🔴DEM Parti, Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması için imza atmış.
Eski DEM Milletvekili Ayhan Bilgen:
"Bunda hepimizin imzası vardı. Yine olsa yine yapmalıyız. Kürsü dokunulmazlığı dışında bir suç işleme ayrıcalığı kimse için olmamalı."
📢Pervin ve İdris o dönem İmralı heyetindeydiler.
🗣️Siyasetçi Hişyar Özsoy'dan Ayhan Bilgen'in dilekçe paylaşımına yanıt:
🔸"Söz konusu dilekçe zaten hiçbir zaman Meclis’in gündemine alınmadı. O siyaseten sembolik olarak bir taktikti, bir restti. Dokunulmazlıkların daha sonra kaldırılmasının o dilekçeyle uzaktan yakından bir alakası yok"
🔸“Sanki bütün HDP, daha sonra cezaevine giren arkadaşlarımıza karşı kurulan kumpasın, darbenin parçasıymış gibi bir algı üretmeye çalışıyorlar. İnanılmaz çirkin bir durum.”
🔸“Bütün o savunma mekanizmalarını bir şekilde ortadan kaldırarak tek bir saçma maddeyle anayasaya geçici madde ekleyerek bizi savunmasız bıraktılar. En azından Meclis gündemini işgal eder ve bize yöneltilen bütün suçlamalara dair kamuoyunu bilgilendirirdik"
@hisyarozsoy@ahmetayvaa
İzlemek için: https://t.co/H68MslxCLu
Banu Güven, Kılıçdaroğlu’nun iddialarını yalanladı:
“Doğru değil. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan Adalet Yürüyüşü sırasında, söyleşi için beklerken Kılıçdaroğlu’nun o dönemki danışmanı soruları önceden görmek istedi.
Elbette vermedim ve neden istediklerini sordum. Bana, Demirtaş ile ilgili soru sormamam gerektiği söylendi.”
2016’daki dokunulmazlıkların kaldırılması konusu bugün yeniden gündeme gelmişken; o günlerin tanığı bir gazeteci olarak, CHP’nin "Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz" teslimiyetinin perde arkasını buraya bırakayım.
Oylamadan birkaç gün önce asker kökenli bir CHP milletvekili Genelkurmay’a gitti, oradan aldığı brifingi Kemal Kılıçdaroğlu’na aktardı ve CHP’nin "Hayır" olan tavrı "Anayasa'ya aykırı ama 'Evet' diyeceğiz"e döndü. Üstelik, bu açıklama ziyaretin yapıldığı gün deklare edildi.
HDP'li milletvekillerinin tutuklanmasının ardından bu ziyaret ortaya çıktı. O güne kadar bu ismin Dursun Çiçek olduğu net değildi ancak aşağıda Bir Siyasi Rehinelik Öyküsü kitabında Demirtaş'ın bahsettiği ziyaret kamuoyunda tartışılınca CHP'li Dursun Çiçek çıkıp ziyareti doğruladı. Ama şahane bir mazeretle: "Evet gittim ama Suriye’deki gelişmeleri konuştuk!"
Tesadüfe bakın ki; Meclis’te Türkiye'nin siyasi tarihini değiştirecek yasa görüşülecekken, muhalefet vekili Genelkurmay'da "Suriye" dinliyor ve hemen ardından CHP'nin dokunulmazlık tavrı değişiyor!
CHP, bugün "referanduma götürülmesinin önünü aldık" diyerek, AKP'nin tek başına sandığa bile taşıyamayacağı anayasaya aykırı bir düzenlemeyi bizzat omuzlayıp Erdoğan'ın onayına sundu.
