30 yaşımdan sonra nihayet bir gerçeği keşfettim: tüm ilişkiler sonunda solup gider. Çocukluk arkadaşlarımla çoktan iletişimim kesildi, sınıf arkadaşlarımla olan dostluğum yavaş yavaş dağıldı ve iş yerinde eskiden iyi anlaştığım meslektaşlarım hiçbir etkileşimde bulunmadan ayrıldılar. Anne babam yavaş yavaş yaşlanıyor ve beni terk edecekleri gün giderek yaklaşıyor. Çocuklarım yavaş yavaş büyüyor ve benden giderek daha da uzaklaşıyorlar.
Hayat aslında çok kısa, sadece birkaç geçici on yıl. Bir gün uyanırsınız ve o gün bir gündür; bir gün uyanırsınız ve o bir ömür olmaz. Her günü kıymetlendirin, yapmak istediğinizi yapın ve sevmek istediğiniz kişiyi sevin.
Hiçbir şeye takılı kalmadan devam etmek zorundasın. Çünkü hayat, durup aynı acının içinde günlerce kaybolanları beklemiyor. Ne yaşarsan yaşa, başına ne gelirse gelsin, bir yerde ayağa kalkmayı öğrenmek zorundasın. İnsan bazen kırılıyor, bazen hayal kırıklığına uğruyor, bazen de hiç hak etmediği şeyler yaşıyor. Ama yine de sabah oluyor. Hayat yine devam ediyor.
Bazı insanlar gider, bazı hevesler yarım kalır, bazı hayaller istediğin gibi olmaz. Hepsini değiştiremezsin. Her şeyi düzeltemezsin. Ama kendini olduğun yerde bırakmamak senin elinde.
Çünkü insan, sürekli aynı düşüncenin içinde sıkışıp kaldığında yoruluyor. O yüzden bazen unutamasan bile yoluna devam etmen gerekir. İçinde hala kırgınlık olsa bile yürümeye devam etmen gerekir. Hayatın gerçeği şu; hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyor. Ne en büyük mutluluk kalıcı ne de en ağır acı. Bugün içini yakan şey, bir gün sıradan bir anıya dönüşüyor. Şu an geçmeyecek gibi gelen şeyler bile zamanla hafifliyor. Yeter ki kendini hayatın dışına itme. Yeter ki bir yaşanan yüzünden bütün hayatını durdurma.
Kimse için kendinden vazgeçme. Bir hatanın içinde ömür boyu yaşama. Sürekli “neden böyle oldu” diye düşünerek kendini tüketme. Bazı soruların cevabı olmaz. Bazı şeyler sadece yaşanır ve biter. İnsan bunu kabul etmeyi öğrendiğinde biraz daha güçleniyor. Çünkü devam etmek bazen iyileşmenin tek yolu oluyor.
Fatih Terim: "Hayatınızla alakalı sürekli doğru - yanlış muhasebesine girerseniz, tüm o toz bulutu içinde kaybolup ileri doğru adım atamazsınız.
Çünkü hayat, mutlulukların, pişmanlıkların, öfkelerin, inişlerin ve çıkışların, kısaca sahip olduğunuz tüm tecrübenin toplamıdır.
Yaşadıklarınızdan birini bile o resmin içinden alırsanız, o hikaye sizin olmaktan çıkar. Ve sonunda kendi dünyanızda başkasının hayatını yaşarsınız."
🎙️@UlasUgras Özdemir: ‘Kardeşim, Uğurcan sana 36 milyon avro kazandırdı!’ diyorlar. Afedersiniz de Trabzonspor ne zamandan beri paraya tamah eden bir kulüp oldu? Uğurcan gitmese bu kulüp tarihe mi karışacaktı? Hayırdır ya! Trabzonspor’un büyüklüğünü kasadaki rakamlarla ölçmeye kalkamazsınız.
Bu kulübün hangi imkansızlıklarla kurulduğunu ve hangi imkansızlıklarla efsane olduğunu bilmeyenler, Trabzonspor'un tarihini okusun!