AKP, Tahkim Cezası, Amerika üçgeni!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Tahkim’in hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezasının üstünü, Amerika’da örtme planı yaptığını ortaya çıkardık.
Plan basit⬇️
🔴AKP, yine Trump'ın önünde diz çökecek!
🔴Türkiye’nin AKP öncesi, geçmiş temiz petrol alacaklarına bir nevi ipotek gelecek!
🔴Tahkim cezası görünmez hale getirilecek!
Peki nasıl?
Irak Devleti 2023 yılında; tahkim cezasını tahsil etmek için, Amerika’da bir nevi icra davası açtı.
AKP, bu davada;
Devasa tahkim cezasını, 1990’daki, AKP öncesindeki, Türkiye'nin Irak'tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor.
Bu şekilde, karanlık petrol ticaretini, Türkiye’nin geçmiş temiz alacaklarıyla yıkayarak Amerika’da aklama planı yapıyor.
Bunun içinde yeni tavizler vererek yine Trump’ın kanatlarının altına sığınıyor.
Sonuç⬇️
Türkiye’nin uluslararası alandaki geçmiş temiz alacaklarına göz göre göre bir nevi ipotek koyuluyor.
Cezanın faturası da her durumda vatandaşın cebinden, alın terinden ödenmiş oluyor.
Zira bu ceza yenmemiş olsaydı, Türkiye Irak’tan alacaklı durumda olacakken, bu cezanın ardından Irak’a borçlu duruma getirilmiştir.
Bu devasa bir kamu zararıdır!
Sonunda dönüp Hulusi Akar’a “Hakkında MİT raporu olan darbeci generaller nasıl terfi etti” diye sormak yerine Nasuh Mahruki’ye “Ne bu şimdi” diye soruyor, tutukluyoruz.
https://t.co/MPhPA41KnB
🇹🇷❤️TARİHİMİZDE İLK KEZ ÇEYREK FİNALDEYİZ! 💪🏻🏐
Filenin Efeleri FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde tarih yazmaya devam ediyor! Tarihimizde ilk kez çeyrek finaldeyiz! 🔥🏐
Şişli Belediyesi'ne kayyım olarak atanan Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, Kuştepe Mahallesi'nden Adıyaman Menzil'e otobüs kaldırdı. Tarikata verilen destek ve fotoğraflar sosyal medyadan duyuruldu. https://t.co/wEqo6EgB1j
#TarikatlarDağıtılsın
Temmuz 2024’te yürürlüğe giren Tasarruf Genelgesi, iki yılın ardından delik deşik edildi.
Söylem ile uygulama arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyan veriye göre, Ocak-Haziran 2026 döneminde kamu seyahatleri için 12,9 milyar TL’lik yol, yemek ve konaklama ödemesi yapıldı.
🔽
TRT tabii'de yayınlanan "Oyunbozan: Millî Kod" belgeseli, Türkiye'nin yazılım bağımsızlığını ve millî kod üretme iradesini anlatıyor. Ancak belgeselin en büyük zafiyeti, bu hikâyenin gerçek başlangıç noktasını neredeyse tamamen görmezden gelmesidir.
Bir belgeselin eksik kalması doğaldır; ancak konusu doğrudan "Millî Kod" olan bir yapımın, Türkiye'de askerî alanda millî yazılım devrimini başlatan kurumu ve insanları anmaması tarihî açıdan ciddi bir boşluktur.
Türkiye'de millî savunma yazılımı hikâyesi ne 2004'te başlamıştır ne de ilk örneklerini insansız sistemlerde vermiştir. Bu hikâyenin gerçek başlangıcı, 1975 yılında Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Gölcük Tersanesi'nde kurulan 160 APGE Müdürlüğü ile atılmış, ardından SAPAN, Uzun Ufuk, K5, YAZGEM, ARMERKOM ve nihayet GENESIS projeleriyle olgunlaşmıştır. Bugün ADVENT'e, MİLGEM'e ve ağ destekli harekât mimarisine uzanan bütün teknolojik zincirin ilk halkaları işte bu dönemde döşenmiştir.
Belgeselde MİLGEM'den uzun uzun söz ediliyor. Ancak MİLGEM'i yalnızca çelikten inşa edilmiş bir gemi gibi anlatmak büyük bir eksikliktir. Çünkü bir savaş gemisini savaş gemisi yapan çeliği değil, sensörlerini, silahlarını ve komuta-kontrol mimarisini bir araya getiren savaş yönetim yazılımıdır.
