Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması, akabinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılarak yerine kayyum atanması kararı, hukuki nitelikten uzak, tamamen siyasi bir karardır.
Unutmayalım ki, masumiyet karinesinin vurgulandığı Anayasanın 38. maddesinde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmü yer almaktadır.
Ortada herhangi bir mahkûmiyet kararı yoktur.
Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Akış’ın devam eden bir davası vardır. 5 Haziran 2024 tarihinde dava görülecekti.
İş bu karar, mahkeme heyetini, yargılamayı etkileme amacı taşımaktadır. Söz konusu hamleyle, mahkeme kararı öncesi yargılamayı etkileme hedeflenmektedir.
Belediye Başkan Adayı’nın “seçilmesinde engel yoktur” diyorsunuz. Seçim sonucunda Belediye Başkanlığı koltuğuna oturuluyor.
Sonra kalkıp, yargılama konusu yapılan geçmişteki olayları sıralayarak, görevden alınma kararı alıyorsunuz. Bu hukuksuzluktur, siyasi hamledir.
Yargılama daha bitmedi. Ortada bir mahkumiyet kararı da yok. Maksat belli: Kayyum düzenini kaldığı yerden devam ettirmek…
Sormazlar mı Mehmet Sıddık Akış’ın seçime katılma engeli yoktu. YSK onaması ile aday oldu. O günden bugüne ne değişti?
#Hakkari #kayyum #HakkariBelediyesi
Hakkari Belediyesi'ne kayyum atanması kabul edilemez.
Kürt halkının seçme seçilme hakkını dahi yok sayan bu girişim karşısında dayanışma içinde mücadele edeceğiz.
Van’da denendi, halkın duvarına çarptı; Hakkari’de yine , yeni bir darbe! Kayyum halkın iradesine el koymadır; “orada” olan orada kalmaz/kalmıyor bu bilinçle ve duyarlılıkla demokrasi mücadelesini hep birlikte yükseltmeliyiz!
Bu girişim karşısında dayanışma içinde mücadelemizi sürdüreceğiz..
#Hakkari’de kayyum kabul edilemez!
#KayyımaGeçitYok
Hakkari Belediyesi Eş Başkanı M. Sıddık Akış, gözaltına alındı, görevine son verildi ve yetime Hakkari Valisi kayyum atandı.
Yapmayın, etmeyin, bu ülkeyi, bu halkı bölmeyin!
Bilmiyorum, Başkan belki de bir suç işledi; buna mahkeme karar verir(Gerçi DEM’liler için bu kararlar da inandırıcı değil ya…), eğer Başkan’ın mahkumiyeti kesinleşirse seçilmiş meclis üyeleri yerine yeni Başkanı seçer.
Niçin bu normal prosedürü Kürtler söz konusu olduğu zaman işletmiyorsunuz?
Siz, siz bütün bu işleri yapanlar, siz kimsiniz ve ne yapayorsunuz?
@medyascope İnsan bu dünyanın sahibi değil, bir parçasıdır.
Diğer canlıların da yaşama hakkı vardır.
Keşke bu bilinçte olsaydı insanlık.
Başka bir canlının yaşama hakkını gasp etme hakkını kendinde görmeseydi.
Tam 1000 hafta oldu!
Anneler kayıplarının soluğunu arayalı, kokusunu, çoktan soğumuş bedenlerini , kimi bulabilirse bir torbaya, teneke bir kutuya konmuş kemiklerine bile razı 1000 haftadır bekleyen annelerin adıdır Cumartesi anneleri.
Bir anne sokak sokak, aradığı, her taşın altında dahi aradığı evladı için “ insan uçup giden bir kuş değildir “ dedi.
Evet soruyoruz 1000 haftadır kayıplar nerede…?
Tam bû 1000 hefte!
Dayikên Şemiyê nava wan dayikan e ku saloxa windayên xwe hilnadin, bêhna wan nakin û hin jê razî ne ku eger bikarin termên wan ên ji zû de sar bûne, hestiyên wan di nav tûrikekî de, di nav qutiyeke tenekeyê de wergirin, ev 1000 hefte ye li hêviyê ne.
Dayikek ku ji bo ewladê xwe kuçe bi kuçe digeriya û li binê her kevirî jî dinêrî digot: “Ma însan ne çivîk e bifire û here.”
Belê em dipirsin ev 1000 hefte ye kesên winda li ku ne..?
Müzik: @aricnizamettin
#cumartesianneleri
#CumartesiAnneleri1000Hafta
#DayikênŞemiyê
Benim Annem Cumartesi!
“İlk kez 27 Mayıs 1995’te bir araya gelen Cumartesi Anneleri 29 yıldır gözaltında kaybedilenlerin akıbetini soruyor, faillerin bulunup yargılanması ve kaybetmelerin yeniden yaşanmaması için mücadele veriyor”
Sanatçı Teoman, söz ve müziği Bandista'ya ait olan "Benim Annem Cumartesi" eserini Cumartesi Anneleri için yorumladı.
#CumartesiAnneleri1000Hafta
👉 https://t.co/lOQz0KDOhU