Hangi dalga korkmuş kıyıya vurmaktan?
Hangi rüzgar, o narin dalı düşünmüş delice eserken?
Hangi yağmur kaygılanmış, her bir yanı ıslatırken?
Bazen yıkıp geçmeli,
Esip gürlemeli ilerlemek isteyen...!
Kaygılı zihin belirsizliği yok etmeye çalışır ve bu çok mümkün değildir. Belirsizliği yok etmek yerine, belirsizliğe tahammülü arttırmak gerekir. Nasıl mı? Rutini kırarak, spontan olarak.
Rutini kırmak, belirsizliğe tahammülü kırmakta etkilidir…!
Her tutku bir bağımlılık haline gelebilir;peki öyleyse bu ikisini nasıl ayırt edeceğiz?Sorulması gereken temel soru şu: Direksiyonda kim var, kişinin kendisi mi yoksa davranışları mı?Bir tutkuya hükmetmek mümkündür,kişinin hükmedemediği türden obsesif bir tutku ise bağımlılıktır.
Onu olduğu gibi kabul etmeniz, sizin canınızı yakmasını da kabul etmeniz anlamına gelmez.
O istediği şekilde var olma hakkına sahip ama sen de onunla hangi mesafede olacağına karar verme hakkına sahipsin…!