2021 yılında kurduğumuz TÜBİTAK Fen Lisesi ilk mezunlarını verdi.
5 yıl boyunca Bilim Olimpiyatları ve Proje Yarışmalarında muhteşem başarılar elde eden öğrencilerimiz, YKS’de de elde ettikleri derecelerle gururumuz oldu.
Millî Eğitim Bakanlığı’mızla iş birliği içinde, TÜBİTAK’ın bilim ve teknolojideki bilgi ve birikimi ile hayata geçirdiğimiz TÜBİTAK Fen Lisesi’nde her öğrencimize;
📌 Burs ve yurt imkânı
📌 Uzman akademik kadrodan ders alma ve TÜBİTAK Laboratuvarlarını kullanma fırsatı
📌 Yabancı dil eğitimi
📌 Bilimsel araştırmalara yönelik staj programları
sunmaya devam edeceğiz.
Sadece bir fen lisesi kurmanın ötesinde, yeni bir ekol inşa etmenin sorumluluğuyla, geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.
@Tubitak_fenlise
CHP’li Özkan Yalım:
Eşimle 2-3 yıldır alakam yok, 1,5 yıldır boşanma davam var. Oteldeki kız 21 değil, 25 yaşında. Kendisiyle 2 defa ülke dışına gittik, kendisi değer verdiğim bir kişidir.
Uşak ve vatan sevdalısı ağır bir milliyetçiyim.
Teknoloji girişimlerimize yatırımları büyütmek adına 300 milyon dolar kaynak sağlayarak, 750 milyon doları aşacak girişim sermayesi fonunu harekete geçireceğiz.
Yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarını önceliklendirecek, küreselleşme ve ölçek büyütmeye yönelik kaynaklar oluşturacağız.
Türkiye’mizi geleceğe taşıyacak girişimcilerimiz için hayırlı olsun! 🚀🇹🇷
Turgut Altınok’un açıklamalarına rağmen bu adamı Keçiörende aday yaptınız.
Deva Gelecek Saadet vb. partilerden mv meclise koyup Ak Partiye geçişini sağladınız.
Şimdi çıkıp Özgür Özel’in ‘Helal etmiyorum’ kelimesinin manası var mı ?
Varsa da kim kimden helallik almalı ?
Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bugün oynanan Galatasaray–Samsunspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan ve tüm kamuoyunun açık biçimde gördüğü penaltı pozisyonunun, hem sahadaki hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemiş olması, Türk futbolu adına ciddi bir soru işaretidir.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hakem tartışmalarının içine girmemeyi, odağımızı sahaya ve oyuna vermeyi özellikle tercih ettik. Ancak bu tercihimiz, açık hataların görmezden gelinmesini kabullendiğimiz anlamına gelmez.
Hakemlerin ve VAR’ın standardının, ligin kaderini doğrudan etkileyen bu denli belirleyici anlarda dahi sağlanamaması; sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun tamamının problemidir.
Bizim tek beklentimiz, herkes için adil, şeffaf ve eşit uygulanan bir yönetim anlayışıdır.
Fenerbahçe, hiç kimsenin lehine ayrıcalık istemez; ama kimsenin de aleyhine oluşabilecek bir düzenin parçası olmayı kabul etmez.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve ilgili kurullarının bu konuda acil bir açıklama yapması, yaşanan pozisyonun gerekçesini kamuoyuna şeffaf biçimde sunması Türk futbolu adına zorunluluktur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, rekabetin saha içinde kazanıldığı bir lig için gereken her adımın takipçisi olacaktır.
“Benden sonra size su verecek kimse kalmayacak”
6 Şubat depremlerinde Suriyeli bir anne 2 evladını Hatay’da toprağa verdi. Ülkesine dönecek olan acılı annenin evlatlarının kabri başında ettiği veda yürek dağladı.