Siz hiç geçim sıkıntısı çektiği için intihar eden milletvekili emeklisi duydunuz mu ?
Mesela bugün bir emekli polis geçim sıkıntısından intihar etti.
#çaresiz
Bugün bir emekli geçinemediği için int*har etti
Bugün bir emekli geçinemediği için int*har etti
Bugün bir emekli geçinemediği için int*har etti
Bugün bir emekli geçinemediği için int*har etti
Bugün bir emekli geçinemediği için int*har etti
#DestekDeğilSeyyanenZam
#SONDAKİKA
Seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde toplanan emeklilerin eyleminde emekli vatandaş intihar etti
Maalesef vefat etti çok üzgünüz Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah 🤲 😢
#ParaiçinDeğilOnurumuziçin
Bursa’da yaşlı bir teyzemiz, bir ihtiyacını karşılayabilmek için kuyumcuya gidiyor.
Ne satıyor biliyor musunuz?
Kulağındaki küpesini…
Oradaki bir vatandaşımız durumu fark ediyor. Kuyumcuya, “Teyzemizin küpesini alma, parasını ben vereyim.” diyor.
Allah razı olsun.
Milletimizin vicdanı hâlâ ayakta.
Ama benim canımı yakan başka bir şey var:
Bu memlekette bir insan, ömrünün sonunda neden kulağındaki küpeyi satmak zorunda kalıyor?
Bizim Anadolu’da büyüklerimiz bir kenarda üç kuruş para, bir küçük altın saklardı.
Adına da “kefen parası” derlerdi.
Kimseye yük olmayalım, son yolculuğumuzun masrafını da kendimiz karşılayalım diye…
Şimdi siz bu milletin yaşlısına kefen parasını yaşarken harcatıyorsunuz.
Yıllarca çalışmış.
Primini ödemiş.
Vergisini vermiş.
Evlat büyütmüş.
Bu memlekete ömrünü vermiş.
Sonra emekli olmuş.
Ve bugün pazara çıkarken hesabını, faturasını öderken hesabını, eczaneye giderken hesabını yapıyor.
Yetmiyor…
Kulağındaki küpenin hesabını yapıyor.
O vatandaşımızın yaptığı elbette çok kıymetlidir. Allah ondan razı olsun.
Ama bizim konuşmamız gereken, o vatandaşımızın iyiliğinden önce, o teyzemizin neden o kuyumcuya girmek zorunda kaldığıdır.
Bir insan ömrünün sonunda geçinebilmek için hatırasını, birikimini, kulağındaki küpesini satıyorsa; bunu yalnızca yoksulluk istatistikleriyle anlatamazsınız.
İnsan, yıllarca çalıştığı bir ülkede yaşlandığında hiç kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğini bilmek ister.
Devletin yaşlısına vermesi gereken güven de budur.
Köfteci Yusuf’u meydanlara davet ediyorum :)
Yahu Yusuf’um her ile lokanta aç lütfen!
Piyasaya adaleti, dengeyi, lezzeti sen getirirsin ancak!
1000 TL’ye makarna satıyorlar,
Gel de 400 TL’ye doya doya et yesin millet…
@kofteciyusuftr
Sayın Mehmet Şimşek, Kasım 2025 tarihinde; Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını tespit ettik diye bir açıklama yapmış,
Neredeyse 1 sene geçmiş, bu manipülasyonla ilgili ne gibi adımlar atılmış, var mı bir adım?
Sayın Erdoğan’ın tırnaklarıyla kazıya kazıya, uykusuz yorgun çabaladığı bir ortama bu kadar zarar verilir mi?
Kimse babamın oğlu değil, sorumlular tepeden tırnağa her kim varsa hesabını versin!
Ben Erdoğan dışında kimseye eyvallahım yoktur. 15 yıldır burada çizgim de budur!
🔴KARDEŞİM SEN KİMSİN?
BU SERVETİ NEREDEN BULDUN?
Bu millet kolay para kazanmıyor.
Tarladaki çiftçi güneşin altında çalışıyor,
işçi fabrikada ter döküyor, esnaf sabah erkenden kepenk açıyor.
İnsanlar 30-40 yıl çalışıyor, hâlâ bir ev sahibi olamıyor.
Çocuğunun okul parasını, evinin kirasını, mutfağının masrafını düşünüyor.
Sonra karşımıza daha 30-35 yaşında bazı şımarık tipler çıkıyor.
Altında milyonluk araba, kolunda servet değerinde saat, üzerinde dünyanın en pahalı markaları…
Havai/Dubai tatilleri,
yatlar, katlar, pahalı otomobiller,özel uçaklar…
Kardeşim, sen kimsin?
Bu serveti nereden buldun?
Ne ürettin?
Kaç kişiye iş verdin?
Hangi fabrikayı kurdun?
