@harungunduz_@rijedakk Değerli yorumlarınız için teşekkürler Harun Bey.Son olarak biraz arşiv hastasıyım bir ara yine böyle araştırmaya daldığımda az aboneli bir Alman Futbol Kanalı görmüştüm ve ücretli bir şekilde bizim ilk maçı yani Doğu Almanya'da oynanan ilk maçı veriyordu YouTube üzerinde idi.
@harungunduz_@rijedakk Harun Bey rahatsız etmiyorum umarım bu işler için İzmir'den bir şeyler yapabilir miyim ya da yapabilir miyiz ? Çünkü Büyük Altay'ın arşivi çok değerli ve son olarak TRT Spor Arşiv kanalı açtı ama onu bekleyene kadar yaşlanırız herhalde.
@harungunduz_@rijedakk Çok teşekkürler ben o maçı amcamdan çok dinledim yaşımız genç bu işlerle bizim ilgilenmemiz lazım bakalım neler olacak çok efsanevi maçmış.
In two days it will be 58 years — 2 October 1968, Ullevaal.
Cup Winners Cup: Lyn Oslo 4–1 Altay İzmir.
First leg, 18.09.1968 Alsancak: Altay 3–1 Lyn.
Lyn through 5–4 on aggregate.
Mustafa Denizli scored for Altay in Oslo. Almost no match film circulates online that night lives mostly in newspaper ink and memory.
Dusty European nights, still waiting in the archives.
#altay#lyn#oslo
@AltaySporKulubu
@dkemahli@nhvacui@rijedakk Deniz abi esenlikler rahatsız etmiyorum umarım bizim evimizdeki Carl Zeiss Jena maçının hiçbir yerde kaydı yok mu ve bununla ilgili bir çalışma oldu mu ? 1977 78 sezonundaki ikinci maçımız TRT'nin çifte standartı mı yoksa ?
@19Alsancak14 İhsan Furkan Deniz İbrahim Akın Murat Uluç çok özeldiler o döneme göre.Hiç unutmadığım belki de 2020 21 sezonunda deplasmanda Keçiören'e attıği golle A.Gnanduillet.Belki de o sezonun kırılma maçı idi.
@DervisanW Evet onlardan bahsettim dostum benim her iki tarafım da Hubyar. Tokat'tan Erzurum'a istisnai bir göç ve sonra İzmir cevapladığın için teşekkürler her kafadan bir ses geliyor çünkü bir sorayım dedim sağolasın.
@Baratheon1914@DervisanW Esenlikler dostum rahatsız etmiyorum umarım son gelişmeler ışığında Hubyarlar ile ilgili gelişmeler neler Türklük üzerinde cevaplarsan sevinirim.
@truecitykillahz Dediğini gayet iyi anladım cano benim demeye çalıştığım ''Altaylılar size ne oluyor yoksa siz de amedci misiniz nolmuş Erzurumspor'a destek oluyorlar kötü mü'' işte avel avel bunları yazanlar vardı maksatları başka çünkü tarih kültür ya da siyaseten bilmeden yazıyorlar.
@truecitykillahz Geçmişte Altay maç satıyormuş , böyle yapıyormuş ve şöyle yapıyormuş diyen algının daniskası bu anadolu takımlarının yobazlığını yapanlar ve İzmir düşmanı çoğu ama Türk milliyetçisi sorsan hepsi. İzmir ve Altay kurtuluşun kıvılcımı ve ateşidir. Büyük Altay'a can kurban.
@truecitykillahz Arkas meselesi gündeme geldiğinde bazı erzurumlu taraftarların olayı başka bir taraflarından anlayıp nasıl kıvrandıklarını gördünüz dostum. Güzel bir yerden yakalamışsın bunların ki etkileşim ve günü kurtarma türkçülüğü ve milliyetçiliği.1986,2001 ve 2003 hedef biz miyiz ?
Bakın size pek bilinmeyen bir meseleyi anlatayım. Dikkatle okuyunuz.
Ermeni çeteler, Türkleri koyun gibi boğazlamış. Canice yok etmişler. Buraya kadarını biliyoruz. Ama dahası var. Geride kalan Türk çocuklarını da Ermenileştirmek için papazlara teslim etmişler.