Bu nedenle MİLGEM'in gerçek doğumu, sadece kızağa ilk sacın konulmasıyla değil, yıllar önce Deniz Kuvvetleri mühendislerinin savaş yönetim sistemlerinin kaynak kodlarını çözmeye, kendi yazılımlarını geliştirmeye ve yabancı firmalara bağımlılığı kırmaya karar vermeleriyle başlamıştır. Bu tarih anlatılmadan MİLGEM'in hikâyesi eksik kalır.
1990'lı yıllarda kurulan YAZGEM (Yazılım Geliştirme Merkezi), Deniz Kuvvetleri tarihinde bir dönüm noktasıdır. 16.Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt tarafından bizzat direktif verilerek Hollanda'da HSA (Sonradan Thales) Firmasında ileri yazılım eğitimi alan genç denizci mühendis subaylarımız, ilk kez savaş yönetim sistemlerinin yazılımına müdahale edebilecek seviyeye ulaşmış, yabancı firmaların dahi tespit edemediği yazılım hatalarını ortaya koymuş, ardından K5 komuta kontrol konsollarını, Link-11 projelerini, Savaş Harekât Merkezi simülatörlerini ve daha sonra GENESIS'e dönüşecek yazılım altyapısını geliştirmişlerdir. Türkiye'nin ilk gerçek askerî yazılım ekosistemi burada doğmuştur.
Belgesel "millî kod" derken aslında Türkiye'nin bu alandaki ilk büyük başarısını anlatması gerekirken, GENESIS adını bir kez bile anmıyor. Oysa GENESIS sadece bir bilgisayar programı değildir. GENESIS, Türkiye'nin ilk millî savaş yönetim sistemi; yabancı kaynak kodlarına bağımlılığı kıran, gemi üzerindeki sensörleri, silahları ve komuta-kontrol sistemini tek bir millî mimari altında birleştiren stratejik bir devrimdir. Daha da önemlisi GENESIS, daha sonra geliştirilecek ADVENT savaş yönetim sisteminin ve MİLGEM'in dijital omurgasının temelini oluşturmuştur. Türkiye'nin "millî kod" hikâyesi anlatılacaksa, bunun merkezinde GENESIS olmak zorundadır.
Belgeselde ayrıca bu dönüşümün fikir babaları ve kurumsal öncüleri de görünmez hâle getirilmiştir. 16. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt, daha 1994 yılında MİLGEM fikrini devlet politikası hâline getirmek için Başbakanlığa resmî yazı yazan komutandır.
MİLGEM'i teoriden pratiğe geçiren ve başaran 20.Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, MİLGEM'in gerçek anlamda ancak millî savaş yönetim sistemi, millî sensörler, milli silahlar ve millî yazılım geliştirildiğinde başarıya ulaşacağını yıllar öncesinden ortaya koymuş, YAZGEM ve daha sonra ARMERKOM projelerine güçlü destek vermiştir.
Bunlar yalnızca idari kararlar değil, Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığına yön veren stratejik tercihlerdir.
Fakat en büyük eksiklik belki de isimleri hiç bilinmeyen Deniz Kuvvetlerinin Bahriye Mektebi mezunu onlarca mühendisidir. Yurt içi ve dışında en seçkin üniversitelerde öğrenim gören ve temelden muharip subay olan bu beyin takımı olmasa milli koddan bahsedemezdik.
Bugün herkes MİLGEM'in, ADVENT'in ve millî yazılımların başarısından söz ediyor. Oysa bu başarının temeli, Gölcük'te YAZGEM'de daha sonra ARMERKOM'da çalışan, gecelerini milyonlarca satırlık kaynak kodlarının başında geçiren, yabancı sistemleri satır satır inceleyen, gerektiğinde dünyanın en büyük savunma şirketlerinin yazılım hatalarını düzeltecek seviyeye ulaşan denizci mühendislerin emeğidir.
Onlar olmadan ne GENESIS doğabilirdi ne ARMERKOM kurulabilirdi ne de bugün "millî kod" diye övündüğümüz ekosistem ortaya çıkabilirdi.
Kısacası, "Millî Kod" belgeseli önemli bir konuya dikkat çekiyor, ancak millî yazılımın gerçek tarihini anlatmıyor, geçmişin bu süreçteki en önemli olaylarına vefa göstermiyor.
