@ZaferArapkirli Kemal Kılıçdaroğlu bu ülke için can siperhane çalışan nadir insanlardan biridir. Ona ancak minnettar olabilirim. Kazanamadıysa onun onda biri kadar bile çalışmayan diğerleri kendilerini sorgulasınlar.
Adolf Hitler'in 1937 yılında düzenlediği miting.
İnsanlık tarihinde hiçbir miting bu kadar çok insanı bir araya getirmedi.
Bu mitinge katılan tüm bu insanlar 8 yıl sonra, 1945'te, Hitler'in fikirlerini hiçbir zaman desteklemediklerini söylediler.
İsmail 23 yaşında...
Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrencisi.
Süleyman Soylu’ya kalp işareti 🫶🏻 yaptığı gerekçesiyle, siyah bir araca bindirilerek darp edildi ve gözaltına alındı.
"Hiçbir şekilde sesli provokasyon, yanlış söz, kaba söz, küfür asla yok. Hiçbir şekilde şahsına dair bir şey söylemedim sadece kalp yaptım" diyen İsmail, suç duyurusunda bulunacak.
https://t.co/bwm3woKhDB
"Bu ödülü kendisine layık görülenlere, boyun eğmeyip eyleme geçenlere, bu uğurda her şeyi göze alan ve ne olursa olsun umut etmekten asla vazgeçmeyen tüm kız kardeşlerime armağan ediyorum"
#MerveDizdar'dan Cannes'da tarihi başarı:
https://t.co/Nn0w1iBWAQ
9 dakikalık video izlenir mi dedim ama izledim. Keşke pazar günü sandığa giden, çıkarı olmadan, sadece inandıkları için ak partiye oy verenler de izlese.
@SireneOznur Buyurun Türkiye de Türk islam kültür ve medeniyetine yakışır şekilde yaşayın.Fransa da yaşayarak oradan yaptığınız garip gureba söylemlerle hangi misyonu yerine getirdiğinizi sanıyorsunuz. Burada yönetim yüzünden bütün İslami değerlerimiz alt üst. Önce insan olun, nokta...
@SireneOznur Daha depremzedelerimize baraka verememişlerken bir de mültecilere ev yapmaktan bahsediyorlar. Bence sizden başlayarak mültecileri evlerinize alın bitsin bu iş, nokta...
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!