İddialar doğruysa; bu skandal çok farklı. Bu kez; AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hazineden, halkın emeği ile var ettiği kaynaklardan çalmadı. İhalelerden götürmedi. Artık yeni bir aşamaya geçildi. Dolandırıcılıkla doğrudan insanların parasını aldı. Düşünün: İktidar partisinin genel başkan yardımcısı insanları milyarlarca lira dolandırdı. Ve saatlerdir AKP’den de Fatma Betül Sayan Kaya’dan da açıklama bile yapılmıyor. Parasını çaldığı insanlarla ilgili arandığı zaman ‘Müsait değilim’ diyebiliyor. Bu ülke bu kadar çürüdü işte.
— KAPTAN Eda Erdem: "Cumhuriyetin bize açtığı yolda, Türk kadının ne başarabileceğini gösterdik.
Türk kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin.” 🇹🇷
🇹🇷 Avrupa’nın en büyüğü yine Türkiye! 🏆
2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaşan #FileninSultanları’nı yürekten kutluyoruz! ❤️
Sizinle gurur duyuyoruz!
Melih Gökçek adliyeye ağzında sakızla gelirken, işten çıkarılan ve hakkını aradığı için kelepçelenerek gözaltına alınan Gülabi Aksu emniyete böyle götürülmüştü.
Türkiye’de buna adalet diyorlar.
Sandığa, seçime, seçmenin iradesine ne gerek var?
Üsküdar Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta, partilerinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı.
Üsküdar’da başkan vekilliği seçimine iki gün kala Meclis’teki siyasi denge değişti.
Bir başka gelişme de Adana Yüreğir’de yaşandı.
Görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın yerine yapılan başkan vekilliği seçiminde CHP’li Cafer Boyraz seçildi.
AK Parti itiraz etti. Seçim yenilendi.Meclis yeniden sandığa gitti.Cafer Boyraz ikinci kez seçildi.AK Parti yeniden yargıya başvurdu.
Sonuç?
Mahkeme kararıyla başkan vekilliği bu kez AK Parti’nin adayı Tarık Özünal’a geçti.
Yani Yüreğir’de Meclis iki kez sandığa gitti, iki kez CHP’nin adayı kazandı; sonunda başkan vekilliği AK Parti’ye geçti.
Vallahi belediye seçimleri yapılmasın artık.
İktidar partisi kimse belediyeleri de o yönetsin.
Bim, Şok, A101 ve (artık) Carrefour içki satmıyor ama sonuçlara göre halkın pestisit ile zehirlenmesi, halk sağlığı gibi sorunları yok. İçki günah, halkı zehirlemek değil.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.