Türkiye'nin savunma yazılımı devrimi, 1975'te Gölück Tersanesinde APGE ile başlayan, YAZGEM'de şekillenen, K5 ile olgunlaşan, GENESIS ile dünyaya örnek olan ve ARMERKOM üzerinden MİLGEM ile ADVENT'e uzanan uzun bir kurumsal yürüyüştür. Bu yürüyüşün mimarlarını, mühendislerini ve komutanlarını anlatmadan yazılan bir "Millî Kod" hikâyesi, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, tarihî bakımdan eksik kalır.
Olur da belgeseli yapanlar ve katkı sağlayanlar bir daha TRT için belgesel yaparlarsa önce Merhum Ormairal Özden Örnek'in MİLGEM'in Hikayesi kitabını okusunlar.
Zamanları yoksa aşağıdaki Substack makalemi okumalarını tavsiye ederim. O zaman Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Donanmasının nasıl yükselerek bugünlere geldiğini daha iyi anlarlar.
https://t.co/1N2hc18GqY
Pestisitten arındırma teknikleri, meyvelerdeki mum, hayvanlardan gelen pestisitler, mevsiminde beslenmenin önemi, besin diyetini genişletmenin etkisi, karbonatlı su ve sirkenin beraber kullanımı ve birkaç şeyi daha yaklaşık 12 dk.lık videoya sığdırdım👇👇 https://t.co/sF79MJRlwQ
Devletin vakfını soymakla suçlanan Şeref Bey ile aynı cezaevinde tutulmuştuk. Benim için Yunus Emre Vakfı soygununu ortaya çıkardım diye, Şeref Ateş için Yunus Emre Vakfı’nı soyduğu gerekçesiyle ceza isteniyordu.
Yunus Emre Vakfı soygunu son yılların en büyük yolsuzluğudur
📍"AKP darbeyi fırsata çevirdi"
📍"TSK içinden darbeye direnen insanların tamamına yakını tasfiye edildi"
📍"Darbe olacağını dar bir kesim biliyordu ve bunlara 'Suç işlesinler, daha kolay tasfiye ederiz' diye yol verdiler"
📍"TSK bütünüyle darbeye yeltenseydi darbeyi yapardı"
📍"Siz general ve amiral olarak abinizden emir alırsanız darbeyi değil savaşmayı da başaramazsınız"
➡️Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz 15 Temmuz sürecini anlattı
@yvzah
@KaracasuHande Yanlış anlaşılan bir şey yok.
Kılıçdaroğlu'na, yanındakilere, butlancılara oy vermeyeceğiz, kesin ve net.
Butlancılardan kurtulana kadar Chp'ye oy vermeyeceğiz.
15 Temmuz'a dair sorular....
2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda FETÖ ile mücadele konusunda alınan kararları kim uygulamadı?
Türk Silahlı Kuvvetler içerisindeki yurtsever Atatürk��ü komutanlar kimin döneminde "terörist", "darbeci", "vatan haini" denilerek önce hapse atıldı, sonra Ordu'dan tasfiye edildi.
Onların boşalttığı yerlere FETÖ'cü askerleri dolduranlar kimlerdi?
15 Temmuz darbe girişimine katılan generaller kimin döneminde terfi aldı?
15 Temmuz'un siyasi ayağı ve siyasi sorumlusu kim?
O gece Erdoğan’ın yanında olan Berat Albayrak’ın “15 Temmuz kahramanı”olarak tanıttığı, cumhurbaşkanının hayatını kurtardığını söylediği Mustafa Çalışkan’ın başına gelenlerin hikâyesinin küçük bir kısmı böyle.👇
AKP ve İsrail’in işbirliğini belgeledik!
Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Devletine ait petrolün izinsiz olarak taşınması ve Irak’ın belirlediği fiyatların altında satılmasıyla ilgili yasa dışı yoldan bir işbirliği kurulduğunu tespit ettik.
İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülkenin, ucuza satın aldığı bu kaçak ve kelepir petrol ticaretindeki AKP’nin rolü nedeniyle;
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye’ye verdiği cezayı Meclis’te açıkladık!
Ceza: 673 Milyon Dolar
Güncel Kurla 32 Milyar Lira!
Not: Söz konusu kelepir petrol satışına sebep olmaktan kaynaklanan bu ceza tutarı, Nihai Tahkim Kararı’nda belirtilen toplam 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezanın, 673 Milyon Dolarlık kısmını oluşturuyor.
Zafer Havalimanı, 658 bin 866 yolcu garantisi verilen 2026 yılının ilk yarısında sinek avladı.
Ocak-Haziran 2026 döneminde yalnızca 40 bin 829 yolcunun kullandığı Zafer Havalimanı’ndaki garanti sapma oranı, yüzde 97 oldu.
🔽
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!