Ülkü Ocakları Ordu İl Başkanımız Sayın Furkan Atıcı, Milliyetçi Hareket Partisi Çamaş İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde Milliyetçi Hareket Partisi Çamaş İlçe Başkanı olarak seçilen, aynı zamanda Ülkü Ocakları Çamaş İlçe Başkanımız Sayın Burak Uygun ile birlikte, Yasemin ve Metin Gedik çiftinin düğün merasimine katılım sağlayarak mutluluklarına ortak oldular.
Kıymetli çiftimize bir ömür boyu sağlık, huzur ve saadet diliyor, ailelerini tebrik ediyoruz. Allah mesut ve bahtiyar eylesin.
Fındık; sadece bir tarım ürünü değil, Ordu'muzun alın teri, Karadeniz'imizin emeği ve ülkemizin en önemli ihracat değerlerinden biridir.
Ülkü Ocakları Ordu İl Başkanımız Sayın Furkan Atıcı, yaklaşan hasat sezonu öncesinde tüm fındık üreticilerimize bereketli bir sezon dileyerek, kahverengi kokarca zararlısıyla mücadelede gereken hassasiyetin gösterilmesinin önemine dikkat çekmiştir.
Alın teriyle üreten her çiftçimizin yanındayız. Rabbim emeği bereketli, hasadı hayırlı eylesin.
@FurkannnAtc
06 Ağustos 1980 - Gölköy
Çocuğuna süt almak için evden çıktığı sırada pusuda bekleyen komünistler tarafından kurşunlanarak şehadete eren Ülkücü Şehidimiz Şükrü Akdoğan Ağabeyi şehadet yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhu Şâd olsun.
Yeni arayüz, yeni deneyim, aynı hedef🚀
💻 Teknodaş Forumu ile;
* Bilgi paylaşın,
* Projelerinizi tanıtın,
* Takım arkadaşlarınızı bulun,
* Teknoloji odaklı fikir alışverişi yapın.
🌐 https://t.co/jklGMKyoY1
Ülkü Ocakları Ordu İl Başkanımız Sayın Furkan Atıcı, Ülkü Ocakları Çatalpınar İlçe Başkanımız Sayın Muhammet Ali Bakar ve Milliyetçi Hareket Partisi Çatalpınar İlçe Başkanımız Sayın Sezgin Yılmaz'ın yanı sıra kıymetli hemşehrilerimizin de katılımıyla Çatalpınar'da bir araya gelinerek istişarelerde bulunuldu.
Birlik ve beraberlik ruhuyla, davamızın izinde azim ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.
Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda hazırlanan çerçeve yasa için milletimizin huzuru, birliği ve geleceği adına attığı tarihi imza..
Turan Orduları Başkomutanı Şehid-i Ala ve Gazi-i Namdar Enver Paşa'yı şehadetinin yıl dönümünde saygı, rahmet ve dualarla anıyoruz. Ruhu şad mekanı cennet olsun.
Mustafa Aybarlık
3 Ağustos 1980 - Fatsa
Ülkücü şehidimiz Mustafa Aybarlık'ı şehadetinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Beyhan - Reyhan Kuzu
1 Ağustos 1980 - Fatsa
Fatsa'da hain saldırı sonucu şehadete yürüyen Ülkücü Şehitlerimiz Beyhan Kuzu ve Reyhan Kuzu'yu, şehadetlerinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyoruz.
Aziz hatıraları gönüllerimizde yaşamaya devam edecek; inandıkları kutlu dava ise nesilden nesile taşınacaktır.
Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.
31 Temmuz 2018'de hain terör örgütü Pkk tarafından kalleşçe şehit edilen 10 aylık Bedirhan bebeği ve annesi Nurcan KARAKAYA'yı rahmetle anıyoruz.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Türk Sağlık-Sen Ordu Şube Başkanı Sayın Fatih Galender Zengin ve Yönetim Kurulu üyeleri, İl Başkanımız Sayın Furkan Atıcı'ya hayırlı olsun ziyaretinde bulunmuşlardır.
Gerçekleştirdikleri nazik ziyaret ve takdim ettikleri kıymetli hediye dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyoruz.
Üniversite tercih döneminde gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. 🇹🇷
Üniversite tercihi yapacak genç kardeşlerimizin en doğru kararı verebilmelerine katkı sunmak amacıyla hazırladığımız Ülkü Ocakları Tercih Robotu, puan ve başarı sırasına göre tercihlerinizi kolayca oluşturmanıza yardımcı oluyor.
Geleceğinize yön verecek bu önemli süreçte siz de Tercih Robotumuzu kullanabilirsiniz.
🤖 https://t.co/ftpYCSUEyV
@ayyildirim1@FurkannnAtc
Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.
Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.
Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.
Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir.
Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.
Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.
Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.
Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.
Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır.
Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir.
Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli