''Nitekim bütün mahrumiyetlere, iç-dış menfî kuvvet ve ideolojilerin mâhirâne tertiplerine ve baskılarına rağmen idealist memleket çocukları yine de millî vazifelerini yapmaktadırlar.''
Osman Turan
Atsız Özel Sayısının ikinci baskısını ön siparişle alan 3 kişiye Atsız Külliyatı hediye edeceğiz.
Hesap numaralarımız:
Ömer Ali Başara adına Ziraat Bankası TR6200 0100 0239 7606 6091 5001
Ömer Ali Başara adına PTT Hesabı: 13081105
Makbuzları göstermeniz rica olunur.
Aldığımız bir habere göre, Ötüken Neşriyat'tan çok yakında Osman Turan ile ilgili muazzam bir çalışma geliyor. Osman Turan Hocanın bambaşka bir yönünü keyifle okuyacaksınız. Takipte kalınız: @otukennesriyat
Üçüncü sayımızın kapağı: Türk İstanbul. Üsküdar'dan Tebriz'e, Kadıköy'den Kırım'a, Anadolu'dan Rumeli'ye uzanan içeriğiyle yine sizleri mest edecek. Tam 190 sayfa! Belki de sonunda 3 ciltlik dev esere kavuşacaksınız. Haftaya dağıtımda. Muhabbetle.
Bana çıkıştı ve üzerime yürüdü; ben de kendisine tokat attım. Maiyetindeki askerler süngüleriyle üzerime hücum ettiler. Kumandan, onların beni öldürmelerine müsaade etmedi; fakat, beni son derece rutubetli ve tabanı ayak bileklerine kadar çıkan çamurla dolu bir hücreye attı.
« Yassıada komutanı göründüğü zaman herkes ayağa kalkıp, hazırol durumuna geçiyordu. Ben ayağa kalkmadım. Bana niye ayağa kalkmadığımı ve hazırol durumuna geçmediğimi sordu. Ben, onun için ayağa kalkmağa, hele hazırol vaziyetine geçmeğe hiç mecbur olmadığımı söyledim.
Bu satırların yazarı olan Prof. Mehmet Altay Köymen, hâdiseyi kendi ağzından da dinlemişti. Fakat, kendisinden bahsetmeti, hele öğünmeyi hiç sevmeyen Prof. Osman Turan, pek tabii, ve önemsiz bir şeyden bahsediyormuş gibi hâdiseyi şöyle anlatıp kesti: