Banfield kulübü başkanı Sn. Matías Mariotto’nun davetiyle, Banfield Kadın Futbol Takımı teknik heyet ve oyuncularıyla birlikte Kadınlar Copa Libertadores finalindeydim.
Deportivo Cali ile Corinthians karşı karşıya geldi finalde. Daha fazla hak eden kazansın diyerek gittim, penaltılarla da olsa Corinthians kazandı. Tebrikler.
Kıtanın en iyi sol stoperlerinden olan Senesi, Feyenoord’a transfer olmak üzere.
Kulüplerimizin transfer bütçeleri 3-5 sene önceki gibi olsaydı yolu Türkiye olabilirdi Senesi’nin.
🔸Can Uzun’u ilk defa izledim dikkatli şekilde. En az Kenan Yıldız kadar iyi oyuncu. 11’de ona yer bulunamamış olması açıklanamaz bir durum bence.
🔸Turnuvaya kafa olarak gelen tek adamı Mert Müldür olarak gördüm. Arda, Kenan, Ferdi ve Uğurcan büyük hayal kırıklığıydı. Hakan zaten bu…
🔸Montella hoca santrforsuz oyunu sebebiyle hep uyarıldı. Başarısızlık da direkt uyarıldığı noktadan geldi. Fatura direkt kendisine kesilecektir. O riski kendisi aldı.
🔸Bütün Arjantin timeline’ı Galarza Fonda’nın iyi oyunu ve golüyle goygoy yapıyor. Real Madrid’de oynayan adamı Galarza Eşeği kitledi diye şakalı tivit gördüm. Paraguay’da bazı oyuncular bu seviye. Gomez, Alderete, Enciso, Gomes gibi oyuncuların çok iyi oyuncular olduğunu söylemiştik ama kalan oyuncular çok kısıtlı yetenekti. Burada da kulübesiyle, oyuncusuyla birlikte Güney Amerika sertliği ön plana çıktı. Temaslı oyun, iyi tandem ve derinde iyi bekleme, picardia dediğimiz saha içi pislikle birleşince Türkiye’yi yendi.
🙏🏾 Geçmiş olsun. İsmail Yüksek, Mert Müldür, Can Uzun… Emeğinize sağlık.
Alderete & Gustavo Gómez tandemi çok iyi bir tandem. Alderete yıllarca Bundesliga ve La Liga oynadı, sağlam bir sol stoper. Gòmez ise yıllarca kıtanın en iyi stoperiydi. Almirón ile Sosa kaliteli ayaklar, Gómez ile Enciso da büyük enerjiler ve ikisi de yüksek olan piyasalarını daha da yükseltmek isteyecek DK’da. Avalos tecrübeli bir hamle golcüsü olur. Üçüncü kadrodaki Lucas Romero da süre bulursa bir çıkış ve transfer yapabilir ama zor süre bulması. Sonuç olarak öyle zayıf bir takım değil Paraguay ve başlarında da Alfaro gibi tecrübeli bir hoca var.
Libertadores ve Sudamericana maçlarında neden sürekli kavga çıkıyor sorusunun cevabını gördük bugün. Bazen iki takım oyuncuları da iki takım kulübesi de bugünkü Paraguay gibi oynuyor maçı.
Sonuç, futbol + kavga. Gerçek futbol. Paraguay’da yetenek de kısıtlı, o ayrı. Kıtanın “köyü” zaten Bolivya ile birlikte.
Yine özellikle merkezde sıkıştığımız, ekstra bir şeylere ihtiyaç duyduğumuz bir maç ve yine Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek’in aldığı sorumluluğun yarısını almıyor.
Ortalama Güney Amerika sertliğine şaşırdığımız, tam olarak karşılık veremediğimiz, verdiğimizde de hücum planımızın sadece doğaçlama olduğu ilk 25 dakika.
