Karadeniz'de bugüne kadar 11 Türk bayraklı veya Türk sahipli ticaret gemisi saldırıya uğramış, bunların 7'si yalnızca son bir ay içinde hedef alınmıştır.
Son olarak … isimli Türk sahipli ticaret gemisi, Ukrayna'nın Chornomorsk Limanı'ndan ayrıldıktan kısa süre sonra Karadeniz'de insansız hava aracı saldırısına maruz kalmıştır.
Bu saldırılar artık münferit olaylar değildir.
Karadeniz'de hedef alınan yalnızca ticaret gemileri değil; Türkiye'nin deniz ticareti, ekonomik güvenliği, denizcilik sektörü ve uluslararası sulardaki meşru ticaret hakkıdır.
Türk bayraklı veya Türk sahipli ticaret gemilerine yönelik saldırılar karşısında sessiz kalınması, saldırganları cesaretlendirmekten ve benzer saldırıların önünü açmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.
Sivil ticaret gemilerinin hedef alınması, uluslararası deniz hukukunun ve savaş hukukunun temel ilkelerine aykırıdır. Bu fiilleri gerçekleştirenler uluslararası hukuk önünde hesap vermelidir.
Türk denizcisi, dünyanın hangi denizinde görev yaparsa yapsın, arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin caydırıcı gücünü, diplomatik kararlılığını ve milli iradesini görmek istemektedir. Hiçbir Türk denizcisi, ekmeğini kazanırken hedef haline gelmeyi kader olarak kabul edemez.
Bu nedenle Türk Dışişleri Bakanlığı'nı ve ilgili tüm devlet kurumlarını;
Uluslararası hukuk çerçevesinde derhal en güçlü diplomatik girişimleri başlatmaya, Birleşmiş Milletler, IMO ve diğer uluslararası platformlarda konuyu en üst düzeyde gündeme taşımaya,
Sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesi için gerekli tüm mekanizmaları işletmeye,
Karadeniz'de faaliyet gösteren Türk ticaret gemilerinin güvenliğini sağlayacak somut ve caydırıcı tedbirleri gecikmeksizin almaya davet ediyoruz.
Türk ticaret filosuna uzanan her el, yalnızca bir gemiye değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarına, ekonomik çıkarlarına ve denizcilik onuruna uzanmıştır.
Türkiye, denizcisini ve ticaret filosunu koruyacak iradeyi göstermek zorundadır. Bugün sessiz kalınırsa, yarın hedef alınacak olan yalnızca gemiler değil, Türkiye'nin denizlerdeki itibarı ve caydırıcılığı olacaktır. @zaferpartisi@TC_Disisleri@tcsavunma
Hiç kimsenin anlamayacağı şeyler geçiyor içimden. Yine ben yanlışım ve ben yine yalnızım. Anlaşılmamaktan daha zor olanı, anlayacak kimsenin olmadığını bilmek.
Sonra zamanının ne kadar da hızlı aktığı gerçeğinin, yaşananların ne kadar da eskide kaldığı ile ilgili değil, geçen zamanda neyi ne kadar yapabildiğin ile ilgili olduğunu anlarsın.
Bazen bir yerde bir şarkı çalmaya başlar. Sevdiğin bir şarkıdır. O an onu en son ne zaman dilediğini düşünürsün. Emin olamazsın. Peki ilk dinlediğin an ne zamandı? Ya da kaç defa dinledin şimdiye kadar...
Gitmek, hiçbir zaman sadece gitmek değildir. Gitmek bir eylemden çok, aslında düşüncedir, bir fikirdir. Bunu giden bilir, kalansa gideni sadece gitti sanır.
İnsana, altında ezildiği yüklerin ağırlığı pek koymuyor da, o yükleri onca zaman sırtında taşımak bir süre sonra ağırlığını hissettirmeye başlıyor işte...