturduğu tepkilerden hareketle tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşılıyoruz.
Kamuda bazı mesleklere özgü kıyafet uygulamalarının (hakim, avukat, doktor vb.) bulunduğu da dikkate alındığında, Bakanlığın önlük düzenlemesinde herhangi bir art niyet aranmasını doğru bulmuyoruz. Düzenlemeyle varılmak istenen hedefin, bugün de devam eden sivil itaatsizlik eylem kararımızla çelişen bir yönü bulunmadığını değerlendiriyoruz.
Genelge üzerinden yapılan tartışmalar, sivil itaatsizlik eylemlerimize konu olan sorunun kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiğini bir kez daha göstermiş, Konfederasyonumuz Memur-Sen’in KPDK’nın “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması yönündeki ısrarlı çağrılarının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koymuştur.
Dünyanın kritik bir süreçten geçtiğinin hatırlatılıp milli birliğe duyulan ihtiyacın sıklıkla vurgulandığı bir dönemde, sınırları ve yöntemi açıkça belirtilmemiş uygulamaların oluşturacağı gereksiz tartışmaların yorgunluktan başka bir sonuç üretmeyeceği bilinmelidir.
Çözümün adresi Kamu Personeli Danışma Kuruludur. Bakanlığın önlük uygulamasını istismar ederek gerilim üretmek isteyenlere fırsat verilmemeli, konu KPDK’da sosyal taraflarla birlikte ele alınmalı, milletimizin değerlerini ve beklentilerini, mesleki sorumlulukları ve çalışanların özgürlüğünü gözeten kalıcı bir düzenleme bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir.
GAZZE’YE İNSANİ YARDIMIN ÖNÜ AÇILMALI!
Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalınmamalı, insani yardımın bölgeye ulaştırılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Siyonist israil’in saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Filistinli kardeşlerimize gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması bir lütuf değil, insani bir haktır.
Gazze’ye yardım götürmek engellenmemeli; insanlığın vicdanı ve uluslararası toplum harekete geçmelidir.
İNSANİ YARDIM ENGELLENEMEZ!
#AblukayıKır
#BreakTheSiege
GAZZE’DEKİ İNSANLIK DIŞI ABLUKAYI KIR!
Siyonist İsrail’in Gazze’de yaşattığı insanlık dışı ablukaya sessiz kalma!
Gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaçların bölgeye ulaştırılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
İnsani yardım bir lütuf değil, temel bir haktır. Gazze’ye insani yardıma engel olan siyonistlere hep birlikte dur diyelim.
#AblukayıKır #BreakTheSiege
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎EĞİTİM BİR SEN YAPAR▪︎▪︎▪︎
Eğitim Bir Sen yapar. Kovalar, takip eder, ısrar eder ve çözer. Diğerlerine ise çaresizce iki seçenek kalır: Biz yaptık derler, tutmayınca da ne var bunda diyerek değersizleştirmeye çalışırlar. Biz yaptık demekle ne var bunda demek arasındaki çaresizlik kaderleri olmuştur.
Üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği talebi önemli bir kazanım ve büyük bir adımdır. Sadece bu kazanımımızla ilgili merdiven altı sendikaların yaptığı paylaşımlara bakınca bile ne demek istediğim anlaşılacaktır.
Yaklaşık üç yıldır YÖK ve Cumhurbaşkanlığı arasında adeta mekik diplomasisi yürüttük. Toplu sözleşme masasına taşıdık, ısrar ettik. Her defasında, “üniversiteler özerk bütçeli kurumlardır, bakanlıklara benzemez.” tepkisini aldık. Yılmadık ve ikinci kez koparıp aldık.
Şimdi geliştirilmesini talep ve takip ediyoruz. Becayişin çok ötesinde birçok parametreyi ve talebi içeren bir sisteme doğru yol alıyoruz. Bu konuda her ziyaretimizde talebimize olumlu yaklaşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK Genel Sekreteri Dr. Batıkan Aksoy’a teşekkür ediyorum.
Sendikalar hak arama, hakkı teslim etme, problem çözme, kazanım üretme, doğru ve güzel olana destek olma, kötü ve zararlı olana ise karşı olmayı ilke edinmesi gereken kurumlardır.
Merdiven altı sendikalar, kazanımlarımızı sahiplenmeyi veya değersizleştirmeyi bırakıp, hakkımızı teslim etmeyi başarabilseler, üyeleri nezdinde daha büyük beğeni alacaklardır. Üyeleri, “bizimkiler bir şey yapamıyorlarsa bile en azından hakkı teslim edecek erdeme sahipler.” deyip yöneticilerinin dürüstlükleriyle övünecekler.
