Bu diploma sadece bir lisansın belgesi değil, aynı zamanda bir intikamın mührüdür. Ruhi Kılıçkıran'dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na kadar fakültelerde alçakça katledilerek eğitimini tamamlayamayan ülkücü şehitlerimizin yarım kalan hayallerini tamamlayabilmek için mezun oluyorum.
Evvelce gidenlerin asil ruhları şad olsun
#FıratYılmazCakıroğlu
Bahçelievler'den bir gün önce Hamamönü'nde bu tipli namussuzlar, makinalı tüfeklerle ağabeylerimize pusu atmışlardır. Bu pusuda Süleyman Tümay ve Yusuf Yekeler ağabeylerimizi kahpece şehit etmişlerdir.+
Lübnan'da bir asır sonra şanlı sancağımız dalgalanıyor. Türkiye'nin gölgesi bütün coğrafyayı ateşten koruyacak kadar büyüktür. Bölgedeki soydaşlarımızın her türlü tehditten uzak bir şekilde barış ve huzur içinde yaşaması için mili ülkülerimiz ışığında mücadelemize devam edeceğiz.
Hiç şüphesiz Manastır'da Enver Paşa'dan sonra en yetkili kişidir. Trablusgarp ve Balkanlar'da omuz omuza savaşmışlar; hatta Enver Paşa'nın Teşkilat-ı Mahsusa'yı kurma fikri ve Süleyman Askerî Bey'in reisliği ilk buralarda düşünülmeye başlanmıştır. Bu yönüyle o, Enver Paşa'nın en güvendiği silah arkadaşı ve dostudur. Güven o kadar sağlamdır ki Halil Kut Paşa (Enver Paşa'nın amcası), Süleyman Askerî Bey'in Basra Valiliği ve Irak Cephesi Komutanlığına atanmasından sonra Teşkilat-ı Mahsusa'nın ikinci başkanı olmuştur.
Süleyman Askerî Bey, görev yaptığı kısa sürede Teşkilat-ı Mahsusa'nın omurgasını oluşturmuş; Osmanlı coğrafyasını göz önünde bulundurarak, günümüzde de birçok istihbarat servisinin kullandığı masa usulüyle teşkilatın birimlerini kurmuştur.
İttihat ve Terakki'nin içindeki hizipçilikten uzak kalması ve Trablusgarp Cephesi'nde Müslüman Sunusi aşiretini İtalyanlara karşı çok iyi teşkilatlandırması sebebiyle Enver Paşa tarafından Irak Cephesi'nde görevlendirilir. Gönüllü askerî birliklerden oluşan ünlü Osmancık Taburu kendi emrindedir. Usta bir gayrinizami harp stratejisti olduğundan, Kafkasya'da faaliyet yürütecek olan Dr. Bahattin Şakir'e bölgede izleyecekleri operasyonel konular hakkında bir yol haritası çizmiştir.
Hatta Almanların I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı menfaatlerinden daha farklı planları ve reçeteleri olduğunu anlayan ilk kişilerden biridir desek yanlış olmaz; nitekim bu gizli ajandaları Başkomutanlığa rapor etmiştir. Büyük adamların ölümleri de büyük olur. Süleyman Askerî Bey ve Enver Paşa, büyük ölmüşlerdir.
Süleyman Askerî Bey, Şuaybe Muharebesi'nde aldığı yenilgiyi askerî onuruna yedirememiş ve geri çekilme esnasında, içinde bulunduğu arabada kendi beylik tabancasıyla 31 yaşında intihar etmiştir. Dönemin Musul ve Bağdat Valisi Süleyman Nazif, onun ardından şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur:
"Süleyman Askerî, vatanı için vatanından başka her şeyini isteyerek ve gülerek feda etmiş bir Osmanlı idi!.."
Gaziantep’te bir kuşçu, en değer verdiği İran güvercinini Ankara’daki bir adama satıyor; kuş 14 saatlik bir uçuşun ardından tekrar yuvasına kaçarak geldiğinde kanatlarını hareket ettiremez hale geliyor.