Türkiye x Paraguay
Cubas - Galarza merkezi ile Paraguay’ın top tutması da sağlıklı hücum geçişi yapması da pek mümkün değil. Topu çabuk geri kazanarak hücum devamlılığı sağlamak, topu oyunda çok tutup tempoyu yüksek tutmak çok önemli olacak bence bugün.
Topu merkezde çabuk geri alır, merkezin Enciso ile bağlantısını tamamen kesersek skoru ilk yarıdan alırız ve başka bir oyuna, daha çok geçiş hücumu ve pozisyon bulabileceğimiz bir oyuna da geçeriz diye düşünüyorum.
Şu önümüzdeki iki hafta sonu yine herkes evleniyor galiba. Millet birer tur daha mı dönüyor, yeni nesil çabuk mu büyüyor, bir gariplik var her sene onlarca nikah :d
Şu gün Fenerbahçe’nin iki senesi çöpe atılmıştı. Dolayısıyla da Galatasaray’a iki şampiyonluk hediye edilmişti. Hayırlı olsun, inşallah kendi oyununu oynatabileceği takımını yine bir an önce kurabilir.
“İsmail Kartal ile devam edeceğiz tabii ki, problem hoca değil, başka şeyler. Orayı da çözeceğiz” diyen aday seçimi kazanacaktı aslında ama iki aday da farkında değil bunu.
Haydi bakalım. Arjantin’in ardından kıtanın en çok şey beklenen takımı bu sabah sahada. Öngörüm tutacak mı bakacağız ama tempo, hücum, keyif konularında doyuracak bizi muhtemelen.
Buraya sadece dünyanın sonunu getirecek kadar önemli şeyler için yazacaksak hiç yazmayalım. Bu arada konu doğru telafuz etmemek değil, doğru telafuz beklentim yok. Konu, dümdüz okunacak şeylerin İngilizce okunmaya çalışılması cahilliği. Türkçe olmayan her şey İngilizce değildir.
Uç bir örnek vereyim anlaşılsın. Muslera’ya Muhlera denmesini beklemiyorum, kimse de beklemiyor. Ama Muslera’ya Muslayır dersen iki kelime bir şey yazarım abi napıyorsunuz diye. Anlaşılmıştır sanırım konu.
Buraya sadece dünyanın sonunu getirecek kadar önemli şeyler için yazacaksak hiç yazmayalım. Bu arada konu doğru telafuz etmemek değil, doğru telafuz beklentim yok. Konu, dümdüz okunacak şeylerin İngilizce okunmaya çalışılması cahilliği. Türkçe olmayan her şey İngilizce değildir.
Bu telafuzlara niye bu kadar takılıyor Arjantinli spikerler bizim milli oyuncuların isimlerini de hatasız harfi harfi söylüyordur ha kesin. İsmi tamamen katletmiyorsa o kadar önemli bir mevzu değil. Aleksis mek elistır diyince dünyanın sonu gelmiyor.
Uruguay maçının spikeri de Muslera’nın aksiyonlarını abartarak, keyif alarak, destekleyici tonda anlatıyordu. Muslera kurtarınca neden sevinelim? Maç anlatın, kimi destekleyeceğimizi de biz bilelim izin verirseniz.
İran - Yeni Zelanda maçının ilk 4 dakikasında takımları karıştıran spiker, Yeni Zelanda’nın golünü de üzülerek anlatmış. Futbol bu, Dünya Kupası bu. G20 zirvesi aktarmıyorsunuz Dundar Keşaplı Roma’dan bildiriyor hesabı… Maç anlatacaksınız. İran’ı tutarız, tutmayız bize bırakın.
Uruguay, Dünya Kupasında en az beklentimiz olan, takip etmeyenlere en hayal kırıklığı yaşatmaya aday Güney Amerika ülkesi. Gruplarında hem Yeşil Burun hem Arabistan olması büyük şansları oldu ama buna rağmen gruptan çıkamazlarsa şaşırtmaz. Bielsa da turnuva sonrası ayrılır gibi.