AKP Sözcüsü Ömer Çelik: “Partimiz açısından Cumhurbaşkanı adayımız önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır.”
—
Özetle “Anayasa 101’in ne yazdığının önemi yok. Anayasa iki de yazsa, üçüncü kez aday gösterdiğimiz gibi dördüncü kez de aday göstereceğiz” diyorlar!
Başından beri “mesele diploma ve yolsuzluk değil, mesele rejim inşası” dememiz bundan! Hâlâ anlamamazlıktan gelip “ama diploma, ama yolsuzluk var” diyerek AKP’nin birinci partiye operasyonuna destek verenler, bu rejim inşasının dolaylı destekçiliğini yapmış oluyor!
İnanamıyorum...Ahlaksızlılığın böylesi...Mevzuata aykırı yapılar dediğini bir açar mısın...Buna örtülü imar affı derler...İBB doğru yapmış... AKP belediyesinin de dahil olduğu İmar transferi rezilliği de var mı bunların arasında...Ayıp yahu edebinle git bütün dosyalar kapansın...
Tavukçular. lastikçiler derken , Adalet Bakanı Gürlek akaryakıt sektöründeki 10 şirkete kayyum atandığını duyurdu.
Ticaret, Maliye bakanlıklarının bir dizi denetim kurumu ve yaptırım gücü varken Adalet Bakanlığının kayyum sopasıyla sahne alması, algı amaçlı gibi.
Herkes tedirgin
Yeni Macaristan Başbakanı Peter Magyar:
Temiz Ateş Operasyonu'nu başlatıyoruz. Kamu parasının son 20 yıldaki kullanımını araştıracak, yasadışı elde edilen servetleri geri alacağız.
Kendi yaptıkları yasaların dışına çıkmadan Türkiye’de bunu vaat eden/edecek siyasi parti var mı?
Türkiye farkında mı bilinmez ama;
-Butlan kararıyla gelen Kılıçdaroğlu ve ekibi sadece CHP'nin değil, tüm toplum için, bir endişe kaynağı haline geldi.
-Atatürk ilkelerinin ve "Altı Ok"un tümüyle dışında hareket eden Kılıçdaroğlu ve ekibi, mirasını reddettiği kurucu liderin koltuğuna oturmakta ve onun adını kullanmakta hiçbir rahatsızlık duymuyor. Asıl sorun bu...
-Toplum bunun farkında. Vasiyete aykırı hareket eden "meşru" değildir.
-Türkiye bunu hak etmedi.
Butlan ile Saray’ın muradı kursağında kaldı.
CHP merkezinde bir kukla otururken TBMM de gerçek CHP, 100 küsür milletvekilleriyle gümbür gümbür direniyor, liderleri Özgür Özel’i oturmadan alkışlıyor, destekliyor. Motivasyon halktan geldikçe, her tür fitne fesat boşa çıkarılacak
AKP devletin kasasını nasıl hortumluyor?
5 yandaş şirkete ait termik santrallere, üretmedikleri elektrik için astronomik tutarda teşvik ödendiğini tespit ettik.
2018-2025 yılları arasında;
Ödenen teşvik tutarı 559 Milyon Dolar!
AKP marifetiyle⬇️
Kapasite mekanizması adı altında verilen bu teşvik, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin;
Santrallere ait elektrik kapasitelerini güya emre amade olarak hazırda tutmaları için veriliyor.
Yani üretilmemiş elektrik için AKP’nin yandaş şirketlere ödeme garantisi
verdiği bir teşvik!
Bugüne kadar ödenen teşvik tutarlarının
dolar karşılığı (2018-2025 arasında);
🔴 IC İçtaş-Limak’a ait Yeniköy-Kemerköy termik santrallerine: 192 Milyon Dolar
🔴Kolin Holding’e ait Soma Kolin termik santraline: 125 Milyon Dolar
🔴Konya Şeker A.Ş.’ye ait Soma B termik santraline: 100 Milyon Dolar
🔴Aydem Holding’e ait Yatağan termik santraline: 82 Milyon Dolar
🔴Kazancı Holding’e ait Bolu Goynük termik santraline: 60 Milyon Dolar
Yani 5 yandaş şirkete ödenen toplam teşvik tutarı: 559 Milyon Dolar❗️
Güncel kurla 26 Milyar Lira!
Bunun adı soygundur!
Kaynak: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Resmi İnternet Sitesi
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV yayınını oturup yeniden izliyorum. Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuklanmasını resmen iktidardan daha çok savunuyor, operasyonların siyasi olmadığını ifade ediyor. Hatta Akın Gürlek’ten daha çok savunuyor. Sanki bu operasyonlar bağımsız yargı’nın operasyonuymuş gibi algı yaratıyor. Kendisine savcı rolü biçmiş. İtirafçı ifadelerini bile doğru kabul ediyor. Bir kişi çıkıp “ben buna para verdim” diyorsa Kılıçdaroğlu için bu yeterli. Arınacağız deyip, belediye başkanlarını peşinen mahkum ediyor. Ama baktığınızda dosyaları hiç okumamış bile. Hukukçu olmadığını söylüyor ama insanları peşinden mahkum etmesi biliyor. Açıkça belediye başkanlarının rüşvet almadığını ispat etmesini bekliyor. Masumiyet karinesini hiçe sayıyor. İnsanlar cezaevinde çürütülürken Kılıçdaroğlu’nun yaptığı koltuk hırsından öte saf kötülük.