Hangi tarlayı sürdün?
Hangi ahırı süpürdün.
Bu yaşta bu servet nasıl yapıldı? Bu özel uçakların, Havai/Dubai tatillerinin, pahalı saatlerin, lüks hayatın parası nereden geldi?
Bir de millete tepeden bakıyorlar.
Sen kendini ne sanıyorsun? Ömrünü çalışarak geçirmiş, hâlâ bir ev alamamış vatandaştan daha mı akıllısın?
Tarladaki Mehmet amcadan, pazardaki Ayşe teyzeden, fabrikadaki işçiden daha mı zekisin?
Onlar namusuyla çalıştığı için mi bu hayatı yaşayamadı, yoksa sen paranın yolunu herkesten iyi bildiğin için mi bir anda bu kadar zengin oldun?
Yok öyle yağma!
Bu millet zenginliğe düşman değil. Çalış, üret, helalinden kazan,Allah daha çok versin.
Ama milletin üç kuruşunu reklam, algı, iletişim kanalları üzerinden, uçuk vaatlerle toplayıp sonra o parayla saltanat kuruyorsan, paraları hokus/pokus ediyorsan
iş değişir.
Devlet sana bunun hesabını sorar/sormalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanım, milletin size olan güveni de tam burada önem kazanıyor.
Garibanın, fakirin, fukaranın beklentisi çok açık:
Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan, suç işleyen varsa hesabı sorulsun.
Haksız kazanç varsa ortaya çıkarılsın. Milletin parası nereye gitmişse kuruşuna kadar araştırılsın.
Bu millet hâlâ devletine güveniyor, adalete güvenmek istiyor.
Kendini dokunulmaz sananlara da birilerinin “Sen kim oluyorsun?” demesini bekliyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, garibanın hakkını yedirmeyin. Kendini milletten büyük gören bu şımarıklara devletin de hukukun da var olduğunu gösterin.
Çünkü yat biter, kat biter, özel uçak biter, şatafat biter…
AMA GARİBANIN HAKKI KİMSENİN YANINA KÂR KALMAZ/KALMAMALI!
Kimse mazot masalı anlatmasın!
Antalya’dan domates tee Avrupa’nın göbeğine gidiyor 0,85 euroya satılıyor, nakliyesi-gümrüğü-şusu busu!
Antalya’dan çıkan domates Antalya’da 80 Lira satılıyor!
Ne mazotu kardeşim!
Mazot 30 lirayken de aynı senaryo vardı.
Sebze-Meyve operasyonu çok yerinde bir operasyon! Genişleyerek devam etmeli…
Liyakat ölünce her şey ölür...
Üç, dört çakal bir araya gelir, milyonlarca insanın alın terini çalar, şirketleri batırır ve gider.
Peki bu memleketin:
SPK’sı nerede?
Maliye Bakanlığı, maliye bürokratları nerede?
Merkez Bankası bürokratları nerede?
Yoklar, çünkü liyakat yok.
AVRUPA’DA MAZOT 150 LİRA, BİZDE 100 LİRA ÖYLE Mİ?
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek diyor ki:
“Avrupa’nın birçok ülkesinde mazot 150 liranın altında değil. Bizde 100 lira civarında.”
Doğru Sayın Bakan…
Ama bir de o mazotu kimin, hangi maaşla aldığını konuşalım.
Danimarkalı, kişi başına geliriyle yaklaşık 29 bin 700 litre motorin alabiliyor.
Alman 24 bin 300 litre…
Fransız yaklaşık 20 bin litre…
Türkiye’de vatandaşımız ise 9 bin 700 litre!
Madem Avrupa’yla mukayese edeceğiz, yalnızca pompadaki rakamı değil, o pompanın karşısındaki vatandaşın cebini de mukayese edelim.
Avrupa’nın mazot fiyatını söylüyorsunuz da Avrupa’nın gelirini niye söylemiyorsunuz?
Hadi bir adım daha atalım.
Yeni iPhone Duo…
Almanya’da 2 bin 299 avro. Bugünkü kurla yaklaşık 129 bin lira.
Türkiye’de 229 bin 999 lira!
Aynı telefon, bizim vatandaşımıza yaklaşık yüzde 79 daha pahalı.
Bir Volkswagen Golf…
Almanya’da 32 bin 80 avro; yaklaşık 1 milyon 800 bin lira.
Türkiye’de 2 milyon 994 bin lira!
Yaklaşık yüzde 67 daha pahalı.
Şimdi soruyorum:
Mazotta Avrupa’yı örnek veriyorsanız, telefonda niye vermiyorsunuz?
Otomobilde niye vermiyorsunuz?
Maaşta, gelirde, alım gücünde niye vermiyorsunuz?
Mukayese yapacaksak tamamını yapalım.
