İtalya vizesi randevusu alamadığımız için, dünya çapında Codementum sınavında derece elde eden 9 yaşındaki oğlumun Roma'daki uluslararası finallere katılma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi.
Çoğunlukla ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı uluslararası Codementum sınavında dünya 23'üncüsü olarak İtalya'nın Roma kentinde düzenlenecek Grand Final'e katılmaya hak kazandı.
Bu başarı sonucunda resmi davet aldı.
Final organizasyonu için kayıt işlemlerimizi tamamladık.
Uçak biletlerimizi aldık.
Konaklama rezervasyonlarımızı yaptık.
Sınav ve organizasyon ücretlerini ödedik.
Bugüne kadar yaklaşık 10.000 Euro tutarında harcama gerçekleştirdik.
Ancak bugün itibarıyla hâlâ vize başvurusu yapabilmek için gerekli randevuyu alamıyoruz.
Açılan Randevular birkaç dakika içinde tükeniyor.
Defalarca denememize rağmen sonuç alamadık.
Profesyonel vize danışmanlık şirketleri aracılığıyla da denedik, onlar da randevu oluşturamadı.
Telefonlarımıza yanıt verilmiyor.
E-postalarımıza dönüş yapılmıyor.
Konsoloslukla doğrudan görüşmek istediğimizde içeri alınmıyoruz. idata hiç bir şekilde bilgi vermiyor.
Buradaki sorun vizenin reddedilmesi değil.
Sorun, dünya finallerine davet edilmiş bir öğrencinin başvurusunu yapabileceği bir randevuya dahi erişememesi.
Bir çocuğun uluslararası akademik başarısının bürokratik erişim sorunları nedeniyle karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Yetkililerin sesimizi duymasını ve oğlumun hak ettiği bu final sinavina erişebilmesi için destek olmasını rica ediyorum.
@ItalyinTurkey
@idataTurkey @ItalyinTurkiye
#Codementum #STEM #İtalyaVizesi
@raveyali@dogalmaxx IBS, aşırı geçirgen bağırsak gibi rahatsızlıklarınız varsa daha da tetikler. Ancak bu tip rahatsızlıklar bağırsak florası testleri ve histamin kontrolü ile bulunabilir. Bağırsak florası konusunda uzmanlaşmış hekim ve diyetisyenleri tavsiye ederim.
@raveyali@dogalmaxx Fibriyomiyalj bir gastroenterolojik sonuçtur, lütfen her yazılanı tekrar tekrar araştırmadan uygulamayın. Bağırsak floranız ve histamin dengeniz ile ilgilenin.
🔴#SONDAKİKA | Ticaret Bakanlığı, Schengen vizesi başvurularında bot yazılımlarla randevuları kapatarak haksız kazanç sağladığı öne sürülen 7 şirket hakkında inceleme başlattı.
Bu konuyu çok sayıda yetkili makama iletmiştim. Yaptığım haberler çok daha farklı yerlere de ulaştı ancak şu an için paylaşmıyorum.
O şirketlerin reklamlarını hala bile bile yapanlara da sıra gelecek ama şimdi sessiz kalmak gerekiyor.
Asıl olan;
Anayasayı değiştirmek değil onu uygulamaktır.
Kural koymak değil kurallara önce kural koyanın uymasını sağlamaktır.
Enflasyonu düşürmeye çalışmak değil yükselmemesini sağlamaktır.
Bir yere gelmek değil oradan ayrılabilmeyi bilmektir.
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
Dikkat! Türkiye’deki sel problemini eğer/gercekten çözülmek isteniyorsa şu an ki taşkınlar büyük bir nimet olarak da görülmeli!
Şu an sel suları nereleri kapladı, hızı ve yüksekliği nedir? Bu bilgileri hemen kayıt edip haritalandırmamız lazım. Bu bilgiler milyonlarca dolarlık modelleme ve arazi çalışmalarından çok daha doğru ve gercektir.