AKP’nin tünel vurgunu dosyası!
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun geçtiğimiz hafta müjdesini verdiği T-26 tünelinin altındaki vurgunu ortaya çıkardık.
Sözleşmesi 11 Temmuz 2006’da imzalanan;
Ankara-İstanbul Demiryolu hattındaki T-26 Tünelinin altyapı işleri, günlük ortalama 80 santimetre ilerlemeyle,
Nihayet 11 Haziran 2026’da bitirildi.
Yani T-26 tünelinin alt yapı işlerinin tamamlanma süresi 20 yıl❗️
Bu gecikme süresi berbat bir dünya rekorudur!
Tam bir kepazelik!
Zira Devlet Demiryolları Teftiş Raporuna göre⬇️
Sözleşme fiyatıyla T-26 tüneli maliyeti: 60 Milyon Dolar
TCDD’nin T-26 tüneli için şirketlere ödediği tutar: 322 Milyon Dolar
Fark 262 Milyon Dolar!
Güncel kurla zarar 12 Milyar Lira!
🔴Cengiz ve IC İçtaş’a ödenen bu astronomik tutarla, 5 adet T-26 tüneli yapmak mümkündü!
🔴6 kilometre değil, 32 kilometre tünel yapmak mümkündü!
Bunun adı, AKP tarzı profesyonel soygundur!
Nasıl hesapladım? ⬇️
Kaynak: TCDD Teftiş Raporu, Sayıştay, TCMB
Millet iktidar partisini kurdu.
Özgür Özel'in tabelayı asması bekleniyor.
CHP’ye psikolojik ön yargısı olan seçmen de artık buraya akacak.
Şimdiden hayırlı olsun.
Dün gece bir yasa tasarısı oylamasında TBMM’deki 276 AKP milletvekilinden 76’sı adına diğer bazı milletvekillerince SAHTE oy kullanılıyor, bu rezilliğin ilk kez yaşanmadığını da herkes biliyor, ama aynı insanlar Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıl önce aldığı diplomasının SAHTE, kendisinin ve birçok bürokratının da -delilsiz ispatsız- SAHTEKAR olduğuna inanıyor…
Öyle mi pek sayın milletvekilleri?
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Özgür Özel ne yapmalı?
Öncelikle Kemal Kılıçdaroğlu’na bir çağrı yapmalı ve kurultay tarihini açıklaması için süre vermeli. Eğer Kılıçdaroğlu cephesi yakın tarihte kurultay yapmayıp, atanmış şekilde CHP’yi yönetmeye devam edecekse, Özgür Özel’in artık CHP içerisinde bu kısır tartışmalardan uzaklaşması gerekiyor. Çünkü iktidarın temel amacı da CHP’nin içerisinde iç kavga görüntüsü yaratmak. Mevcut butlancı yönetimle uzlaşmak da siyaseti zehirler.
Kılıçdaroğlu ekibi, şu an Cumhur İttifakı söylemleri ile zaten kendisine yeni bir yol çizmiş durumda. Erdoğan’dan işaret bekliyorlar.
Özgür Özel ve onu destekleyenler bir an önce yeni partiyi kurup, Anadolu hareketi başlatmak zorunda. İl il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy gezip sırtını yalnızca halka dayamalı. Kadınlara, gençlere, işçilere, esnafa, emeklilere dokunup ülkenin sorunlarına odaklanmalı. Halkı dinleyip not almalı.
Özel, bunu yapmadan önce ekonomiden eğitime sanayiden tarıma kadar her alanda kadrolarına yeniden düzenlemeli; özellikle çevresinde yıpranmış olan isimleri mutlaka yedeğe çekmek zorunda.
Özel, genç, dinamik ve işinin uzmanı kadrolarla yürümeli ve halka umut olmalı.
Süzme çakal duruşu!
Hamisi Saray’ın operasyonlarına güya dikkat çekiyor ve masuniyet karinesine özen,diyor,takipçi kesiliyor!
Herkes, alet olduğunuz CHP operasyonları ile belediye operasyonlarının bir bütün olduğunun farkında.
Komik olmayın, size hain ve işbirlikçi diyor bu halk
Kılıçdaroğlu 13 yıl genel başkanlık yapmış ama CHP seçmenini hiç tanımamış. Hala 6 oku gören CHP’lilerin eli başka partiye gitmez diye düşünüyor. O CHP seçmeni stratejik oy kullanmayı bilen bir seçmen. O seçmen iktidarı değiştirmek için HDP’ye barajı aşsın diye HDP’ye, yeri gelmiş MHP’ye oy vermiş bir seçmen. Böyle bir seçmen bugün olan bitenin hukukla ilgisi olmadığını, Kılıçdaroğlu’nun iktidarın eline verdiği oyunun figüranı olduğunu bilmiyor mu?