Üniversitelerde çok gündemimiz ve alınacak daha çok yolumuz var. Maalesef toplu sözleşme kazanımımız olan uygulamaları bile hayata geçirmemekte direnen üniversite yönetimleri var. Hâlbuki üniversiteler bu konularda öncü ve örnek olmalıdır.
Üniversitelerimize yakışan uygulama, lojman komisyonlarında ve disiplin kurullarında sendika temsilcisi olmasını engellemek değil; yaptığı doğru, adil ve yasal uygulamaların açık denetimi ve kamuoyuna duyurulmasını sağlamak isteyen üniversite yönetimlerinin kendilerinin talep etmesidir.
Kurulları demokratik ilkeler ve yasal düzenlemeler çerçevesinde çalıştıran üniversite yönetimlerimize teşekkür ederken beklentimiz üniversitelerimizin araştırmalarıyla, uygulamalarıyla diğer kurumlarımıza örnek olmalarıdır.
Üniversiteler, topluma yön verecek, geleceğe ışık tutacak, hoşumuza gitmese de gerçekleri bugünden ortaya koyacak çalışmalar yapan kurumlar olmalıdır. Akademik özgürlük ve özerkliği, sadece mezuniyet törenlerine yansıyan üzücü tabloların ortaya saçılmasında değil, toplumun faydasına işlere yansımasında da görmek istiyoruz.
Keşke doğum oranındaki dramatik düşüşü, yok olmaya giden ivmeyi otuz kırk yıl önceden bir hocamız ortaya koyabilseydi. Yüz yıllık küresel proje, doğum kontrol uygulamalarının bizi bugünlere getireceğini görebilen bir makale yazılabilseydi.
“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” diyebilseydi birilerimiz. Hala buna ihtiyacımız var. Modern çağa teslim olan değil bugünün bütün yanlışlarına meydan okuyacak ve gerekirse bedel ödeyecek duruşlara, çıkışlara ihtiyacımız var.
Hocalarımızdan bunu bekliyoruz, bu yolda üniversitelerimizi yanımızda görmek istiyoruz. Vesayetten ve ithal fikirlerden çok çektik.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
MemurSenAvantaj Dünyasında hem akaryakıt alımı uygulaması,hem de indirim oranı GÜNCELLENDİ.
Bütün sendika üyelerimizi MemurSenAvantaj Uygulamasını tlf yükleyip ve digital çağın en avantajlı uygulaması olan MemurSenAvantajı kullanmaya bekliyoruz.
#MemurSenAvantaj
#AvantajMemurSen
Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim:
Açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim.
Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112’yi arayalım.
Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyorum.
Rabb’im ayaklarına taş değdirmesin…
Başımız Sağ Olsun
Ankara’nın Sincan ilçesinde gerçekleştirilen eğitim uçuşu sırasında meydana gelen helikopter kazasında Pilot Emekli Albay Yasaözden Bakkal’ın hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.
Kazada yaralanan Hava Kuvvetleri personeli Binbaşı Bilgehan Kurtoğlu’na da acil şifalar temenni ediyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını diliyoruz.
İşgalci ve soykırımcı siyonist rejim elebaşılarının ilk kıblemiz ve kutsal mabedimiz Mescid-i Aksa’ya gerçekleştirdikleri baskın ve saldırıyı lanetliyoruz.
إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
“Allah’tan geldik yine ona döneceğiz”
Biz razıyız, Rabbim razı olsun.
Babacığım, mekanın cennet olsun.
▫️Cenaze Namazı: Tokat-Artova Kızılca Camii [yarın Cuma Namazını müteakip]
▫️Defin: Ahmetdanişment Köyü Mezarlığı
Akademi; 4688 Sayılı Kanunun Sorunlarını Kaleme Almalı, Çözüm İçin Uluslararası Karşılaştırmalı Kaynak Oluşturmalı
1 ay gibi kısa bir sürede 4 milyondan fazla kamu görevlisi 2,5 milyona yakın memur emeklisi için yetkili Konfederasyon Memur-Sen olarak toplu sözleşme görüşmelerini gerçekleştiriyoruz.
1992’de başlayan sendikal mücadele yolculuğu 1995, 2001 ve 2010 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle önemli dönüşümler ve değişimler yaşadı. 2012 yılında gerçekleştirdiğimiz ilk toplu sözleşme görüşmelerinde “Bu kanunla en fazla 5 toplu sözleşme yapılabilir” dedik. Bugün geldiğimiz noktada 8 toplu sözleşmenin 4’ü uzlaşmazlık ile sonuçlandı.
Günlük tutanağın tutulmadığı, pazarlık aşamasında “evet” denilen fakat imzalamadığımız için Toplantı Tutanağı yerine hiçbir kazanım elde edilmemiş gibi “Tespit Tutanağı” tutulduğu dönemler oldu. Masada kamu görevlilerimiz için kazanım mücadelesi verirken aynı zamanda yetkili Konfederasyon/Sendikalarımızın hukukunu korumaya da çalıştık.