Bu bilgilere göre belirlenecek olan dere ve taşkın yatakları hemen yeşil alana dönüştürmek, taşkın tehlike bölgelerindeki binaların da temel taşkın su seviyesine uygun olarak belirlenecek olan subasman seviyesine göre düzenlemek için kapsamlı bir kentsel dönüşüme uğratılması hem vacip hem de farzdır.
Biliyorum rant, oy, masraf, vb nedenleri ile buna kimse yanaşmayacaktır ama ben işin doğrusunu söylemek ile mesulum. Benden günah gitti 🙋♂️ @csbgovtr
Ben 16 dakikamı heba ettim ki sen harcama:
"Apolitiğim, ne sağdayım ne soldayım" diyor.
19 Mayıs ne AKP'nin ne CHP'nin bayramıdır. Bir devletin var olma iradesinin başlangıç tarihidir.
Bunu "politik" gören adam apolitik değildir. Pozisyonu nettir.
"Mora'daki soykırım, ancak öldürecek başka TÜRK kalmadığında sona erdi."
İskoç tarihçi ve yazar William St. Clair
-"Mora TÜRK'leri, 23 Eylül 1821 yılında yunanistanlılar tarafından büyük bir soykırıma uğradı."
"Yaklaşık 45 bin TÜRK rumlar tarafından acımasızca katledildi. Yunanistan sahte raporlar hazırlasa da, Avrupa “Soykırım” olarak tanıdı TÜRK'lere yapılan bu vahşeti."
"Bütün dünya yine sustu, çünkü ölenler TÜRK’tü!"
#TripoliçeSoykırımı
#MoraSoykırımı
Akşam yatarken partiye çökme haberi, sabah kalkarken üniversite kapatma haberi!! Sonra neden anti depresanlar en çok bizim ülkemizde kullanılıyor!! #mutlakbutlan#bilgiüniversitesi
Arap’dan çok daha fazla Arapçı Osmanlı Şeyhülislam’ı Ebussuud’un Türk düşmanlığı; Yunus Emre kâfirdir, Alevi Türkmenler dinsizdir, Türk’ün katli vaciptir…
Murat Bardakçı :
"Ebussuud Türkler için akıl almaz ifadeler kullanmıştır, Türk kanı dökülmesine sebep olmuştur.”
Yunus Emre’nin ölümünden 250 yıl sonra Ebussuud ,Yunus Emre’nin zındık olduğuna hükmetmiştir. Bugünkü tarikatların gittiği yol Yunus’un değil Ebussuud'un yoludur...
Prof Dr. Yusuf Halaçoğlu: şimdi Atatürk'e niye karşı çıktıklarını sanıyorsunuz?
Halifeliği kaldırdığı için mi? Hayır.
Alfabeyi değiştirdiği için mi? Hayır.
Saltanatı kaldırdığı için mi? Hayır.
Osmanlı devletinde Türk yoktu Türk ismi yoktu, Atatürk çıktı devletin adına "Türkiye" adını verdi.
Türk devleti demekti bu.
Atatürk kalktı "Büyük Türk Milleti" dedi. "Ne Mutlu Türküm Diyene" dedi.
Siz gençlere seslendi; "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" dedi. İşte bunlar yeniden Büyük Türk devletinin temelleriydi. Şimdi bunu yıkmaya yok etmeye çalışıyorlar!"
Açıkçası "Kıvırmışsınız!!" Sadece dinlediğim kısımda öyle ağız dolusu "Kutlasak ne olur, kutlamasak ne olur. Özel gün fetişizmine dönüştü. Şirketler kutluyor yapay zekaya yaptırıyor, eskiden milyon dolarlar verirlerdi." gibi bugünü önemsiz, para için kutlanan, şov için kutlanan ANLAMSIZ bir gün gibi gördüğünüzü üstüne basa basa ilan etmişsiniz. Siz kutlamayın zaten, sizin kutlamanız anlamsız.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.