ORDU YARDIMLAŞMA KURUMU (OYAK) !
OYAK tarafından açıklanan %37,1 nema oranı kabul edilemez.
Şehit olanın, gazi kalanının, zor şartlarda görev yapan Mehmetçiğin birikimi gerçek enflasyon karşısında erimemelidir.
Açıklanan oran; ENAG ve İTO verilerinin, hatta banka faiz oranlarının dahi gerisinde kalmıştır.
OYAK yönetimi şeffaf olmalı; yatırımlar yalnızca üyelerin menfaati doğrultusunda yönetilmelidir.
Yönetim ve denetim süreçlerinde temsil, üye yapısındaki dağılıma uygun şekilde sağlanmalıdır.
TSK personelinin alın teri ve çocuklarının geleceği yanlış bir yönetim anlayışına teslim edilemez.
ASSSUBAY KAMUOYUNA AÇIKLAMALAR
Son elli yıldır Assubay hakları konusunda olumlu hiç bir adımın atılmadığı, Assubay sınıfı adına hiçbir kazanım elde edemediği gibi, varlığı görmezlikten gelinen ve her gün daha geriye giden astsubay toplumu, bir önceki TEMAD Yönetiminin yedi yıla yakın süren pasif, teslimiyetçi tutumu nedeniyle Assubay tabanı bağımsız, bağlantısız bir inisiyatif geliştirmiş mücadele adına bir şeyler yapmak isteyen farklı assubay gurupları oluşmuştur.
Dünyanın neresine giderseniz gidin sıralı yetkili-sorumluların adil ve hakkaniyetle davranmaması durumunda toplumsal tepki hem kaçınılmaz, hem de olması gereken bir haklı durumdur.
Yeni yönetimin seçilmesi ile birlikte yeni bir umut doğmuş, belli başlı astsubay guruplarının oluşturduğu Assubay tabanından bir temsil çıkartarak TEMAD Yönetimine entegre olmak ve birlikte hareket etmek amacıyla TEMAD Yönetimi nezdinde farklı zamanlarda girişimde bulunmuş, tüm iyi niyetli çabalar ne yazık ki mevcut TEMAD Yönetiminin araya ördüğü duvara çarpmış, karşılık görmemiştir.
Artık toplumsal sabır çileye dönmüş, TEMAD Yönetiminin en hafif deyimiyle ürkek muhatapları hedef almayan birkaç eylemi toplumu tatmin etmemiştir. Temsil heyeti 04 Nisan 2026 tarihinde mümkün olan en güçlü şekilde eylem yapma kararı almış, akabinde TEMAD Yönetimi de 28 Mart 2026 tarihli eylem bildirisi yayınlamıştır. Bu tutum tam anlamıyla sarı sendikacılık, eylem kırıcılığıdır. Zor koşullarda 28 Mart tarihinde Ankara’ya başka şehirlerden gelecek insanların 04 Nisanda gelmesi zor olacağı gibi, 04 Nisanda gelecek olanlar 28 Martta yapılacak eyleme katılmayacak, her iki eylem cılız ve sonuçsuz kalacak, arzulanan tepki potansiyeli oluşmayacaktır.
TEMAD Yönetiminin görevi toplumsal tepkiyi yatıştırmak değil, aksine harekete geçirmektir.
TEMAD yarı sendikal bir mantık ve üslupla hareket etmek zorundadır.
Hiç kimsenin toplumun heyecanını, umutlarını kırmaya hakkı yoktur. Her kim yaparsa yapsın bu en yalın haliyle Assubay sınıfını yalnız ve çaresiz bırakmaktır.
TEMAD Yönetiminin toplumun her kesimini kapsama sorumluluğu ve mecburiyeti vardır. İyi niyetli girişimleri hiçbir açıklama yapmadan geri çevirme lüksü yoktur.
Baştan beri toplumsal birlikteliği sağlamak için Astsubay İnisiyatif üyelerinin da içinde olduğu samimi girişimlerin geri çevrilmesini anlamak mümkün değildir.
TEMAD Yönetimine açık çağrımızdır;
Bu birlikteliğin sağlanması yükümlülüğü öncelikle ve özellikle TEMAD yönetiminindir. Ortak bir zemin oluşturulması için gösterilen çabalara öncülük edip, en kısa sürede tüm gurupları davet ederek ortak bir akıl ile belirlenecek bir tarihte eylem yapılması kararlılığını göstermelidir.