Bunu nasıl yapmışlar biliyor musunuz?
Mondros Ateşkesi imzalandıktan ve İngilizler kontrolü ele aldıktan sonra, meydan Ermeni çeteler kaldı. Çok güçlendiler. Sözlerini geçirir isteklerini yapar oldular. Mesela tehcir olaylarını bahane ederek, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal'i astırmak için mahkeme kurdurdular, hakim değiştirdiler, idam kararı çıkardılar, Beyazıt Meydanı'nda gündüz gözüyle astırıp bir de kutlama yaptılar.
O dönemde bilhassa doğu cephesinde ailesini katliamlarda kaybeden pek çok yetim Türk çocuğu vardı. Subaylar, buldukları bu çocukları evlat edinmeyi adet edinmişti. Mesela Mustafa Kemal de cepheden bulduğu Abdürrahim'i evlat edinmiştir.
Fakat bu Ermeni çeteler, ailelerini katlettiği çocuklara da musallat oldu. Onları "ailesi katliamda yok edilmiş Ermeni çocukları" kisvesi altında toplamaya ve kiliselerde Hristiyanlaştırıp Ermenileştirmeyi amaçladılar.
Yani eğer Milli Mücadele olmasaydı, sadece topraklar gitmeyecekti, şehit çocukları bugün Erzurum'da Ağrı'da ne bileyim Van'da hüküm süren katıksız Ermeni milliyetçileri olacaktı.
Bu kapsamda 339 yetim Türk çocuğu patrikhane tarafından toplanıp Beyoğlu'nda bulunan Balıkpazarı Kilisesi'ne götürüldü.
Meraklı olanlar bilir, Atatürk, cepheden İstanbul'a geldiğinde, henüz Samsun'a çıkmadığında Akaretler'de ikamet ederken evi basılmıştır. Fakat bunun nedenini çoğu insan bilmez. Sebep, evlat edilien şehit çocuklarıydı. Atatürk'ün cephede Ermeni çocuğu kaçırdığı ve evde sakladığı ihbar edilmiş ve çocuklara el koymak istenmişti. Şehit çocuğu Abdürrahim'i kilisede Ermeni yapmak istiyorlardı ve bu nedenle ordu komutanının bile evi basılmıştı.
Celal Bayar da bu meseleyle ilgili mühim bir hadise aktarır:
Birkaç arkadaşla Beyler Sokağı’ndaki büromuzda toplantı halindeydik. Jandarma Yarbay Muhittin Bey’in sayın eşi ansızın içeri girdi. "Güya milletle ilgilisiniz dışarıda neler oluyor haberiniz bile yok" eleştirisi ile söze başladı. Temiz kalpli hanımı tanıyorduk. Hürmetle dinledik.
Vali Nurettin Paşa’dan geliyorum o da aciz o da zavallı derdimi dinlemekten bile çekiniyor bu ne hal ya Rabbi diye, gözyaşı döküyordu.
Mesele şu idi: Ailenin çocuğu olmadığı bir evlatlık alırlar büyütürler. Terbiye edip evlendirirlerdi. Bu tarzda bir hayli hayırları vardı.
Doğu vilayetlerinde bulundukları zaman usulüne göre kimsesiz bir yavruyu evlatlık edinmişlerdi. Ermeni komiteleri bu yavrunun annesini, babasını öldürmüşler kendisi de bu arada bir küp içinde saklanmak suretiyle hayatını kurtarmıştı. Ailesini, dinini biliyor faciayı bütün dehşetiyle hatırlayıp anlatıyordu. Anadan babadan tam Türk Müslüman bir ailenin evladı olduğuna şüphe yoktu. İşte bu çocuğu Ermenidir diye Ermeni papazlarının idare ettiği kampa teslim etmişlerdi.
İşte, tarihte bunlar olmuştu. Milli mücadele olmasaydı o çocukların torunları, bugün nerede ve nasıl olacaktı?
Tus lágrimas son las nuestras, Capitán 👑🇦🇷
Nos diste las alegrías más grandes de nuestras vidas. Gracias por la entrega, por la magia y por dar la vida hasta el último segundo 🙌
¡Te amamos para siempre, Leo! 🩵🤍