Tabii bununla da bitmedi. 7 Haziran seçimlerinin yıldönümünde yürürlüğe giren bu düzenlemenin iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne taşınması için 120 imza gerekiyordu. Ancak CHP'li milletvekillerinin başvuru için imza vermesi yine tehditlerle engellendi. Bu tehditler nedeniyle de Türkiye'nin siyasi tarihinde ilk kez Anayasaya aykırı bir şekilde geçici bir madde ile dokunulmazlıklar bir defaya mahsus olacak şekilde kaldırıldı. Oysa ki dokunulmazlıkların kaldırılması için her dosyanın komisyonda ayrı ayrı ele alınıp genel kurula gelmesi gerekirdi.
Üzerinden yıllar geçmişken bir başka ayrıntıyı daha hatırlatmakta fayda var: Dokunulmazlık düzenlemesi henüz Meclis komisyonuna bile gelmemişken, Meclis'te olağanüstü ve gizli bir toplantı yapıldı. HDP'nin dışlandığı; AKP, MHP ve CHP'li bazı vekillerin katıldığı bu toplantıda, Genelkurmay'dan gelen albay rütbesinde bir askeri yetkili bu üç partiye brifing verdi. Konu hem dokunulmazlıkların kaldırılması hem de o günlerde hayata geçirilmek istenen kayyım rejiminin "gerekliliğiydi" ve asıl amaç CHP’yi ikna etmekti.
Bu, Meclis çatısı altında askeri bir yetkilinin sivil siyasete verdiği ilk brifing olarak tarihe geçti.
Nitekim Meclis'teki bu brifing ve Dursun Çiçek'in Genelkurmay ziyaretinin hemen ardından dokunulmazlıklar kaldırıldı. Birkaç ay sonra 20'yi aşkın BDP'li belediyeye kayyım atandı; HDP'li milletvekilleri tek bir yerden düğmeye basılmışçasına bir gece yarısı gözaltına alınıp tutuklandı.
Kısacası CHP, demokrasinin tabutuna o ilk çiviyi 2016’da bizzat çaktı.
Tarih teslim olanları affetmediği gibi, teslimiyetine kılıf uyduranları da unutmaz.
Kayda geçsin.
🔴SON DAKİKA: DEM Parti'li yetkililer açıkladı, yasal çerçeve hazırlandı
Peki adım ne zaman atılacak?
🔸DEM Parti'li yetkililer, Adalet Bakanlığı bünyesinde bir yasal çerçeve hazırlandığını duyurdu
🔸DEM Parti'li yetkili, önümüzdeki hafta yapılan görüşmelerden sonra DEM Parti İmralı Heyeti'nin tekrar Abdullah Öcalan ile görüşeceğini söyledi
Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez: 100 yıldır ayak bileğimizdeki kabağı alıp bize ‘Siz, siz değilsiniz. Siz dağ Türküsünüz, dağ Arabısınız, dağ Persisiniz’ diyen ideolojiler, yakılan köyler, dağılan aileler ve çekilen acıların sonunda varıldı buraya. Artık kendimizi bilmek için ayak bileğimizde kabak olmasına veya başka bir işarete gerek yok.
Rudaw, Welat ve K24 yaratmaya çalıştıkları provakasyon ve linç için Sanatçı Diyar Dersim ve Kürt kamuoyundan özür dilemelidir.
@sterktv2026@marinabagoke nasıl Diyar’a ulaşıp gerçeği açığa çıkardıysa niyeti gazetecilik olan herkes bunu yapabilirdi.
Diyar Dersim “Görevli kadın Almandır. O bayrak hepimizindir” diyor.
Gençler bayrakla yerlerine oturup şarkılara eşlik ediyor.
Olayı gündeme getiren medya organları bu bölümlerin hiç birini yayınlamıyor.
Organizasyon yada Diyar’a ulaşmıyorlar.
Tam bir operasyon ve provakasyon!
*Sanatçı Diyar Dersim “Genç bayrak bizim bayrağımızdır. Sen ne yapmaya çalışıyorsun” diyor.
Bir sürü haber ajansı olayı haber yaparken Diyar’ın bu konuşmasını kesiyor.
Bu genç bir konseri bayrak ile provoke etmek için elinden geleni yapıyor. Önceden planlanmış gibi duruyor.