TEMAD Yönetimi uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi durumunda taban hareketinin yansıması olan Fahrettin Bağrı Temsil heyetinin yanında olacağımızı, tüm gücümüzle hak ve onur mücadelesini beraber yürüteceğimizi Asssubay kamuoyunun bilgisine ve takdirine sunarız.
TEMAD Yönetimini de sağduyu ile hareket etmeye, toplumsal birliği sağlamaya tüm bileşenlerin potansiyel gücünü yılların yarattığı kayıplar içersinde bir yaşam mücadelesi veren Assubay sınıfının bundan böyle layık olduğu insanca bir yaşam hakkına getirme mücadelesinde hep birlikte olmaya çağırıyoruz.
SAYGILARIMIZLA
ASSUBAY İNİSİYATİF
ÖNEMLİ.........
Kıymetli polis, asker , korucu, bekçi uzmancavus, Assubay çalışan, emekli ve aileleri .....
İzmir'de Büyükşehir Belediyesinde ki işçilerin aldığı 72 bini beğenmeyip 94 bin TL istediklerini ve HÜKÜMETİN gözünde temizlik işçileri kadar degerimizin olmadığını yazdım diye
YANDAŞ, TROLLER TARAFINDAN HESABIM ELE GECİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR. SPAMLANIYOR.
LÜTFEN NOKTA DAHİ OLSA YORUM VE RT YAPARAK DESTEK OLUN.
Bir AKP eski ilçe başkanı, kendisini durduran polis memuruna küfrediyor. Bir kez değil, defalarca. “Terbiyesizsin” diyor, polisin annesine küfrediyor. Hem de kameraların kayıtta olduğunu bile bile.
Çünkü bu şahıs, partisine ve mensubu olduğu iktidara güveniyor. O küfürleri sadece polise değil, hukuka, kamu düzenine, insan onuruna ve bu ülkenin bütün emekçi güvenlik güçlerine ediyor. Bu şımarıklık, bu kibir, tek bir kişinin sorunu değil. Bu, Türkiye’yi yöneten zihniyetin somut bir izdüşümü. Çünkü biliyoruz ki bu ilk değil!
Hatay’da bir AKP milletvekilinin oğlu polisleri sıraya dizdi. Mersin’de bir başka milletvekili görevini yapan polis memuruna “şerefsiz” dedi. Milletvekili hakkında tek bir kelime edilmedi. İçişleri Bakanlığı suskun kaldı. O polis meslekten ihraç edildi. AKP iktidarında adaletin ve cezanın adresi, güçlüye göre değil, garibana göre yazılıyor.
Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir dönemde polis, asker bu kadar değersizleştirilmedi.
Bu kadar itibarsızlaştırılmadı. Bu kadar yalnız bırakılmadı.
Polis bugün ne için savaşıyor? Sadece suçla mı? Hayır. Bir yandan angarya, bir yandan mobbing, bir yandan siyasi baskılarla savaşıyor. Amir tahakkümüyle, uykusuzlukla, 36 saati aşan görevlerle savaşıyor.
Ve bir de kendisine “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyerek tehdit savuran siyasi şımarıklarla savaşıyor.
Emniyet Teşkilatı’nda mobbing sıradanlaştı, angarya olağanlaştı. İnsan onuruna aykırı koşullarda çalışmak, kader haline geldi. Ve maalesef birçok polis, bu koşullara dayanamayarak yaşamına son veriyor. Her hafta, her ay intihar eden polis haberleri geliyor. Sessiz çığlıkları kimse duymuyor.
Asker olmak da farklı değil. Bu düzende asker şehit düşmeden hatırlanmaz. Hayattayken maaşı yetersizdir, lojmanı yetersizdir, sosyal hakkı yoktur. Şehit olunca hatırlanır. Geride kalan ailesine ise sadece birkaç resmi tören düşer.
Bu düzen değişmeden, polis de, asker de nefes alamaz.
Polise sahip çıkmak, sadece onun arkasında durmakla değil; ona sendika hakkı tanımakla, görev güvencesi vermekle, siyasi baskıdan kurtarmakla olur.
Bu video sadece bir küfür değil. Bu video, bu iktidarın güvenlik güçlerine bakışının özetidir. Bu video, kamu düzeni adına görev yapan bir memurun nasıl aşağılandığının belgesidir. Bu video, artık yeter deme vaktinin geldiğinin kanıtıdır.
Bu düzenden kurtulmadan, hiçbir kamu görevlisinin onuru korunamaz. Bu düzen değişmeden, bu ülkede adalet sağlanamaz.