Dar ve kısıtlı bir süre zarfında tasnif, müzakere, pazarlık, eylem ve iş bırakma gibi yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu süre zarfında yaşadığımız sorunlara kulak kabartılmıyor, emek tarafının baskılanan mücadelesi görmezden geliniyor.
Sendikal alana yönelik derinlemesine inceleme yapan alanların başında gelen Çalışma Ekonomisi hocalarımız, kamu görevlileri sendikacılığı alanına yönelik beklenen araştırma ve çalışmaları tam anlamıyla hayata geçirmemiştir. Kamu görevlileri sendikacılığı alanının kıymetli hocalarımızın araştırma, raporlama, tez ve kaynaklarına ihtiyaç duyduğu açıktır.
Alanın kör noktalarını gösteren ve yetkili Konfederasyon/sendikaların hakkını koruyan, taraflar arası tam eşit hakkını tesis eden, uluslararası normlara uygun bir toplu sözleşme sistemi için akademisyenlerimizin elini taşın altına koyması ve bu alanın bizzat içerisinde olarak bilimsel katkı sunması gerekiyor.
Özellikle lisans, yüksek lisans ve doktora alanında kamu görevlileri sendikacılığı derslerinin verilmesi ve tez çalışmalarına öğrencilerin yönlendirilmesi gerekiyor. Bu konuda Memur-Sen olarak, akademisyenlerimizden beklentimiz oldukça önemlidir.
KIBRIS ZAFERİMİZ 52 YAŞINDA
Türkiye’nin Akdeniz’deki güvenliğini ve haklarını teminat altına alan, Kıbrıs Türklerini Rum çetelerinin saldırılarından kurtarıp özgürleştiren Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü gururla yad ediyor; 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyoruz.
Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıs Türklerinin varlığını, özgürlüğünü ve güvenliğini teminat altına alan, KKTC çatısı altında ve Türkiye’nin garantörlüğünde geleceğe güvenle yürümesinin önünü açan tarihi bir dönüm noktasıdır.
Kıbrıs’ta yüzyıllardır Ada’nın hakimi ve sahibi olan Türk varlığını yok sayan, EOKA çetelerinin Ada’daki huzur ve güven ortamını ortadan kaldıran terör eylemlerini ve katliamlarını görmezden gelen Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihli kararını şiddetle kınıyoruz. Türkiye’nin, EOKA’nın terör eylemlerini sonlandırıp Ada’ya barış, huzur ve güven getiren meşru müdahalesini asılsız ithamlarla hedef alan, Rum propagandalarına teslim olmuş bu iftira metnini bütünüyle reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkını ve 1974 öncesinde maruz kaldığı mezalimi yok sayan sözde karar, bizim açımızdan yok hükmündedir.
Türkiye’de ve küresel ölçekte emek mücadelesi veren ve mazlumların sesi olan teşkilatımız, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davasını ve egemen eşitliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Ortaya koyduğu irade ile Kıbrıs Barış Harekatı’nın gerçekleşmesine öncülük yapan Necmettin Erbakan Hocamızı ve Kıbrıs Türklerinin direnişine liderlik yapan Rauf Denktaş’ı ve Kıbrıs Barış Harekatı’nda şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizi ve Mücahitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
#KıbrısBarışHarekatı
#20TemmuzBarışVeÖzgürlükBayramı
#KKTC
AB Proje Yazma ve Kapasite Geliştirme Eğitim Programı Tamamlandı
Ulaslararası Emek Konfederasyonu(ILC) tarafından, sendika çalışanlarının proje geliştirme kapasitesini artırmak, daha nitelikli ve verimli bir çalışma ortamı oluşturmak ve uluslararası alanda yeni değerler üretecek projelere katkı sunmak amacıyla düzenlenen AB Proje Yazma ve Kapasite Geliştirme Eğitim Programı tamamlandı.
Dört gün süren eğitim programının kapanış oturumu; Memur-Sen ve ILC Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve ILC Genel Sekreteri Hamza Öksüz, AB Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ile Eğitim Koordinatörü Dr. Anıl Müge Seyrekbasan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
https://t.co/lPOCvJH0w1
@_aliyalcin_@hamzaoksuzz@ilc_uek
📍 Aydın Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen 1 No'lu Şube Başkanı Sayın Fatih Taşpınar, Çanakkale Eğitim-Bir-Sen 1 No'lu Şube Başkanı Sayın Resul Can ile Erzurum Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Sayın Mustafa Karataş, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Süleyman Ekici'yi makamında ziyaret etti.
💬 Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette eğitim alanındaki güncel çalışmalar ve ortak hedefler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
🌿 İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Süleyman Ekici, nazik ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar ve kolaylıklar temennisinde bulundu.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@ekicis20