Yaş aldıkça öfkem büyüyor, tahammülüm tükeniyor. Kendimi anlatmaya çalışıp yine de anlaşılmamak beni tüketiyor. İnsanlardan giderek soğuyorum ama en çok da dönüştüğüm bu insandan nefret ediyorum ne oldu bana bilmiyorum artık çok yoruldum
Bazıları her işini dinî söylemlerle süsleyerek halletmeye çalışıyor ama davranışlarına bakınca söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmuyor. Dışı başka, içi başka olunca insanın gözüne samimi gelmiyorsunuz .
Arkadaşım bana, “İnsanlara boka bakar gibi bakıyorsun.” diyor. Ne yapabilirim? Elimde olan bir şey değil. Konuşmasam bile yüz ifademi kontrol edemiyorum; istemsizce öyle oluyorr :))
Ben öyle ışıktan ,bakıştan , anlamam konuşasın varsa konuş benimle benim kafamı karıştırma zaten akşama kadar çorba oluyor işte beynim adamı hasta etmeyin …..
İlişki konusunda hiç mi şansı olmaz bir insanın hemen nazara geliyorum naptım lan ben size benimde yüzüm gülmesin mi bende seveyim sevileyim kimseye bir şey anlatmaya gelmiyor nazar değdirenin ben ta …..
Sigara kokusundan nefret ediyorum inadına banamı denk geliyor anlamıyorum git başka yerde bekle kardeşim sevgilini açık havada bari rahat bırakın insanı sokucam sigarana ….
Kimseye haksızlık etmek istemiyorum ama kalbim de olmayanı olmuş gibi hissedemiyor. Yine olmadı. Sanırım doğru insanı beklemek, yanlış bir hikâyede kalmaktan daha güzel. Yine de insan soruyor kendine: Ne zaman yüzüm gülecek?