Abdülhamid han hazretleri arşivinde yer alan Kütahya fotoğrafları.
Renklendirilmiş hali .
Tek türbe Domaniç - Çarşamba köyündeki hakem ana türbesi . O tarihte İnegöl’e bağlı imiş.
Not: İstanbul üniversitesi online kütüphanesinden alındı
Bir ayın daha sonuna geldik. Yeni sayımız yarın sizlerle!
*Dergimiz ile alakalı yorum ve fotoğraflarınızı [email protected] mail adresine gönderin veya #yedikıta etiketiyle paylaşın, yayınlayalım. #sizdengelenler
Seven cities. One team.
Delaware, Istanbul, Cairo, Dubai, London, Riyadh, Baku.
Some of us build the platform. Some of us take it to the market. All of us are working on what banking looks like next.
Istanbul and Cairo are where the platform gets built. Engineering, product, delivery, operations. If you've ever wanted your work to end up running inside a bank, that's where it happens.
Dubai, London, Riyadh and Baku are where we meet the market. Financial districts rather than office parks, because you learn more sitting near a bank than reading about one.
Different cities, same work. We're hiring across the group.
https://t.co/R5T3a87bSQ
#LifeAtFimple
Tarihte dün 🙂
Rahmetli Alemdar Mustafa Paşanın adamlarının Kabakçı Mustafa’yı etkisiz hale getirmelerinin yıldönümü imiş.
Kaynak : İstanbul Ansiklopedisi
ALİ AĞA (Uzun Hacı)
On dokuzuncu asır başında seçkin şöhretlerden; Alemdar Mustafa Paşanın en sadık dostlarından; Pınarhisar âyânı; Alemdarın İstanbul yürüyüşünde sağ eli yerinde idi; Paşanın emriyle yanına birkaç yüz seçme sekban neferi alarak sabık Rumeli Feneri dizdarı Ketencioğlunun kılavuzluğu ile Rumeli Feneri Kalesine ılgar ile gitmiş ve ihtilâl sergerdesi Kabakçı Mustafayı idam ederek kaleyi zaptetmişti; Vak’a heyecanlı ve garip bir mâceradır: Uzun Ali Ağa ve adamları 1223 Cemaziyelevvelinin on dokuzuncu (13 Temmuz 1808) gecesi yarısında Fener Kalesi önüne varırlar, atlardan inerler, hayvanları oradaki bir değirmenin duvarları arkasına siperleyip ve sekbanlardan birkaçını da hayvanlarla bırakıp kale varoşuna yaklaşırlar. Kalenin dış mahallesinde bir kahvehane vardır ki, kale yamaklarından bazıları geceleri orada yatarlar.. Gözü açık bir adam gönderilir, bu, kahvenin tenha, iki üç kişiden başka kimse olmadığı haberini getirir.. Bunun üzerine Ketencioğlu Pınarhisarlı askerlerden on kişi alıp kahvehaneyi sessizce basar, yatanları bağlayıp Uzun Ali Ağaya getirir, bunlar kale yamaklarından iki hayta ile bir oduncudur. Ali Ağa bunları ölüm tehdidiyle sorguya çekip söyletir.. Kabakçı Mustafa kale dışındaki mahallede bulunan evinde imiş.. — Müverrih Asım Efendinin rivayetine göre — o gece evlenmiş ve gerdeğe girmiş (B. : Mustafa, Kabakcı). Bunlar olurken vakit de hayli ilerlemiş.. seher yaklaşmış.. Haberi veren yamağın kılavuzluğu ile Kabakcının evine gitmişler.. Yamağın bir bacağına uzunca bir yular bağlamışlar, yuların öbür ucunu da Ali Ağanın karakulağı beline sarmış, iki sekban neferi de ciritlerinin demirini yamağın sırtına dayamışlar, kaçmağa teşebbüs ederse hemen saplayacaklar.. Evi sarmışlar, Kabakcının adamlarından olup o gece orada yatanlardan birkaçını karanlıkta neye uğradıklarını anlamadan yakalamışlar.. Ali Ağa da: — Padişahtan emirle geldim, görülecek kârımız vardır! diye harem kapısına dayanmış.. Gürültüden uyanan ev halkı kendilerini toparlayıncaya kadar kapıyı kırıp hareme girmişler, bu evi çok iyi bilen Ketencioğlunun târii ile Kabakçının yattığı odaya kadar çıkmışlar.. Tâbir Müverrih Cevdet Paşanındır, «Kabakcı câme hâbında taş yatur» bir halde imiş, sekbanlardan biri hemen başını kesip işini bitirivermiş.. Ali Ağa kesik başı Ketencioğluna verip ılgar ile orduyu hümayunda Alemdar Paşaya gönderir. Kendisi de oradan hemen kaleye koşar, Yamakları dışarı kovarak kapıları kapar ve sekbanlariyle kaleye kapanır ki o sırada güneş henüz doğuyormuş.. Vak’anın dehşeti ile sersemleşen yamaklarla kale halkı etrafa dağılarak diğer tabyalardaki yeniçeri zorbalarına ve yamaklarına haber verirler.. Evvelâ kimse inanmaz, sonra Kabakcının kale dışındaki evine gelirler ve yataktaki başsız cesedi görünce, kaleye girenlerin kimler olduğunu öğrenmek isterler.. Müracaatlerinde kendilerine kaleden hiçbir cevap verilmez.. Bunun üzerine İstanbula adam gönderilir, ağalarının katli fermanı hümayun ile mi olduğu sorulur.. İstanbuldaki devlet erkânı da hayret içinde kalırlar.. Ne Babıâliden, ne de saraydan böyle bir emir verilmediği söylenir.. Bu sefer, Babıâli, vak’anın tahkikine birini memur eder.. Kaledeki asker bu zata, orduyu hümayundan geldiklerini, kumandanlarının da Pınarhisar âyanı Uzun Hacı Ali Ağa olduğunu bildirirler.. Babıâli şaşırır, vak’anın ordudan tahkikini kararlaştırır.. Fakat kale yamakları, haytalıkları icabı ağalarının intikamını almak hırsiyle Rumeli Feneri kalesini muhasara ederler. Civar tabyalardan da birçok asker toplanır.. Fakat bu sırada Alemdar Paşanın gönderdiği kuvvetli bir müfreze yeniçerileri yarıp kaleye girmeğe muvaffak olur.. İstanbuldaki hükûmet darbesinden sonra, Uzun Hacı Ali Ağa, Alemdar Mustafa Paşa tarafından Boğaz muhafızı tayin edildi.
Osmanlının ta kuruluşundan itibaren devraldığı ve bize miras gelen Hanefi Maturidi kanalı aslında merhum Sadrüşşeria kökenlidir ancak üstünde çok araştırma yok . Sadrüşşeria merhumun TDV İA bilgilerine göre özet bilgiler hazırladım.
Belki de seçenekler sadece mavi ve kırmızı hap değildi .
Belki de Morpheus Neo’yu da seyirciyi de kandırdı , herkeste yuttu.
Belki de bizim seçenekler de Aykut ve İsmail değildi . Bambaşka bir hayat vardı da , biz ikisinden birisi olmazsa öleceğiz hastalığına yakalandık sanıyoruzdur.
Şimdi Hıncal Uluç yaşıyor olsaydı , tv de üfleyip püfleyerek sinirli bir şekilde “böyle bir şey olabilir mi yee, hemen uçakla Fatih terimi gönderin Amerika’ya milli takımın başına geçirin, kırk yılın başı finallere kalmışız” derdi .
2002 de demişti :)
@haritayikesIf Kardeş payı Kartal repliği gibi “ramazan bayramında kurban kestim , kurban bayramında Oruç tuttum. Senede bir cumaya gittim her gün de fitne dağıttım”
Adamlar her şeyi her yere kaydırmışlar liste yaparken
@mahfildijital Dünden beri sadece bu post civarında ne yazılmış ne eklenmiş diye Twitter’a giriyorum .
Gazali merhum kendisi Diğerini bilseydi , kendi ölçüs�� olarak komple almaz ya da komple atmaz “geleni alır tenekeyi altından ayırır “ ve hakkını teslim ederdi .
Neyse izlemeye devam .