Partizan taraftarı, Osmanlı Padişahı I. Muratın hançerlenme anını gösteren dev bir pankart açmıştı.
Fenerbahçe tribünlerinin rövanşta hazırladığı pankart adeta Osmanlı Tokatı tadındaydı:
“Hepiniz Türksünüz!”
Yalova ilinde bir baba ve 14 aylık çocuğunun öldürülmeye teşebbüs edildiği olay ile ilgili videolar medyaya yansımış bulunmaktadır.
Bazı etnik bölücü teröristler, baba Muhammet Baca’nın saat 18.55’teki sözlerini cımbızlama yöntemi ile bağlamından kopararak algı operasyonu yürütmeye çalışmaktadır. Çocuk, sanki babanın tedbirsizliği nedeni ile arabada yaralanmış gibi bir hikaye anlatılmaktadır.
Halkı yanıltıcı bu algı operasyonu ile mücadele etmek amacıyla, açıklama yapmak ve olayın tümünü anlatan videoyu göstermek zorunlu hale gelmiştir. Yüce Türk Milletine arz ederim.
Şunu kimse unutmasın.
Her hesabın bir tersi her zulmün süresi var,
Bir tilki hükmü, bir çakal hükmü varsa, bir de kurt töresi var, Bir bozkurt töresi var…
Esenköy'e çok sayıda Türk milliyetçisi kardeşimiz, arkadaşımız gidiyor. Bazı vatandaşlarımız da oradalar. 24 Oğuz boyundan daha kalabalık aşiret var mı göreceğiz. Türk evladını tehdit eden evini gasp etmeye çalışan aşağılık yaratıklar, malını satıp Yalova'yı terk edip gidecekler.
Şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun şehadetinin 11. yılı münasebetiyle Ege Üniversitesi’nde düzenlediğimiz anma programımıza sel olup akan, kadrajlara sığmayan İzmir’in binlerce Bozkurt’una teşekkür ediyorum.
Kılıçkıran’dan Fırat’a
Diridir Yusuf Yüzlüler! 🇹🇷
11 yıl önce Ege Üniversitesi kampüsünde aziz kanı toprağa düşen Ülkücü Şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun hatırası artık yalnızca gönüllerimizde değil; şehit edildiği yerde yükselen bu anıtla da ebedileşmiştir.
Bizlere varlığı ile çok büyük destek veren başta İzmir Valimiz Sn. Süleyman Elban Bey olmak üzere; sürecin sağduyu ve vakarla ilerlemesine destek veren Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Sn. Musa Alcı ve rektörlük görevlilerine ayrıca şükranlarımı sunuyorum.
KILIÇKIRAN’DAN FIRAT’A DİRİDİR YUSUF YÜZLÜLER!
"KÂBE'NİN ÖRTÜSÜNÜ DEĞİŞTİRİYORUZ BABA"
Şehadetinin sene-i devriyesinde; Ege Üniversitesi'nde PKK'lı teröristler tarafından şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nu rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
#TabutaSığmayanlar#FıratYılmazÇakıroğlu
Kürşat ölmüş fakat attan düşmemişti, ölmüş fakat yenilmemişti diyen Atsız Ata, yaşasaydı "Fırat şehit olmuş fakat yıkılmamıştı, şehit olmuş fakat yenilmemişti" derdi senin için Fırat'ım. Sen yenilmedin, sen her gün yeniden doğuyorsun Türk nesillerinin yüreğinde...Ve hayallerin, tebessümlerin, davan Bozkurt yürekli, Fırat yürekli Ülküdaşlarına emanet. Emanetin namusumuz ve şerefimizdir. Unutmayacağız, unutturmayacağız !
Şehadet yıldönümünde rahmet, minnet ve dua ile anıyorum kardeşim, reisim, şehidim #FıratÇakıroğlu