Duyan duymayana duysun. Bakın, Ahmet Dönmez'in meydan okuması nasıl patlamış. Birileri @AhmettDonmez'i fena halde işletmiş. Ama Ahmet o kadar arogant ki, onca uyarıma rağmen iddiasında ısrar etti. Şimdi yalan patlıyor.
...VE AHMET DÖNMEZ'İN YALANI BELGELENDİ https://t.co/BnMazHGZaH via @YouTube
Yine bir kanalda boş atıp dolu tutmaya çalışmışsın, @ErkanMumcu63. "Abdullah Gül'ün seçilmesini istemediğim için meclise gitmedim. Asker öyle istediği için değil," demişsin. Aralara bolca serpiştirdiğin FÜTÜ söylemiyle de üste çıkmaya çalışmışsın. Karşındaki @muharice , "Generaller Gül'ü istemediği için mi sen de istemedin? Oysa aday olmasından bir gün önce 'ya @RTErdogan ya da @cbabdullahgul Cumhurbaşkanı olur, sürpriz beklemiyorum' demiştin. Görüşünü ne değiştirdi?" diye sormamış. Meydanı boş bulmuş sallıyorsun. Çok delikanlıca: "O günün şartları farklıydı, TIRSTIK gidemedik." de. İnan, insanlar sana daha çok güvenir. Kaldı ki 376 kararına kadar CEMAAT SENİ DESTEKLİYORDU. AKP'yi ve Erdoğan'ı değil. Bunu en iyi sen biliyorsun.
AKP'den istifa ettikten sonra cemaatle kaç kişiyle ve kaç defa görüştün? Zaman Gazetesi'nin 2007 yılına kadar olan süreçte sana ve partine yönelik yaptığı haberleri çıkarmamı ister misin?
O karardan sonra, cemaat içinde hayal kırıklığı yarattığın ve cemaat medyasının seni eleştirip topa tuttuğu için öfkelisin. Senin gibi merkez sağın postal tırsakları, cemaati ve diğer tüm makul ve mutedil insanları AKP'ye mecbur etti.
Eğer o gün dik dursaydın, askerin postalını yalamasaydın, ne Merkez Sağ çökerdi, ne 15 Temmuz'a giden yol açılırdı. Ne de sen bugün Erdoğan'a yaranmak için bu kadar kıvranırdın.
Bu arada arşiv adamı utandırır. Bak, arşivde ne buldum?
Bu da önüne gelene "FETÖ'cü" diyor. Erdoğan FETÖ dedi diye o söze balık gibi atlayanlar Erdoğan zulum ediyor diye ağlamasın. Siz o dili kullananın temsilcilerisiniz, faşistlerin dilini kendi dili yapanlar faşistlerin gizli destekçileridir.
Kuzey Kore’nin diktatörü Kim Jong, Erdoğan’ı kıskansa haklı derim. Şu alkışlayanlar, yarın bir gün Erdoğan’ın zulmüne uğradıklarında ağlayıp dövünürlerse, onlara acırsam ne olayım. Alkışlayan her türlü zulmü hak etmiştir. “Beter olun” demek istemezdim ama diyorum: Beter olun.
#SONDAKİKA | Mardin'de görev yapan Savcı Y.D.'nin hesaplarına 2017 ve 2026 yılları arasında 629.434.000 TL girdiği, hesaplarından yaklaşık 640.000.000 TL çıktığı belirlendi.
🔸Eşinin hesaplarında da 2025'te 83.500.000 TL, 2026'da 287.000.000 TL toplam işlem hacmi tespit edildi.
🔸Paraların bir kısmı kripto para platformlarına ve kuyumculara gönderildi. Bazı transferlerin açıklamasının bulunmadığı belirtildi.
🔸MASAK bulguları savcılığa iletti. HSK, Savcı Y.D.'yi 3 ay süreyle görevden uzaklaştırdı. (Ekran Haber)
Hemen söyleyeyim: Yeni Anayasa lafı bir tuzaktır. Türkiye’nin yeni bir anayasaya değil, yeni bir anayasa yapma gücü ve meşruiyeti olan bir Meclisi ortaya çıkaracak “hemen seçim” e ihtiyacı var!
Yeryüzünün en aşağılık, en haysiyetsiz, en karaktersiz insanları; yalnızca kendileri ve kendi zümreleri söz konusu olduğunda Allah’ın ayetlerini hatırlayan dinbazlardır.
Suçun şahsiliği şimdi mi aklınıza geldi?
Siz gibilere dini literatürde “dilsiz şeytan” deniyordu değil mi?
@MKemalCicek06 Lenin'in naaşının 1924'ten (100 yılı aşkın süredir) bu yana Kızıl Meydan'da sergilendiği doğrudur. Ancak bakım süreci her hafta sıfırdan yapılan bir tahnit işlemi değil, günlük/haftalık nemlendirme ve 1,5–2 yılda bir yapılan büyük kimyasal yenileme banyosu şeklindedir.
17/25 POLİSLERİNİ UNUTMA ⚠️🚨
1725 Aralık Kahraman Polisleri Reza’nın rüşvetle önüne yatırdığı siyasetçileri yakaladıkları ve hırsıza suç üstü yaptıkları için hala cezaevinde!
#TutsakPolisler
⁉️Cezaevleri DolduTaştı ⁉️
ÜZÜCÜ BİR OLAY
Son gelişmelerle birlikte Muhsin Yazıcıoğlu olayının çözüleceğini beklerken, 17 yıldır süren bu davada ailelerin avukatlığını yapan; neredeyse her üç ayda bir gerçekleştirilen duruşmalara kesintisiz katılan, iki kez verilen takipsizlik kararlarının kaldırılması için cansiparane mücadele eden, olayın bir suikast ve örgütlü bir suç olduğu yönündeki iddiaları ısrarla savunarak bunları dava dosyasına taşıyan Avukat Selami Ekici ile, en başından beri Muhsin Başkan’ın suikast sonucu öldürüldüğünü savunan Emrullah Önalan’ın, bugün Muhsin Yazıcıoğlu dosyası kapsamında çeşitli suçlamalar nedeniyle tutuklandığını öğrendik.
Bu gerçekten son derece üzücü ve düşündürücü bir gelişmedir.
Bu bir akıl tutulmasıdır. Sözün bittiği yerdir.