Tedavisine evinde devam edilen Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli muvazzaf meslektaşımız Ali TÜRKMEN'i ziyaret edip geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Kendisine acil şifalar diliyoruz.
@sahilguvkom@TC_icisleri@turkomen1923
ASTSUBAY KAMUOYUNUN DİKKATİNE
1. ASTSUBAY İNİSİYATİF HAREKETİ yedi yıldır kangren olmuş astsubay sorunlarını çözmek bir yana çözüm için çaba gösterenleri de engelleyen, yok sayan, kendisine rakip gördüğü şube başkanı ve/veya üyeyi hiçbir mahkeme kararı –gerekçe olmadan ihraç eden, sus payı olarak OYAK’tan para alıp OYAK’ın arabasına binen bir TEMAD Başkanı’nın pasifliğine karşı tabanın sesi olarak ortaya çıkmış, sivil bağımsız ve özgün bir harekettir.
2. Yaklaşık bir yıllık süreçte ASTSUBAY İNİSİYATİFİ HAREKETİ öncülüğünde yapılan eylemlerin kamuoyu tanığıdır. Tüm eylemlerde Levent ULUCAN önderlik etmiştir. Ayrıca bu güne kadar astsubay onur ve adalet mücadelesi ile ilgili binlerce makale kaleme almış, astsubay toplumunun sesi olmuştur. Ancak; bir makalesinde amacını aşan bira kaç cümle ile ilgili olarak toplumsal linçe uğramış, yazıyı kaldırmış, ilgililerden özür dilemiştir. Dönemin TEMAD Başkanının talimatıyla bu yazı ile ilgili olarak TEMAD Şubelerince onlarca dava açılmış, bütün davalar “kovuşturmaya yer olmadığı” gerekçesi ile sonlanmıştır. Eski TEMAD Başkanının kendi tabiri ile astsubay toplumuna ağza alınmayacak hakaretler eden bir Bakan’a astsubay kamuoyu çok acıdır ki Levent ULUCAN’a gösterdiği tepkinin yüzde birini göstermemiştir. Bu da şu demek oluyor ki, astsubayın astsubaya gücü yetiyor. Konu mesela eski bir subay olunca rahatlıkla görmezden gelinebiliyor.
3. Genel kurul salonunda eski başkanın kronik Levent ULUCAN düşmanlığına ne hazindir ki Levent ULUCAN’ın astsubay toplumu için onca mücadelesine rağmen kimse karşı çıkmaya lüzum görmemiştir. Levent ULUCAN’ın TEMAD’la ilgili hesabı, beklentisi dün de bu günde yoktur. Yapılan açık haksızlıktır, bu ayıp Genel kurulda yer alan divan ve delegelerin ayıbıdır. Astsubay İnisiyatif gurubu üyeleri sonuna kadar Levent ULUCAN’ın arkasındadır.
4. Yeni seçilen TEMAD Yönetimine samimi başarılar diliyoruz, ASTSUBAY İNİSİYATİF HAREKETİ yalnızca astsubay tabanından gelen talepler doğrultusunda yine meydanlarda olacaktır. TEMAD ana eksenimizdir. Birlikte hareket etmek samimi arzumuzdur. Eski Başkan Hamza DÜRGEN zihniyetinin Levent ULUCAN ve Astsubay İnisiyatifine duyduğu kinin yeni yönetime de sirayet edip etmediğini zaman gösterecektir.
KAMUOYUNA SAYGILARIMIZLA
Askerden kaçan, arabada pudra çeken, karısını satan, komşusunun kocasıyla kaçan hatta sokak ortasında cinayet işleyip polise kurşun yağdıran katiller bile sıkışınca Allah için konuş diyerek, yarım yamalak bildiği duayı okuyarak ekranlarda rol kesenler, izleyin bakalım ATATÜRK kim?
Biz Atatürk'ün kim olduğunu biliyoruz da sizin de kim olduğunuzu biliyoruz neden Atatürk'e düşman olduğunuzu da..
Her gün olmaz bu kadar diyeceğimiz görüntülerle karşılaşıyoruz.
Kadının köpeği, çocuğu belinden ısırıyor. Çocuk kıvranıyor ama kadından hiç tepki yok!
Bu çocuğun ailesi bu görüntüyü görse o kadını ne yapar?
Bu kadın bulunup cezasını çekmeli
#yasayaEVETdiyoruz#DEMKapatılsın