Milletimizin derdi mazotun Avrupa’dan 50 lira ucuz olması değil; 100 liralık mazotu alırken cebinden çıkan paranın ağırlığıdır.
Ekonominin gerçek karnesi yalnızca istatistik tablolarında yazmaz.
Deponun ibresinde yazar.
Market arabasında yazar.
Kredi kartı ekstresinde yazar.
Ayın sonunu getirmeye çalışan vatandaşın cebinde yazar.
Bu millet vergileri koymadı.
Bu millet bütçeyi yapmadı.
Bu millet ekonomi politikalarını belirlemedi.
Ama bütün bunların bedelini millet ödüyor.
Onun için Avrupa’yı örnek gösterecekseniz, yalnızca fiyatını değil; maaşını da, alım gücünü de, vatandaşına yüklediği vergi yükünü de beraber konuşacağız.
Millet deposundan eksileni de bilir, sofrasından eksileni de bilir, maaşından eksileni de bilir.
Ve emin olun;
Millet cebinden eksileni unutmaz.
“VATANDAŞA MAVAL OKUMA SN. BAKAN!”
📍Bakan Mehmet Şimşek, çıkmış diyor ki:
“Avrupa’da mazot 150 lira, bizde 100 lira!”
📍Sn. Şimşek!
Sizin yaptığınıza “züğürt tesellisi” derler!
📍Avrupalı maaşıyla kaç litre mazot alıyor, ben kaç litre alabiliyorum.
Sen ondan haber ver. Bana maval okumayı bırak!
@HMBakanligi@memetsimsek
#mazot #enflasyon
Akaryakıt tabelasında YÜZünüz var.
İmralı’ya villa yapmaya YÜZünüz var.
Faize trilyonlar akıtmaya YÜZünüz var.
Peki;
Emeklinin, çiftçinin, sanayicinin, esnafın, şehit anasının yüzüne bakmaya YÜZünüz var mı?
Bu arkadaş ingiliz vatandaşı olup, Türkiye ekonomisini yönetmek için değil, borçları yönetmek, yani milletin emeğini ve alınterini yerli ve yabancı tefecilere aktarmak için göreve getirilmiştir.
🔴BERBERİN KOLTUĞUNA OTURDUNUZ, PEKİ MİLYARLAR GİDERKEN NEREDEYDİNİZ?
Berberin koltuğuna müşteri gibi oturup günlük hasılatını hesaplayan, bakkalın kasasını, manavın tezgâhını didik didik denetleyen ekonomi yönetimine soruyorum:
Sayın Mehmet Şimşek; küçük esnafın peşine düştüğünüz hassasiyetle bankalardaki, fonlardaki ve sermaye piyasalarındaki büyük para hareketlerini de takip ettiniz mi?
Berberin bir günlük kazancından aylık, yıllık hasılat hesabı çıkarmayı biliyorsunuz.
Peki milyonların, milyarların borsaya girişini, çıkışını,şüpheli para hareketlerini ve varsa manipülatif işlemleri aynı hassasiyetle neden sorgulamadınız?
BERBERİN VERGİSİYLE EKONOMİ KURTULMAZ!
Kayıt dışıyla elbette mücadele edilsin. Vergi kaçıran kim olursa olsun üzerine gidilsin.
Ama adalet, sadece berberin, bakkalın, manavın kapısını çalmak değildir.
Asıl büyük paranın dolaştığı yerlere de aynı kararlılıkla bakmaktır.
Bugün borsada yaşanan ağır kayıpların, sermaye hareketlerinin ve piyasalardaki gelişmelerin bütün boyutlarıyla araştırılması gerekiyor.
Ve daha önemli bir soru soruyorum:
Ekonomi üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi yıpratmaya yönelik bir operasyon varsa, ekonomi yönetimi bunu zamanında görebildi mi?
Gördüyse ne yaptı? Göremediyse bunun hesabını kim verecek?
Sayın Mehmet Şimşek’e çağrımdır:
BERBERİN KOLTUĞUNDAN KALKIN, BÜYÜK PARANIN İZİNİ SÜRÜN!
Millet artık sadece küçük esnafın değil,bankaların, fonların, büyük sermaye hareketlerinin ve borsadaki şüpheli işlemlerin de aynı titizlikle denetlendiğini görmek istiyor..
@sarseven Şanane benim içkimden,,,ben sizin istediğiniz gibi yaşamak zorundaymışım gibi algi yapıyorsun,,,,sizin gibi kafalar yüzünden Müslüman cografyalarinin yüzü gülmüyor yazık
Avrupa'daki mazot fiyatlarını Türkiye ile karşılaştırmayı doğru buluyorsak o zaman Avrupa'daki enflasyon oranlarını da Türkiye ile karşılaştırmalıyız.
Yok öyle sadece işine gelince Avrupa ile karşılaştırma yapmak.